loading
close
Dolar: 5,55 TL
Euro: 6,15 TL
Sterlin: 6,75 TL
SON DAKİKALAR

Evlilikten korkmak

Şebnem Nur
Tarih: 30.06.2019
Köşe: Psikolog'dan denemeler
Kaynak: www.istanbulgercegi.com

Şebnem Nur: Akla mantığa aykırı korkular, hayatınızla ilgili almanız gereken önemli kararların önünde engel olmamalıdır. Özgür iradenizin değil de ‘korkularınızın’ size aldırdığı kararlar ile, kendi yaşantınızda sağlıklı yerlere varamazsınız.

Ne zamandır birlikteyiz... Öyle çok büyük kavgalarımız da olmadı... İlk defa ömrümün sonuna kadar birlikte olabileceğim biri karşıma çıktı diyorum. Ama bu evlilik demek! Ve ben bundan korkuyorum!..

Hayatı birlikte paylaşmaktan mutluluk duyacağınıza inandığınız biri karşınıza çıkar. Çoluk çocuğa karışma arzusuyla dolarsınız bir an. Eltiler, görümceler sarsın istersiniz dört bir yanınızı. Bayram kahvaltılarında ‘muhakkak’ sizde toplanılmalıdır. 

Askerlik arkadaşları, ilkokul arkadaşları, kankalar yetmez artık! Bir ‘bacanağınızın’ olası gelmiştir. Pazar günleri çıkılan pikniklerde ‘mangalı’ kimin yakacağı gündemde olur çoğunlukla. Bacanağınızın, elindeki aracını satıp satamadığı en mühim gündeminiz olacaktır.

Evet, yavaş yavaş evlenesiniz geliyordur. Üniversite, lise arkadaşları çoktan evlenmiş, çocuklanmıştır. Tabii, akranınız olan akrabalarınız, hatta sizden küçük olan kuzenleriniz bile dünya evine girmiştir.

Ama işte, içinizdeki o korku yok mu! Evlilik müessesesi midir bu korkuyu azdıran, yoksa evlilik süreci mi?

Ev tutmalar, çoğunlukla kiraya taşınmalar, evi dayama, döşeme, kenardaki birikiminizin üç günde erimesi ve o birikimin üç katı kadar borçlanmak. Davetiye, düğün salonu, yemekli-yemeksiz, gelinlik, damatlık, ailelerin birbirine ısınamaması, kimi zaman kaynanaların birbirilerine laf geçirme yarışı...

Kına gecesi, kına tepsisi, kına bindallısı, kına Hint kıyafeti, sırf ELALEM ‘kına-masın’ diye girilen onca zahmet.

Sonra ver elini balayı... Biriken borçları düşünmeden geçirilen 3 -5 gün. Tüm davetliler evlerine çekilmiştir artık. Girdiğiniz onca zahmete rağmen bir iki hoşnutsuz hısım- akrabanın ettiği dedikodular bile çoktan kulağınıza gelmiştir:

- Gelinliği kiralıkmış...
- Düğünü, damadın amcası üstlenmiş...
- Damatlığın kol düşmesi kopuktu...
- Düğün pastası sadece üç katlıydı...
- Yaktığı kına elinde tutmamış. ‘Bahtsız’ olacak...

Topu topu 3- 5 gün konuşulan düğününüz neticesinde siz de artık evliler kervanına katılmışsınızdır. Sevdiceğiniz artık sadece ‘sevgiliniz’ değildir. Karınız ya da kocanızdır. Ve bir insanın sevgilisiyle eşi arasında büyük farklar vardır. Eşiniz, mesajınıza dönmediğinde artık ona hayıflanmayacaksınızdır. Çünkü zaten akşam olunca ‘mecbur’ eve dönecektir.

Her şeyden önce evlilik, artık tek başınıza karar verme hakkınızın olmaması demektir. İlk başlarda iki kişilik düşünmek zorundasınızdır. Sonrasında bu sayı; 3’e, 4’e, 5’e ve daha üstlere kadar çıkabilir.

Her çocuk bir mesuliyettir. Her birinin geleceğini imkanlarınız dahilinde inşa etmek durumundasınızdır.

Ailenizin mutluluğu da ne yazık ki çoğunlukla maddi güç ile doğru orantılıdır.

Ama bununla birlikte, evlilik birliğindeki aşılması muhtemel doğal süreçler haricinde; ‘yersiz’, akla mantığa aykırı ve patolojik mahiyette korkularınız varsa da, profesyonel yardım almayı düşünebilirsiniz:

▫️Sevgilimin bana sadakatle bağlı olduğunu biliyorum ama evlendiğimizde beni aldatacağına dair içimde inatçı bir korku olduğu için onunla evlenmiyorum.
▫️Çocuk sahibi olmanın mesuliyetinden korkuyorum.
▫️Evliliğin doğal sürecinden korkuyorum.
▫️Evlenirsem kendimi kapana kısılmış gibi hissetmekten korkuyorum.
▫️Sevgilimle karı-koca olmaktan korkuyorum.
▫️Evliliğin getireceği sorumluluklardan korkuyorum.

Eğer ki zaten evlilik korkunuz, sizde bir ‘kişisel rahatsızlık hissetme’ durumuna sebep oluyorsa, zaten siz de bunun bir sorun olduğunu kabul ediyorsunuzdur.

Hayatınızı çok büyük bir şekilde etkileyecek ve değiştirecek olan böylesi konularda sizi yönlendiren şeyin korkularınız olmasına izin vermeyin.

Akla mantığa aykırı korkular, hayatınızla ilgili almanız gereken önemli kararların önünde engel olmamalıdır.

Özgür iradenizin değil de ‘korkularınızın’ size aldırdığı kararlar ile, kendi yaşantınızda sağlıklı yerlere varamazsınız.

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları