CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Körfez ülkeleri arasındaki krizde Türkiye'nin taraf olmaması gerektiğini söyleyerek, 'Adalet ve Kalkınma Partisi'nin genel başkanı Müslüman Kardeşleri destekliyor bu desteği hemen çekmeli' dedi.
Zeytin katliamının önünü açacak tasarın Meclis'e geldiğinde karşı çıkacaklarını söyleyen CHP Lideri, "yiyorlar doymuyorlar" dedi.
"Hakkari'nin Şırnak'ın ayağa kalkması barış içinde yaşaması en büyük arzumuz. Şırnak Nuh'un gemisinin olduğu yer olarak tarif edilir. Şırnak Hakkari il olmasın Cizre'ye ve Yüksekova il olsun teklifine itiraz ettik. Hepsi il olsun, dedik. Terör nedeniyle bunları il statüsünden
-Dün kıdem tazminatı çalıştayı yaptık. Bu toplantıya Türk-İş'in, Hak-İş'in, DİSK'in genel başkanları katıldılar. Kıdem tazminatı konusunda Türkiye'nin en yetkin isimleri de davet edilmişti. İşçi sendikaları konfederasyonlarının 3 sayın genel başkanın kıdem tazminatın konusunda bir araya gelmeleri çok önemli.
Emeğe haklarını CHP iktidarları vermiştir. Rahmetli Ecevit çalışma bakanıyken grevli toplu sözleşme hakkını getirmiştir. Ecevit yine Başbakanlığı döneminde işsizlik sigortasını getirmiştir. Sosyal demokrat partinin işçi lehine getirdiği haklar 1980 darbesinden sonra ellerinden alınmıştır. Darbeler demokrasimize darbe vuruyor evet ama darbeden sonra iktidar olanlar işçinin haklarını neden vermediler? Siz gidip onlara oy verdiniz. Bir daha sandığa giderken haklarınızın korunması açısından oy verirken düşünün. İşçi sendikalarının genel kurullarına katılırım. Sendika başkanlarını da en ağır şekilde de eleştiririm. Onlara söyledim, 'Ben sizdenim' o yüzden sizi eleştirmeye hakkım var, diyorum. Ne oldu da işçiler kendi haklarını savunan partilere oy vermekten vazgeçti? Yapılan siyaset etnik kimlik, yaşam tarzı, inanç üzerinden oldu. Siyasetin tuzağına düştüler. Şimdi o tuzaktan çıkma zamanıdır.
Türk İş'in genel başkanı 1 milyon 600 bin sendikalı işçimiz var, dedi. Çalışan sayısı 13-14 milyon. Taşeron işçisi 1 milyon 700 bin. Taşeron işçiliğini Türkiye'nin gündemine getiren CHP'dir.
Kayıt dışı çalışmadan söz ettiler. TÜİK verilerine göre çalışanların yüzde 32.8'i kayıt dışı çalışıyor. Kayıt dışı çalışmayı önlemek için komisyonlar kurulur, hikayedir. Kayıt dışı çalışmayı önlemenin yolu sendikalılaşmadır.
Asgari ücret net 1500 TL olacak diye Türkiye'nin gündemine CHP getirdi. Tüm işçilere sesleniyorum: İnsanca yaşamak, alınterinin karşılığını almak ve barış içinde yaşamak istiyorsanız oy vereceğiniz tek parti vardır. O da CHP'dir.
Başbakan Yıldırım'a: Bana laf yetiştireceğine otur biraz kitap oku
-Bugün Binali Bey 'Kılıçdaroğlu 7 milyon işsiz var, diyor. 'Nasıl nasıl hesap uzmanı' diyor. Siz bilmiyorsunuz asıl. İş aramaktan umudunu kesmiş olanları saymıyorsunuz. 4 milyon kişi var böyle. Bana laf yetiştireceğine otur biraz kitap oku.
Sendikacı arkadaşlarımıza söz verdim. Siz uzlaşırsanız sözcünüz oluruz, dedik. Ama uzlaşma olmaz da dayatma kültürüyle Meclis'e gelirse yine sözcünüz olur demokratik hakkımızı kullanır, her engellemeyi yaparız.
Kıdem tazminatı 1936'dan beri var. Bu yük, yardım değildir, işçinin alınterinin karşılığıdır.
Geçenlerde Türk-İş, Hak-İş, DİSK bir araya geldi. Uluslararası sendikalar da vardı. Kararlar alındı. Bir bildiri yayınladılar. Bu, medyada yer almadı. 3 büyük konfederasyon açıklama yapıyor iktidar kanadından kimse görmüyor, medya hiç duymuyor. Demokrasiyi savunuyor, hukukun üstünlüğünü, haksız uygulamaları dile getiriyorsa dünyanın her demokratik ülkesinde birinci haberdir, bizde görünmeyen haberdir. Grup başkan vekilleri arkadaşlarım bu metni genel kurulunda okuyun, tutanaklara geçmeli.
"Doymuyorlar, yiyorlar doymuyorlar"
İşkenceler, gözaltılar, bitti, sıra zeytin ağaçlarına geldi. Doymuyorlar, yiyorlar doymuyorlar.
Zeytin, Kuran-ı Kerimde de adı geçen nurlu ağaçtır. 1939'da zeytinle ilgili zeytini korumak için yasa çıkıyor. 826 bin dekarda 167 milyon zeytin ağacımız var. Zeytinyağında dünya üretimini Türkiye tek başına yapıyor. Niçin zeytinle ilgili böyle bir karar geliyor?
2002'den bu yana 6 kez zeytin ağaçlarının katliamı için kanun tasarısı getirdiler. Şimdi getiriyorlar, neden? Çünkü maden arayacaklar.
"Adalet ve Kalkınma Partisi'nin genel başkanı Müslüman Kardeşleri destekliyor, bu desteği hemen çekmeli"
Geçtiğimiz hafa Müslüman dünyasının içindeki durumu anlatmıştım. Dün bir olay yaşandı. Suudi Arabistan dahil 7 ülke Katar'ı teröre destekle suçladılar. İslam dünyasının geldiği noktaya bakın. Hepimizin bunlardan ders çıkarması lazım. Karışan Ortadoğu'dan, akan kandan... Siyaseti etnik kimlik ve inanç üzerinden yaparsanız acıyı önleyemezsiniz. Hükümete önerilerimiz var. Katar, İhvan'a desteğini kesmeli, İhvan'ı destekleyecek siyasetten uzak durmalı. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin genel başkanı Müslüman Kardeşleri destekliyor bu desteği hemen çekmeli.
"Bir terör örgütünün 4 parmağını getirdiniz kendi simgeniz yaptınız"
Bir terör örgütünün 4 parmağını getirdiniz kendi simgeniz yaptınız, akıl alacak şey değil. Yemen'dek kirli savaşın sonlandırılması için destek verilmeli.
Türkiye Suudi Arabistan ve Katar arasında taraf olmamalıdır. Tarafsızlığını korursanız çözümün parçası olursunuz.
15 Temmuz darbe girişimini yaşadık. Buna karşı siyasi parti ortak tavır takındık. Amacımız bir daha bu ülkede darbeyle karşılaşmayalım. Araştırma komisyonu kurduk. Kurduk da sonuca ulaştık mı, hayır. Zaman zaman iktidarı ve darbe yapanları eleştiriyor, gerçek faillerin bulunup ortaya çıkarılmasını istiyoruz. Bunları söylerken zaman zaman eleştiriliyoruz. FETÖ'yü mü destekliyorsunuz, diyorlar. Hayatımız Gülen cemaati ile mücadeleyle geçmiştir. Şimdi darbeyle ilgili kafamızda büyük sorular var. Komisyondaki arkadaşlarımız tarihimize geçecek çok önemli bir rapor hazırlıyorlar. Aklımızdaki soruların cevabını şu ana kadar almış değiliz. Sorduk, darbeyi araştırma komisyonu kurduk. Neden kapatıyorsunuz? Kaçtılar. Siyasal iktidar ayrıntılar ortaya çıkmasın, darbenin arkasında kimler var bilinmesin diye kaçtı. Bunu eleştirdiğiniz zaman FETÖ'cü olmuyor, 249 kişinin kanına sahip çıkıyorsunuz.
"Darbe girişiminden haberi olmayan Binali Yıldırım. Kimsenin aklına şuna da haber verelim demek gelmiyor"
-Adil Öksüz olayını biz dile getirdik, kapatıyorlar. Kim bu, niye tutuklanmaz? Nasıl oluyor da Adil Öküz milli güvenliğimize zarar veriyor?
O.K diye birisi MİT'e gidiyor, ifadeler alınıyor. Kamuoyuna yansıyan ifade MİT Müsteşarının kaçırılması olarak servis ediliyior. Sonra darbe yapılacağını ifadesi çıktı. Bu neden gizlendi? Genelkurmaya da doğru bilgi verilmedi. Sonra O. K. MİT çalışanı oldu. Nedeni kimse O. K.'nın ifadesini almasın diye. Bunları sormayacak mıyım?
-Adalet ve Kalkınma Partisi'nin genel başkanı 11 Nisan 2017'de ATV- A Haber'e çıkıyor. 'Darbenin olduğu gün hedef saptırmak için 3 ayrı noktada uçak bekliyor' diyor. Bunu söylüyorsan senin bundan haberin vardır. Bunu sormayacak mıyım?
Darbe girişiminde bulunuluyor. MİT'in, genelkurmayın haberi var. Haberi olmayan Binali Yıldırım. Kimsenin aklına şuna da haber verelim demek gelmiyor.
"Aynı menzile yürüyenler dışarda, damatlar içerde"
OHAL uygulamasıyla Türkiye'de yeni bir darbe süreci başlattılar. Haklı haksız, tüm muhalifleri tutukladılar.
Ben hiçbir zaman ne istediniz de vermedik, demedim. Hiçbir zaman Pensilvanya'ya gitmedim.
-Kimsenin hakkını arayamadığı bir Türkiye ile karşı karşıyayız. Ya dediklerimizi yapacaksınız ya da hayat hakkı tanımayacağız, diyorlar. Ne yaparsanız yapın, bu ülkede kardeşlik içinde yaşayacağız.
FETÖ'nün baklavacılar kolu vardı. Şimdi de damatlar kolu var. Aynı menzile yürüyenler, ülkeyi parsel parsel satanlar, 'dön artık bitsin bu hasret' diyenler, katar katar Pensilvanya'ya koşanlar dışarda damatlar içerde.
Ülkeyi FETÖ'ye teslim edenler dışarda, OHAL kararnamelerine karşı hak arayanlar içerde . Darbenin siyasi ayağı ortaya çıkıncaya kadar her türlü mücadeleyi yapmaya söz veriyorum."
Vişne Haber Ajansı