loading
close
SON DAKİKALAR

HAYIR Kampanyası: Yeni Bir Başlangıç

İmambakır Üküş
Tarih: 12.05.2017
Köşe: @imambakirukus

İmambakır Üküş; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım CHP’nin ve Kılıçdaroğlu’nun kampanya 'söylemi’ ve 'dil'inden rahatsızlığı ifade etti. Cumhurbaşkanı ve başbakan 'CHP bize tuzak kuruyor' demek durumunda kaldı…

HAYIR Kampanyası: Yeni Bir Başlangıç

Referandum sonrasında CHP içinde başlayan tartışmalar referandum süreci üzerinde yapılması gereken tartışmaların üstünü örttü ve öteledi…

CHP’deki “kısır” ve “sonuçsuz” sen-ben kavgası esas konuşulması-tartışılması gerekenlerin kaçırılmasına hizmet etti; ediyor…

Halbuki Hayır kampanyasının kendisi yeni bir “GEZİ” idi…

Halbuki Hayır kampanyasının kendisi Türkiye için her anlamda “yeni bir başlangıç” idi…

***

Türkiye’de siyaset “klasik kutuplaşmalar” ekseninde bugüne kadar yürüyordu…

Klasik şablon; solcu-sağcı, dindar-laik, milliyetçi-muhafazakar, Alevi-Sünni, Kürt-Türk ve benzeri kutuplaşmalar üzerinden inşa ediliyordu…

Genelde bu ve benzeri kutuplaşmalar etkili oluyor ve sonuç veriyordu…

Ancak bu “klasik yol- klasik şablon” 16 Nisan referandumunda başarılı olamadı…

***

AKP ve Recep Tayyip Erdoğan her zaman olduğu gibi kampanyalarını esas olarak bu ‘’klasik şablon” üzerine kurdu…

Toplumu milliyetçi-muhafazakarlar-dindarlar ve karşında yer alanlar biçiminde kutuplaştırmaya çalıştılar…

Referandum kampanyasını, neden “Evet” denmesi gerektiğini anlatmak yerine “kutuplaştırma” ve “ayrıştırma” üzerine inşa ettiler…

Eyy Kılıçdaroğlu – Eyy CHP söyleminin altını milliyetçi-muhafazakar-dindar argümanlarla doldurdular…

Amaç, var olduğu söylenen %70 sağcı-muhafazakar-dindar oyu “Evet” etrafında bloklaşmaktı…

***

CHP ve Kılıçdaroğlu kampanya “tarzı” ve kampanya “dili” ile AKP’nin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ezberini bozdu…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım CHP’nin ve Kılıçdaroğlu’nun kampanya “söylemi’’ ve “dil”inden rahatsızlığı ifade etti…

Cumhurbaşkanı ve başbakan “CHP bize tuzak kuruyor” demek durumunda kaldı…

CHP’nin ve Kılıçdaroğlu’nun “tuzak” diye tabir edilen söylemi ise; AKP’ye cevap vermek terine “HAYIR”ın gerekçelerine odaklanmaktı…

***

Yalnız CHP ve Kılıçdaroğlu değil tüm “HAYIR” güçleri esas olarak bu tuzağa düşmedi…

AKP ve Recep Tayyip Erdoğan eleştirileri yerine herkes “neden HAYIR” diyoruz noktasına yoğunlaştı…

Bu yapılırken de birleştirici bir “dil” ve “söylem” geliştirildi…

Hayır’ın başarısı bu ‘’dil’’ ve ‘’söylem’’de saklı…

***

CHP bütün kampanyayı CHP bayrakları ve logoları olmadan yürüttü…

Bütün kampanya boyunca CHP logosuyla toplantılar bir tek İstanbul’da oldu…

Bütün eleştirilere ve uyarılara rağmen CHP İstanbul il başkanlığı İstanbul’daki bütün toplantılara CHP logolu-amblemli kürsüyle yapmakta ısrar etti…

Onun dışında her yerde buna büyük özen gösterildi; Kılıçdaroğlu İstanbul’da her toplantıda da yaptığı konuşmaları CHP adına yapmadığını da ısrarla vurguladı…

***

Hayır kampanyasının sonuçlarından bağımsız olarak çok önemli bazı yönleri var…

Çok uzun bir aradan sonra ilk defa toplum kutuplaşmaları bir yana bırakarak herkesi dinledi, anlamaya çalıştı…

Çok uzun bir aradan sonra toplum kimin ne dediğine kimliğine bakmadan dinledi…

Belki de Türkiye’de ilk defa siyasetin en zıt kutuplarında yer alan demokrasi ortak paydası etrafında kendiliğinden bir araya gelebildi…

***

CHP bu kampanya süresi boyunca kendisinin hem solunda yer alanlarla hem de sağında yer alanlarla olumlu bir ilişki ve diyalog imkanı buldu…

CHP’nin kendini dayatmayan, kibirli ve üstenci olmayan “dayanışmacı” tavrı demokrasi ortak paydasında geniş bir birlikteliğin oluşmasına olumlu katkıda bulundu…

CHP, ilk defa toplumun her kesimiyle “doğal” ve “amansız” bir ilişki kurdu…

CHP’ye düşen en önemli görev şimdi bu ilişkileri devam ettirip, kalıcı hale getirmek olmalıdır…

***

Uzun bir zamandır AKP karşısında girdikleri her yarışı açık ara kaybeden demokrasi güçleri için 16 Nisan sonuçları önemli bir kazanım ve moral kaynağı olacaktır…

AKP, başta İstanbul ve Ankara olmak üzere çok önemli çok sayıda büyük kentte büyük bir yenilgi almıştır…

AKP etrafında oluşan blok esas olarak her yerde oy kaybetmiştir…

Hem de bütün eşit olmayan koşullara, OHAL’e ve bin bir baskı ve tehdide rağmen…

***

Ancak, ne yazık ki bu kazanımların yarattığı moralle mücadeleyi büyütmek gerekirken CHP’de patlak veren tartışmalar bu başarıyı ve kazanımları gölgeledi…

Elde edilen başarıyla şenlik havasında olması gereken Hayır cephesi CHP içi tartışmalarla “yas evine” döndü…

Büyük bir kayıp yaşayan AKP’de sonuçlar bir “yangın” yaratmışken CHP içi tartışmalar AKP’deki “yangının “ üstünü örttü, örtmeye devam ediyor…

Hayır’ın başarısını ve kazanımlarını öne çıkarma ve yeni bir başlangıç imkanının üstü örtülmeye çalışıldı…

***

CHP kendi tartışmalarını da artık yalnızca kendi “iç iktidar” kavgası anlayışıyla yürütemez…

Hayır kampanyası ve sonuçlarıyla artık yeni bir Türkiye var…

Ve bu yeni Türkiye’nin en önemli gücü CHP’dir…

CHP kendini yenileme tartışmalarını da HAYIR güçlerini dikkate alarak yapmak durumundadır…

***

CHP’deki tartışmalar, genel başkanlıktan ile ve ilçe başkanlıklarını değişimi ve yenilenmeyi dahil hepsi bu yeni perspektif içinde ele alınmalıdır…

CHP’de il ve ilçe kongreleri aynı zamanda o il ve ilçenin HAYIR güçlerinin kongresi olmalıdır…

CHP’de kurultay yalnızca genel başkan ve parti meclisinin seçiminin zemini olmamalı aynı zamanda HAYIR güçlerinin kurultayı olabilmelidir…

***

Önümüzde yeni bir süreç; yeni bir yol var…

Yeni dönemin yeni görevlerinin bilincinde olmalı CHP…

HAYIR kampanyasının kendisinden ve sonuçlarından ders çıkaran bir CHP başarıya giden yolu açacaktır…

Hayır bitmedi; daha yeni başlıyor diyebilmeli ve gereğini yapabilmelidir…

İmambakır Üküş
www.istanbulgercegi.com Genel Yayın Yönetmeni

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları