CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, grup toplantısında yaptığı konuşmada AKP'yi suçladı...
CHP Lideri
Kemal Kılıçdaroğlu grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Sözlerine dün yaşanan maden faciasıyla başlan Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satırbaşları:
- Parlamentoda görüşülen
AKP oylarıyla kabul edilen bütçe gayrimeşru bütçedir. 2013 yılında Türkiye tarihinde ilk kez gayriresmi bütçeyle karşı karşıyayız. Türkiye Taş Kömürü Kurumu'nu Sayıştay denetledi. Raporda diyor ki 'Kurum iş güvenliği ve eğitim daire başkanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı' burada denetim yapıyor. Firma işyerlerinde yapılan denetimlerde, firmanın iş güvenliğine yönelik alınması gereken önlemler konusunda hassasiyet göstermediğini, büyük faciaların tesadüfen gerçekleşmediğini belirtiyor.
- Birincisi, çok sayıda yazılı ve sözlü uyarıda bulunulmasına rağmen madenci baş lambaları kullanılamıyor. Kömüre iki metre yaklaşıldığının tesbit edilmesine rağmen çalışmalara devam ediliyori. Enerji kablolarının patlamalara neden olabilecek şekilde açık bırakıldığı kaydediliyor. Çalışanlar asgari ücrete sahip taşeron işçiler. Sendikaları olmayan işçiler. Bugün bir fotoğraf vardı bir çocuk babam nerede diyor.
- Raporun 84. sayfasında bir not var o daha da ilginç: İş güvenliği ve iş sağlığı kurallarına uyulması için firmanın uyarılması, daha sık denetlenmesi ve gerekirse sözleşmenin feshedilmesi gerekir..
'Sorumlu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'dır'- Ölen 8 işçinin sorumlusu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'dır. Ve sorumlu hükümettir. Şu anda Zonguldak'ta
CHP milletvekilleri var onlara gidiniz. Avukat dahil bütün hukuki noktalarda yanınızda olacağız.
'Eşinize yüzde 95 zam yapıldı mı?'- Türkiye'nin üç temel sorunu var: Terör, işsizlik, yoksulluk. Ama hükümet pembe tablolar çizmeye devam ediyor. Büyüme var gelişme var diyorsunuz ama adama sormazlar mı bu işsizlik ne? Zam milletin belini bükmeye başladı. Zamlarla eğer bir halk uyanıyorsa orada bir sorun var. Zamla yola çıkıyorsanız ailede huzrusuzluk çıkar. Sadece 2012 yılı için zam örnekleri vereceğim. Kurufasülyeye 16.9. su ücretine yüzde 19, odun ücretine 19.6, elektrik ücretine yüzde 20.7, kuru soğana yüzde 20, tren ücretine yüzde 27.4. Limona yüzde 55.8. Bulaşık deterjanına gelen yüzde 99.8. Kamuoyu yoklamaları yapılıyor ya ev kadın ları en çok iktidar partisine oy veriyor diye. Eşinize bir sorun aylığına yüzde 99 zam geldi mi? Bunu sorarsanız Türkiye'de demokrasiye en büyük katkıyı siz yapmış olursunuz. Zamların arkası gelecek, peki 2012'de memur ve işçiye ne kadar zam yapıldı. Diyor ki hükümet 2012'de net memur maaşına yüzde 13.3 zam. Zamlar iki taksitle ama maaş zamları ortada. Yeni yılda asgari ücret açıklandı. 733 lira. Malatya'da bir akdın arkadaş asgari ücret ne olmalı diye bana sordu. Kendisine anlattım. 5 kişilik bir ailenin ne kadar ücretle geçinebiliyor sa asgari ücret de o olmalı dedim. Ben asgari ücretle çalışıyorum, yol parası, iki çocuk okutuyorum para yetmiyor diyor. Bütün asgari ücretlere sesleniyorum, size bu kadar değer biçen bir iktidarın arkasından gidecek misiniz gitmeyecek misiniz? 10 milyon insan asgari ücretle çalışıyor. Tablo bu. Para bol diyorlar dünyaya borç veriyoruz diyorlar niye asgari ücretliler perişan? Sendikalar ne yaptı, ayağa mı kalktılar, yürüyüş mü yaptılar? Hayır, onların yöneticilerinin altında mercedes var keyifleri yerinde.
Bunun adı Kürt sorunu- Adına ne derlerse desinler bunun adı Kürt sorunu. 30 yıldır bu sorun çözülmüyor. Elbetteki sorunları iktidar partisi çözecek. Peki, anamuhalefet partisinin bir görevi yok mu? Biz sorunlardan beslenen bir siyasi parti değiliz. Şehitler gelsin, belki bize de birşey düşer diye düşünmek insanlık dışıdır akıl dışıdır. Başka Türkiyemiz yok hangi inançtan hangi kimlikten olursa olsun bu ülkede barışı ve huzuru egemen kılacağız. Fırat'ın suları ile Sakarya'nın suları arasında fark yok. Diyarbakır'daki Reşo'nun alınteriyle Edirneli Hurşit'in alın teri arasında fark yok. Ben ülkemize sahip çıkmak zorundayım. Birisini ötekileştirdiniz mi siz
CHP kimliğini bir tarafa atmış olursunuz. Tasada ve kıvançta beraber olmalıyız. Yurttaş olmanın temel argümanı budur.
- Balıkesir'deki şehit anası elimi bırakmıyor. Bu sorunu niye çözmüyorsunuz diyor. Elbirliğiyle siyasal birikimimizle çözeceğiz. CHP'ye sorunlara teslim olmak değil sorunları çözmek yaraşır. Yol haritasını en sağlıklı kim belirledi? CHP. Bu sorunun çözüm yeri TBMM'dir. 4 siyasal parti bir araya gelsin dedik. Gelmiyorsa her şehit haberinden sonra sorumlu olan odur diyeceğiz. Daha ertesi gün BDP'ye de MHP'ye de söylemediğini bırakmadı. Bu anlayış Türkiye'yi çıkmaz sokaklara götürür. Bazıları da diyor ki
AKP ve
CHP bir araya gelsis sorunu çözsünler. Toplumsal mutabakat makamla ölçülen bir şey değil. Peki yüzde 25'in görüşü ne olacak. Onlar bu ülkede yaşamıyor mu? Toplumsal uzlaşma farklı bir kavram.
- Yazarlar var, aydınlar var, STK'lar var. Anayasa yaparken görüş almadık mı? Bunun için ortak aklı ön plana alalım dedik. Sorun çözmek akıl işidir, kişisel çıkarlardan arınma işidir yurttaşı düşünme işidir.
- Deniyor ki toplumsal uzlaşma yapalım da; zor. Kolay olsaydı zaten çoktan çözülürdü. Eğer tek başına rakam hesabı yapılsaydı niye bize gidin CHP'yle çözün diyorsunuz AKP'nin tek başına gücü var zaten. Sorun oy çokluğu milletvekili çokluğu değil. Sorun yaşanan sorunlara sağlıklı çözememe sorunudur. Olayların arkasından sürüklenen bir iktidar var. Herhangi bir hesabı da yok. Bir stratejisi yok.
'Bu anlayış Türkiye’yi çıkmaz sokaklara götürür'- Sayın Başbakan’ın kapısını çaldık, parlamento dışında da bir komisyon olsun dedik. Dört siyasi parti bir araya gelsin dedik. Efendim bir araya gelmiyormuş birileri. Gelmiyorsa sorumlu odur diyeceğiz. Daha ertesi gün BDP’ye de MHP’ye de söylemediğini bırakmadı. Bu anlayış Türkiye’yi çıkmaz sokaklara götürür.
Toplumsal mutabakat. Bazıları da şunu söylüyor. Efendim
AKP ve
CHP gelsinler bir araya gelip bu sorunu çözsünler. Bu rakamla ölçülen bir şey değil.
AKP ve CHP’nin oyu yüzde 75. Çözün diyor. Peki yüzde 25'in görüşleri ne olacak? Toplumsal uzlaşma farklı bir kavram. Anayasayı değiştiriyoruz nasıl toplumsal uzlaşmayla.