loading
close
SON DAKİKALAR

Adalet Bakanı'ndan 'Sivas Madımak Katliamı'na yanıt yok!

Adalet Bakanı'ndan 'Sivas Madımak Katliamı'na yanıt yok!
Tarih: 25.03.2016 - 14:52
Kategori: Siyaset

Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan’ın Sivas Madımak Katliamı ile ilgili Adalet Bakanlığı’na 30.11. 2015 tarihinde yöneltmiş olduğu yazılı soru önergesine verilen yanıt, Bakanlığın suskunluğunu bir kez daha ortaya koydu.

Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan’ın Sivas Madımak Katliamı ile ilgili Adalet Bakanlığı’na 30 Kasım 2015 tarihinde yöneltmiş olduğu yazılı soru önergesine verilen yanıt, Bakanlığın suskunluğunu bir kez daha ortaya koydu.

Sivas Madımak Katliamı davasında mağdurların Avukatlığını da yapmış olan Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan, vermiş olduğu soru önergesinde; olayların gerçekleşme sürecini ve yargılama aşamalarını aktararak “olayların ve katliamın, Anayasal Düzeni zorla bozma amacı ile gerçekleştirilmiş olduğunun ortaya konulmuş” olduğunu vurguladı ve bugün itibari ile “olay faillerinden, halen ceza infaz kurumlarında bulunan ve infazı devam etmekte olan hükümlülerin ad ve sayıları hakkında bilgiye sahip misiniz? Cezalarının infazı süren bu hükümlülerden kimilerinin, her türlü olanaktan yararlandırılmakta oldukları, hatta hükümlülük hali sürmekteyken ve İnfaz Yasası’nın henüz eşlerle buluşma hakkı tanımadığı süreçte eşlerinden çocuk sahibi oldukları doğru mudur? Bu konuda Bakanlıklarınızca herhangi bir inceleme yapılmış mıdır? Yapıldı ise tarihi ve bulguları nedir? Sorularını yöneltti. 

Cezalarının infazı tamamlanmış ve tahliye edilmiş olanlar faillerin ad ve sayısının ne olduğunu soran Sarıhan, “bu kişilerden “müebbeten kamu hizmetlerinden yasaklı” bulunanların sayısı nedir? Bu yasaklılık uygulanmakta mıdır?” Sorularına da yanıt verilmesini istedi. Sarıhan önergesinde, Katliama ilişkin yargılamada Türk Ceza Kanununun “Anayasayı cebren değiştirmeye teşebbüs suçunu” düzenleyen 146. maddesi uygulamasıyla; otuz üç sanığın idama (yeni yasa gereği ağırlaştırılmış müebbet hapis), dört sanık yirmişer yıla, bir sanık da, on beş yıla mahkum edildiği, diğer sanıkların, beş ila iki yıl arasında değişen cezalar aldıklarını; 5237 Sayılı Yeni Türk Ceza Kanununun 1 Haziran 2005 ‘te yürürlüğe girmesiyle bu hükümlülerden on üçünün yeni kanunda ceza aldıkları maddeyi doğrudan karşılayan bir düzenleme olmadığı gerekçesiyle, haklarında infazın tehiri kararı verilerek salıverildiklerini; Mahkemenin, bu kararı sonradan kendiliğinden geri aldığını, ancak salıverilen sanıklardan firari olan yedisinin yakalanmadığını hatırlattı. Ana davadan dosyaları ayrılan bu sanıkların yargılandığı ek davada Mahkemenin 13 Mart 2012 tarihli duruşmada, suçun bir insanlık suçu niteliğinde olduğu ve bu tür suçlarda zamanaşımının söz konusu olmayacağı gerçeğini görmezden gelerek, sanıklardan Cafer Erçakmak ile ilgili dosyanın ölmüş olması nedeniyle ayrılmasına, altı sanık hakkındaki davanın da “zamanaşımı süresinin dolmuş olması gerekçesiyle” düşmesine karar verdiğini dile getirdi. Sarıhan; gıyabi tutuklu üç sanık hakkındaki davanın Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde halen devam ettiğini, ancak haklarında gıyabi tutukluluk kararı verilmiş ve bir kısmı yurtdışında olduğu tespit edilen sanıklar hakkında ne gibi işlemler yapılmakta olduğu konusunda yeterli ve açık bir bilgi bulunmadığını belirtti ve “haklarında arama ve yakalama kararı bulunan sanıklar hakkında, yurtiçinde ve uluslararası alanda ne gibi işlemler yapılmaktadır? Yapılmakta ise bunların tarihleri nedir? Hangi ülkelere talep yazısı gönderilmiştir? Kırmızı bülten ile arananlar var mıdır? Sorularını yöneltti. Sarıhan ayrıca, Türk Ceza Kanununda Sivas Katliamı gibi insanlık suçu niteliği taşıyan eylemlerde zamanaşımı olmayacağı yönünde açık ve kesin bir düzenleme yapılıp yapılmayacağı sorusunu da yanıt istedi.

Adalet Bakanlığı 07.03.2016 tarih ve 1247 sayılı yazısıyla ilgili soru önergesine, Meclis İçtüzüğünün 99. Maddesinde kısmı yanıt şeklinde bir usul öngörülmemiş olmasına karşın, kısmen yanıt verdi. Önergede istenilen diğer bilgilerin derlenmesi için ek süre istemiş olduğunu bildirdi. Önergede yargılama erkine ve mahkeme sürecine ilişkin herhangi bir değini yapılmamış ve soru yöneltilmemiş olduğu halde, Bakanlık ilgili yanıtında, sorulara yanıt vermemeye gerekçe oluşturmak amacıyla, Anayasa’nın yargı yetkisi ve mahkemelerin bağımsızlığı başlıklı madde düzenlemelerini anlatarak, Bakanlıkça mahkemelere müdahalenin söz konusu olmayacağını belirtti. Bakanlığın vermiş olduğu yazılı yanıtta; Sivas Katliamından” “soru önergesinde bahsi geçen olay” şeklinde söz edilmiş olması ve hiçbir şekilde Sivas, katliam vb. sözcüklerinin kullanılmamış olması da dikkat çekti. “15.12. 2015 tarihi itibariyle “soru önergesinde bahsi geçen olaya” ilişkin olarak ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü sayısının 25 olduğu ayrıca 14 kişinin de kırmızı bültenle aranmasına devam edildiğinin” yer aldığı Bakanlık yanıtında, soru önergesinde yer alan diğer hususlara ilişkin Bakanlığın herhangi bir çalışmasının bulunmadığı belirtildi. Diğer soruların ise kişisel görüş ileri sürmek suretiyle düşünceyi öğrenmeyi amaçlayan sorular olduğu gerekçesiyle cevaplandırılmayacağı” belirtilerek, önerge bir soru dışında bütünüyle yanıtsız bırakıldı.

Vişne Haber Ajansı - Çiçek Güçlü

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları