ABD Kongresi'nde Türkiye’nin belki de ilk kez açık bir şekilde El Kaide’nin Suriye’deki kolu olan El Nusra’ya yıllarca yardım ettiği, silahlandırdığı kayda geçti.
ABD Kongresi'nde Türkiye’nin belki de ilk kez açık bir şekilde El Kaide’nin Suriye’deki kolu olan El Nusra’ya yıllarca yardım ettiği, silahlandırdığı kayda geçti.
Bölgede uzun dönemli olarak İncirlik’in yerine başka alternatifler olup olmadığına ABD hükümetinin bakması gerektiğini vurgulayan Makovsky bu şekilde hiç değilse Türkiye’ye olan bağlılığın azaltılmasının yollarına bakılmasında yarar olduğunu da ekledi. Türkiye’deki gidişatın ‘’daha çok bağımsızlığa doğru’’ olduğunu da ekleyen Makovsky, bu trendin değişeceğine dair bir işaret olmadığını düşündüğünü söyledi.
Makovsky: Türk Hükümetinin Kürtlere saldırısı büyük hata
Türkiye’nin demokasisi her yönüyle hızla kötüleşiyor. Erdoğan IŞİD’i Gülenciler veya PKK kadar ciddi bir tehdit görmüyor. ‘’Kürtlere karşı güneydoğudaki saldırı büyük bir hata bence. PKK de hatasız değil. PKK’nin farklı yerlerde otonomi ilan etmesi hataydı,
silah hazırlığı yapması hataydı ama Türk Ordusunun cevabı büyük bir yıkımı getirdi, yüzbinlerce insan yerlerini terketti ve bu çok az ilgi gördü. Cizre’deki resimler Kobani’yi anımsattı. PKK hatasız değildi ama Türkiye’nin cevabı Kürt toplumunun ötekileştirdi. Diyalogu da daha zorlaştırdı.’’
Makovsky: ABD-Türkiye arasındaki bir numaralı sıkıntı şu an PYD konusu. Türkiye, ABD’nin terörizm grubuna desteği olarak görülüyor ABD’nin PYD yaklaşımını.
Makovsky: Türk hükümetinin Gülen Hareketini terörist ilan etmesi saçmalık.
Onların barıştan başka hiçbir şey desteklediğini görmedim. Ayıca fen bilimlerine ağırlık vermeleri çok önemli. Ama polis ve yargının içinde ciddi bir azınlık Gülenist çünkü birçok kişi güç kullanmak istedi. Şartların gösterdiği kanıtlar Gülencilerin özellikle 2008-2011 arasındaki asker karşıtı davalarda kullandığı görülüyor.
Rohrabacher: Gülen Hareketi Masonları anımsatıyor
Alt Komite Başkanı California Eyaletinden Cumhuriyetçi Parti Milletvekili Dana Rohrabacher’in açılış konuşmasında Türkiye’ye ağır eleştiriler getirmesi ile dikkat çekti. Erdoğan’ın politikalarının Türkiye’yi bölgede yakın tarihte hiç görülmemiş şekilde izole hale getirdiğini kaydeden Rohrabacher, ayrıca ülkedeki basın, ifade özgürlükleri başta olmak üzere genel olarak özgürlüklerin çok üzücü bir gerileme yaşadığını vurguladı.
Rohrabacher, Türkiye ile Pakistan’ı karşılaştırdı. Erbil veya Kuveyt’in İncirlik’e alternatif olarak hava üslerinin kullanabileceğini hatırlattı. Rohrabacher Gülen Hareketine bağlı bazı kimselerle konuştuğunu, grubun hoşgörülü bir İslam’ı desteklediğini gördüğünü söylerken, yine Gülen Hareketini Rotary veya Masonlara benzer bir gruplaşmaya sahip oldukları izlenimini verdiğini not etti.
Gregory Meeks Komitedeki Demokrat Partinin en kıdemli milletvekili olan New Yorklu Gregory Meeks, Kongre’nin Türkiye’deki demokrasi gelişiminden endişeli olduğunu, son zamanlarda Türkiye’deki üniversite ve basına karşı baskının özellikle kaygı verici verici olduğunu söyledi.
David Trott: Brookings’de böyle davrananlar Türkiye’de neler yapmaz
Komitenin üyelerinden Michigan eyaleti temsilcisi David Trott, Türkiye’yi her eleştirdiklerinde Türkiye’den ‘’ama biz NATO müttefiğiz’’ bahanesi geldiğini ama gidişatın kaygı verici olduğunu not etti. Son zamanlarda İnsan Hakları İhlalleri İzleme Örgütünün Türkiye’nin güneydoğunda soruşturma yapma talebinin reddedildiğinin görüldüğünü vurguladı. Brookings kurumunun önünde medya mensuplarını taciz eden, saldıran hatta kurumdan dışarı atmaya çalışan Erdoğan’ın korumalarının Türkiye’de nasıl hareket edebileceklerini hayal etmeye çağırdı.
Henri Barkey: Her kesim baskı altında
Barkey konuşmasında ise Türkiye’deki basının olağanüstü bir baskı altına olduğunu söyledi ve ekledi: ‘’Gazeteciler işten atılıyor, gazetelere el konuyor, diğer tarafta ise hükümete ve cumhurbaşkanına hizmet eden bir propaganda medyası oluşturuluyor. Freedom House’ın Türkiye medyasını ‘özgür değil’ demesi önemli. Sivil toplumdaki her kurum baskı altında. İş dünyası, akademi ve akademiden atılan öğretmenler. Yargı. Hatta özel kişiler dahi büyük baskı altında. İki bine yakın kişi cumhurbaşkanına hakaretten mahkemeye verildi.’’
Barkey: Erdoğan’ın iki zayıflığı
‘’Erdoğan değişti çünkü hep kazandı ve kendisini halen korumasız hissediyor. Anayasal olarak asıl güç başbakanlıkta.’’
Erdoğan’ın kendisini korumasız hissetmesinin ikinci nedeni ise PKK ve Kürtlerle müzakerelerini bitirmesinden geliyor. PYD’nin PKK ile birleşip tehdit oluşturacağını düşündü. Barkey, Erdoğan’ın PYD’yi Türkiye’ye yönelen en büyük tehdit olarak gördüğünü kaydetti. Barkey’e göre halbuki PYD, aynen KRG gibi Türkiye ile iyi ilişkiler arıyordu.
Barkey: Gülen Hareketi Kürt ulusal hareketine çok sert davrandı
Gülen Hareketi Erdoğan ilk geldiğinde ona büyük destek verdi. Ama Kürtlere karşı çok sert davrandı. Gülenci hakim ve savcılar Kürtleri hapise göndermekte hiç tereddüt etmedi. Gülenciler Kürt Ulusal Hareketine karşı çok sert davrandılar. Eskiden Erdoğan ve Gülenciler Askere karşı idi ve şimdi Erdoğan ile Asker Gülencilere karşı, ittifak değişti denebilir.
Fevzi Bilgin Başkentte Gülen Hareketine yakınlığı ile bilinen Rethink Institute’nün kurucularından ve başkanı Bilgin, konuşmasının büyük kısmını Gülen Hareketini anlatmakla geçirdi. Gülen Hareketinin Aralık 2013’deki yolsuzlukluk davaları sonrasında Erdoğan’ın hedefine oturtulduğunu, Hareketin kısa zamanda büyüklüğüyle birlikte siyasi etki göstermek isteyenlerce zaman zaman kullanıldığını da ekleyen Bilgin, Gülen Hareketinin AKP ile yakınlaşmasıyla AKP’ye düşman olan birçok farklı grubu küstürdüğünü de söyledi.