loading
close
SON DAKİKALAR

'Zorunlu mescit' uygulaması pedagojik bir cinayet'

'Zorunlu mescit' uygulaması pedagojik bir cinayet'
Tarih: 29.06.2017 - 09:58
Kategori: Eğitim

Okullarda zorunlu kılınan mescit düzenlemesine pedagoglardan 'pedagojik bir cinayet' tepkisi geldi.

Resmi gazetede yayımlanan ve okullarda mescit açılmasını zorunla hale getiren yönetmeliğe tepkiler büyüyor. Zorunlu mescit uygulamasına bir tepki de pedegoglardan geldi. Aydınlık'a konuşan pedagoglar 'zorunlu mescit' uygulaması için pedagojik cinayet saptamasında bulundu. 

LAİK EĞİTİMLE ÖRTÜŞMÜYOR

Pedagog Tanzer Yılmaz:

Dini bu denli eğitim içine sokmak, sözüm ona laik eğitimle nasıl örtüşür? Din olgusu soyut bir takım fenomenler üzerine kuruludur. Bilişsel gelişim açısından en azından 13 yaşına kadar çocuklar bunu algılayamaz. Siz ana sınıfından itibaren çocukların anlayamayacağı, kavrayamayacağı, kafasında belirli bir yere oturtamayacağı bilgileri çocuklara yüklerseniz, bu pedagojik bir cinayet olacaktır. Çocuk dini kavramları anlamlandıramaz. Çocukta yatkınlık olarak şizofreni geni varsa, çok büyük ihtimalle bu tür psikopatolojiler tetiklenebilir. Pedagojik cinayet diye kastettiklerimden sadece biri bu. Çocuklarda Allah sevgisi, saygısından ziyade Allah korkusu yaratacaktır. Sürekli korkarak büyüyen bir çocuğun ruh sağlığı ne denli iyi olacak?

'GİTMEYEN AYKIRI OLACAK'

Öğrencilerin arasındaki ikili ilişkileri de etkileyecek. Eğer sınıftaki on kız çocuktan sekizi mescide gidiyorsa, gitmeyen çocuk aykırı 'ot' pozisyonuna düşecek. Nerden bakılırsa bakılsın, bu konunun elle tutulur bir tarafı yok. Misal, ben ateist bir öğretmenim. Diyorum; 'çocuklar mescide gitmeyin ders işliyoruz'. Benim bir öğrenci velisi tarafından darp edilmeyeceğimin garantisi var mı? Ya da tam tersi mescide gitmeyen çocukların yoğunlukta olduğu bir okulda siz mescide gidiyorsunuz. O zaman da kendini rahat hissetmenin imkanı yok. A'dan Z'ye felaket.

'SAÇ YOLMAMAK MÜMKÜN DEĞİL'

Aileler için de karmaşa olacak. Veli mescide gitme diyor. Ama okuldaki çocuklar gidiyor. Ergenlik döneminde en önemli şey bir gruba ait olma durumu. Çocukta arkadaşlarına uydu mescite gitti diyelim. Veli demez mi, 'vay sen nasıl mescide gidersin' diye. Böyle bir uygulama aile ile çocuk arasında o kadar saçma çatışmalara çanak tutacak ki, saçınızı başınızı yolmamak içten değil. Hiç gereksiz yerde aileleyle çocuk çatışma ortamına girecek.


REGLİM GELEMEM Mİ DİYECEK'

Bambaşka bir nokta daha var. Her kız çocuk regl gibi doğal bir olayı kendi ailesinden bile saklayabiliyor. Ayıpmış gibi. Diyelim kız regl, e mescide gidilecek. Arkadaşlarına 'ben regliyim bugün gidemem' cümlesini her kız çocuk rahat kuramaz. Tabi bu da 'ben günah mı işledim' gibi bir takım sorulara yöneltecek. Ergen bir çocuk sol düşünceyle tanıştı diyelim. Kafasında bunları tartıyor sorguluyor. Kendi yaşam platformuna taşımak istiyor ama sosyal olarak mescit denilen bir pratik var. E buyrun burdan bakın yani bu bir facia...

'ÖTEKİLEŞTİRMEYE YOL AÇACAK'

Psikolog Zeynep Yaşar:

Din meselesi soyut bir kavram. Soyut kavramı çocuk özümsemeli ve muakeme edebilmeli. Bu olmayınca ne oluyor, kabul görmek için çocuk itaat etmeye başlayacak. FETÖ'nün dershaneleri de böyle değilmiydi? Gece uyandırıp namaz kıldırmıyorlarmıydı? İstemeyen çocuk bile kalkıp kılıyordu. Neden, çünkü kabul görmek istiyor. Belki de soru 'itaat eden bir nesil mi yetiştirmek amaçlanıyor'dur. Çocuğa dayatmak psikolojik bir istismar. Yapılmadığı durumda ne olacak, ötekileştirmeye girişilecek. İnanç temelli dayatmayla bir nesil yetiştirmeye çalışıyorlar. Herkes yapacak biri yapmazsa ötekileştirilecek. Özgür düşünce sistemini destekleyecek bir eğitim sistemi olması gerekirken, geçenlerde 'Evrim teorisi' kaldırıldı. Şimdi, mescit geldi. Din dersleri iki saate çıktı. Cumhuriyet'in tam aksi, bilimsel olmayan eğitim sistemini dayatmaya çalıştıkları ortada.

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları