loading
close
SON DAKİKALAR

CHP’de Yıkım Projesi

İmambakır Üküş
Tarih: 11.02.2012
Köşe: @imambakirukus

Türkiye’nin en eski ve köklü partisi CHP... Kuruluş ve Kurtuluşun partisi... Bağımsız Türkiye’nin ve Cumhuriyet’in kurucusu...

Türkiye’nin en eski ve köklü partisi CHP...

Kuruluş ve Kurtuluşun partisi...

Bağımsız Türkiye’nin ve Cumhuriyet’in kurucusu...

***

CHP, tarihsel ve toplumsal evriminde çok çeşitli süreçler ve dönemler yaşadı...

Yeni Türkiye’nin kuruluş sürecindeki CHP, ayrı bir dönem...

Tek parti ve milli şef dönemi ayrı bir süreç...

***

Türkiye’nin çok partili döneme geçiş sürecinin de öncüsü CHP...

Seçim yenilgisi üzerine, iktidarını DP’ye bırakan CHP...

***

1960’larda Dünya ve Türkiye’de gelişen toplumsal ve siyasal olaylar, herkesi olduğu gibi CHP’yi de derinden etkilemiştir...

Ve CHP, İsmet İnönü liderliğinde kendi siyasi duruşunu “ortanın solu” olarak ilan etmiştir...

CHP kendi tarihsel ve toplumsal gelişiminde bir yeniden başlangıç yapmıştır...

Bu değişim ve yenilenme süreci devam etmiş, Bülent Ecevit önderliğinde CHP kendine yeni bir yol açmıştır...

Milli Şef” ve “Atatürk’ün Silah Arkadaşlarıİsmet İnönü, kongrede kaybettiği CHP Genel Başkanlığı’nı Bülent Ecevit’e bırakmıştır.

***

Bülent Ecevit ve arkadaşları CHP’yi daha da “solda” ve halkçı bir partiye dönüştürme yolunu açmışlardır.

Ne ezen ne ezilen halkça bir düzen talebiyle yola çıkan Bülent Ecevit liderliğindeki CHP, Türkiye’de birinci parti olmuştur.

***

12 Eylül darbesiyle kapatılan CHP, ancak 1992’de yeniden açılmıştır.

12 Eylül sonrası kurulan Halkçı Parti-SODEP, daha sonraları bu iki partinin birleşmesiyle SHP...

Ve sonra yeniden sosyal demokrat hareketin CHP adıyla yola devamı...

Aydın Güven Gürkan, Murat Karayalçın, Hikmet Çetin, Erdal İnönü ve Deniz Baykal...

***

CHP ve sosyal demokrat hareket hep kendi içinde çok parçalı olmuştur...

Parti içi iktidar mücadelesi hep olmuş, devam etmiştir...

Ama CHP’deki her değişim ve yenilenme CHP tarihinde bir dönüm noktası olmuştur...

Ve her değişim ve yenilenme CHP’yi daha güçlü, daha etkin hale getirmiştir...

Ta ki, Mayıs 2010 Kurultay’ına kadar...

***

Deniz Baykal’ın failleri hala meçhul bir kaset komplosuyla devrilmesiyle birlikte CHP’de bir şeyler olmaya başladı...

Kemal Kılıçdaroğlu, medya ve kamuoyu baskısıyla, büyük umutlarla CHP’ye Genel Başkan seçildi...

Kemal Kılıçdaroğlu, CHP tarihinde Mustafa Kemal dâhil hiçbir lidere nasip olmayan bir oyla Genel Başkan seçildi...

Toplumda ve CHP’lilerde büyük umutlar yaratıldı...

Kemal Kılıçdaroğlu, salonda çok coşkulu ve sol içerikli bir konuşma yaptı...

Salon Kılıçdaroğlu’naHalkçı Kemal” “Devrimci Kemal” sloganlarıyla destek verdi...

Kılıçdaroğlu, CHP’yi iktidara taşıyacağını vaat ediyordu...

Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’de parti içi demokrasi vaat ediyordu...

Bu anti-demokratik tüzüğe son vereceğini söylüyordu...

Divan önünde imza verme utancını son kez yaşadığımızı, bir daha bu uygulama olmayacak diyordu...

Parti içi demokrasi ve çoğulculuk için blok listeyle seçim olmayacak, seçimler çarşaf listeyle yapılacak diyordu...

Artık, CHP içinde atamalar dönemi sona erdi...

Her göreve layık olup, emek veren seçimle gelecek diyordu...

Milletvekili seçimlerinde mutlaka önseçim yapılacak, tayinle-atamayla milletvekili olunmayacak diyordu...

Türkiye Kılıçdaroğlu’na inandı...

CHP’liler Kılıçdaroğlu’na güvendi...

***

Mayıs ve Aralık kurultaylarında konuşmalarıyla sol bir görüntü veren, hatta her konuşmasını komünist şair ve siyaset insanı Nazım Hikmet’in dizeleriyle sonlandıran Kemal Kılıçdaroğlu, pratikte tam tersini yaptı...

CHP’nin rotasını sağa kırdı...

CHP’nin yönünü sağa döndürdü...

Kendisine kılavuz olarak bir yanda Demirel’i diğer yanına Hüsamettin Özkan vasıtasıyla Fetullahçıları aldı...

Ve CHP’de yıkım ekibi işbaşına geldi...

Önce CHP’nin ideolojik ve siyasi omurgasını kırdılar...

CHP, siyasi ve ideolojik olarak felç oldu...

Siyaset yapamaz, ideolojik duruş gösteremez oldu...

AKP ile CHP arasında daha önce gerilim noktası olan türban dahil hiçbir konu kalmadı.

Hatta iş öyle bir noktaya geldi ki; 90 yıllık CHP’nin “ideolojisi yok” dedi Kemal Kılıçdaroğlu...

***

CHP’nin genetiği ile oynamaya başladı...

Genetiği değiştirilen CHP’de CHP’ye benzemeyen her şey olmaya başladı...

Artık, CHP gerçekten eski CHP değildi...

O, artık başka bir şeydi...

***

CHP, kuşatıldı...

Adım adım kuşatma güçlendirildi...

Şimdi tam teslim alınmak isteniyor...

***

Daha önce DSP’yi mezara gömen ekip, şimdi CHP’de işbaşında...

Daha önce DYP’yi mezara gömen ekip, şimdi CHP’de işbaşında...

Daha önce Murat Karayalçın SHP’sini bırakıp kaçan ekip, şimdi CHP’de işbaşında...

***

Bu uluslararası bir projedir...

Bu emperyalist bir kuşatmadır...

Bu ekibin başında Hüsamettin Özkan vardır...

Bu ekibin başında Demirel vardır...

Bu ekibin başında Hüsamettin Özkan dolayısıyla Fetullah Gülen vardır...

***

Hüsamettin Özkan ve Demirel ekibi, CHP’nin milletvekili listelerini oluşturmuşlardır...

İstanbul CHP milletvekili listelerine bakın Hüsamettin Özkan ve Zafer Mutlu ortaklığını görürsünüz...

Listelere bakın ne ali-cengiz oyunları oynandığını görürsünüz...

Hüsamettin Özkan-Mustafa Sarıgül-Zafer Mutlu tayfası CHP’de işbaşındadır...

Görevlerini yerine getiriyorlar...

Erdoğan Toprak, Aydın Ayaydın ve arkadaşlarının İstanbul örgütünü dağıtmak için gösterdikleri çaba boşuna değildir...

***

CHP’de sesler geliyor...

Bu yıkım ekibinin CHP’nin temellerine ve duvarlarına vurdukları balyoz sesleridir...

Her görevden alınan il...

Her görevden alınan ilçe...

CHP’ye vurulan balyoz darbesidir...

Sorun illerde ve ilçelerde kimin yönetici olması değildir...

Sorun yıkım ekibinin kendisine engel gördüğü her yeri yıkma girişimidir.

***

CHP listelerine bakın...

CHP yönetimine bakın...

CHP’de yapılan yeni atamalara bakın...

Ne olduğunu görürsünüz...

İşaretleri takip edin, doğruca Hüsamettin Özkan, Mustafa Sarıgül, Zafer Mutlu ve Demirel’in evine gidersiniz.

***

CHP de tasfiye süreci başlamıştır...

CHP’de artık ne iktidar ne de muhalefet vardır...

CHP’de yalnızca kaos ve yıkım ekibinin balyoz sesleri vardır...

***

CHP’de kim iktidardır...

CHP’de bu olup bitenlerin sorumlusu kimlerdir...

Hiç kimse gerçekleri örtmesin...

Her şey ortadadır...

Ve hiçbir şekilde tek dertleri Bakırköy, Beşiktaş ve Kadıköy’e belediye başkanı olayım diyen Erdoğan Toprak ve Aydın Ayaydın demesin...

Bu onların çapını çok aşar...

Onlar yalnızca balyozcudurlar...

Ellerinde balyoz CHP’yi kırıp döküyorlar...

Ve CHP otorite boşluğunda siyasal olarak felç olmuştur...

***

CHP’de kim muhalefettir...

Ve CHP muhalefeti ne yapmak istiyor...

Ne yazık ki CHP’de muhalefette yoktur...

Olan bitene itiraz edenler var ama muhalefet yoktur...

***

CHP, iktidarsız ve muhalefetsiz olarak yıkım ekibine teslim edilmiştir...

Ve yıkım ekibi her gün CHP’nin bir yerini yerle bir ediyor...

***

Yaşanan kaos ve yıkılış süreci aynı zamanda bir yeniden yapılanma ve kuruluş süreci haline getirilenebilir...

CHP, geçmişte olduğu gibi kendini tarihsel ve toplumsal sürece uygun olarak yeniden yapılandırılabilir...

-Emperyalizme karşı bağımsız Türkiye diyenler...

-Herkes için CHP değil; halk için, ezilenler ve düzen mağdurları için CHP diyenler...

-Gericilere teslim olan bir CHP değil, aydınlık bir Türkiye isteyenler...

-Irkçılığa, şovenizme karşı Anadolu topraklarında yaşayan tüm halkların kardeşliği partisi olarak CHP diyenler...

-TÜSİAD’cılara, AB’cilere değil, yönünü halka çevirenler...

-Parti içi demokrasiye inanan ve parti içi demokrasinin kurumsallaşmasını isteyenler...

-Atamalara ve görevden almalara karşı olanlar...

-Milletvekili ve belediye başkanlığı seçimlerinde önseçim olsun diyenler...

Hızla bir araya gelerek, bu gidişe dur demelidir...

***

Mustafa Kemal, dağılan Osmanlı’dan yeni Türkiye’yi CHP ile başardı...

İsmet İnönü, tek partililikten çok partili demokrasiyi CHP ile başardı...

Bülent Ecevit, ortanın solundan başlayan sola açılım sürecini CHP ile başardı...

Deniz Baykal, en zor koşullarda CHP’yi ayakta tuttu ve emperyalist kuşatmaya karşı direnişini CHP ile başardı...

Şimdi sıra bizde...

Şimdi sıra Kılıçdaroğlu’nda...

Ya Kılıçdaroğlu; Mayıs ve Aralık kurultaylarında verdiği sözü tutacak, daha demokratik, daha çoğulcu bir CHP’yi hep birlikte yaratacağız...

Ya Kılıçdaroğlu; Mayıs ve Aralık kurultayında verdiği halkçı ve devrimci CHP sözünü tutacak, CHP’yi sağa değil sola çekecek...

Ya Kılıçdaroğlu bu sözlerine uygun olarak, bugün CHP’yi kuşatan ve yıkıma götüren bu ekipten kurtulacak...

Ya da bu süreç, daha beter yaşanacak...

Yıkım ekibi, Kılıçdaroğlu’nu da CHP’yi de bitirmek için çalışmalara devam edecek...

***

Uyan Türkiye uyan...

Uyan CHP uyan...

Uyan Kılıçdaroğlu uyan...

***

Yeni bir yol açacağız...

Yeni bir yolun önündeki molozları temizleyeceğiz...

Yeni bir yolda, mücadele etmek isteyen herkesle birleşeceğiz...

***

Yeniden başarabiliriz...

1919’dan daha kötü durumda değiliz...

CHP’yi yıkım ekibine teslim etmeyeceğiz...

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları