loading
close
SON DAKİKALAR

CHP’de Arayışlar

İmambakır Üküş
Tarih: 12.02.2012
Köşe: @imambakirukus

Türkiye, tarihin en karanlık dönemini yaşıyor... Politik baskılar ve yasaklar 12 Eylül rejimini aratmıyor...

Türkiye, tarihin en karanlık dönemini yaşıyor...

Politik baskılar ve yasaklar 12 Eylül rejimini aratmıyor...

Toplumsal ve ekonomik hak kayıpları darbe dönemlerini geçmiş durumda...

Daha da kötüsü, güçlü ve etkin ne siyasal ne de sendikal-demokratik bir muhalefet var...

***

2011 Haziran seçim sonuçları, toplumsal direnme ve mücadele etme eğilimlerini daha da zayıflatmıştır...

Topluma ne yaparsak yapalım olmuyor düşüncesi giderek hâkim oluyor...

Bir de ordudan yargıya bütün devlet kurumlarını AKP’nin ele geçirdiği yargısı eklenince, umutsuzluk daha da artıyor...

***

AKP karşıtı tüm toplumsal güçlerde, seçimlerde CHP’nin bir başarı elde edeceği, en azından AKP’nin egemenliğini sınırlayacağı beklentisi vardı.

Ancak, seçim sonuçları bu beklentileri de yıktı.

AKP, seçimlerden büyük bir başarı ile çıktı.

CHP ise beklenen ve umulan başarıyı yakalayamadı...

***

CHP seçim sonuçları üzerinde sağlıklı bir eleştiri ve özeleştiri süreci başlatamadı...

Seçim sonuçları ve nedenleri parti içi kısır çekişmelerin kurbanı oldu...

CHP içindeki iktidar savaşları, CHP’nin kendi gerçeğiyle yüzleşmesine fırsat vermesi...

CHP Genel Merkezi de sonuçları ve nedenleri tartışmak tartıştırmak yerine günü kurtarmaya yöneldi...

Kemal KılıçdaroğluCHP’nin politikalarını, örgütsel yapı ve tercihlerini tartışmak yerine çözümü MYK üyelerini rotasyona tabi tutmakta buldu.

Bu gidişle, 80 kişilik Parti Meclisi’nde yakın zamanda MYK üyesi ve genel başkan yardımcı olmayan kalmayacak...

***

Bugün için AKP karşısında muhalif olan ve parlamentoda yer alan üç parti var...

CHP, MHP, BDP...

Ana muhalefet partisi ise CHP...

Ancak, bu üç partide AKP karşısında toplumsal bir güç değil...

AKP, Türkiye’yi tek başına yönetiyor...

Ve hiç kimse AKP’yi dizginleyebilecek durumda değil...

***

MHP, AKP karşıtı bir toplumsal güç olmaktan hızla çıkıyor...

AKP, MHP’yi etkisizleştiren yoğun bir ideolojik ve politik kuşatmayı sağlamış durumda...

Referandumla başlayan ve seçimlerle devam eden süreçte AKP, MHP’nin daha ilerisinde milliyetçi-muhafazakâr bir görüntü verdi...

MHP’nin elinden milliyetçilik argümanını alan AKP, MHP’yi etkisizleştirmeye hız vermiş durumda...

***

BDP, Kürt toplumsal hareketi ve taleplerini aşamayan politikalarıyla, kendisini sıkıştırdığı alanın dışına çıkamıyor...

Özellikle PKK’nin yoğunlaştırdığı eylemler sonrası ise tümüyle siyaset dışı kalıyor...

Türkiye partisi olmak için atılan “çatı partisi” girişimi de istenilen sonuca ve amaca ulaşamıyor...

Daha çok küçük sol dergi çevreleriyle sınırlı kalan bu girişimde istenen sonuca ulaşamayacak gibi görünüyor...

***

AKP, karşısında etkin olması gereken sosyalist partiler ise, hem darlaştırıcı politikaları nedeniyle, hem de örgütsel güçsüzlükleri nedeniyle politik bir güce dönüşemiyorlar.

Yaşanan bunca deneyime rağmen sosyalist sol birleşik bir direniş hattı örgütleyemiyor...

***

CHP, mevcut muhalif güçler içinde en yaygın ve kitlesel güç durumunda...

Parlamentoda 135 milletvekili var...

Türkiye genelinde 500’ü aşkın belediye başkanlığı CHP’nin elinde...

Ama ne yazık ki; ortada gözle görülür elle tutulur bir muhalefet yok...

CHP, ne toplumda ne de bizzat kendi içinde bir umut olmaktan çıkmış durumda...

CHP, topluma umut ve heyecan vermiyor...

***

Ama her şeye rağmen umut CHP’dir...

CHP, Türkiye’nin en köklü ve geleneksel partisidir...

Bu hem bir güç hem de bir zaaftır...

Hem olumluluk hem de olumsuzluklar içeren bir durumdur...

Dolayısıyla, olumsuzlukları olumluluğa çevirmek, olumlulukları pekiştirip güçlendirmek hepimize düşüyor...

CHP üzerine daha çok tartışmalıyız.

CHP’nin kendi gerçekliğiyle yüzleşme ve hesaplaşması için yoğun bir ideolojik mücadele yürütmeliyiz.

Bugün CHP’ye “yön” verenler bir tercih yapmış görünüyorlar...

İdeolojik ve politik olarak CHP’yi ANAP-DYP çizgisine, örgütsel olarak da DSP’deki tek kişi yönetimine uygun hale getirmek istiyorlar...

En azından Aralık kurultayından ve seçimlerdeki tercihten ve yaşanan yapılanmadan bunu anlıyoruz...

Dolayısıyla olanları tartışmalıyız...

CHP, hangi yörüngeye oturmalıdır?

Sola mı yoksa liberal merkez sağa mı?

CHP’de parti içi demokrasi ve çoğulculuk mu olmalı?

Ya da tek kişi ve ekibinin yönetimi mi?

***

CHP’nin yaşadığı gel-gitleri ana hatları ile tek tek tartışalım...

İmambakır Üküş

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları