loading
close
SON DAKİKALAR

Akşener'den Erdoğan'a: Yalan söylemeyi bırak

Akşener'den Erdoğan'a: Yalan söylemeyi bırak
Tarih: 23.06.2020 - 07:47
Kategori: Siyaset

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuştu.

Akşener'in konuşmasından satır başları şöyle:
"Gençlerimiz geçtiğimiz cumartesi LGS'ye girdi. Kendilerine geçmiş olsun diyorum. Haksız çıkmak istedik ama LGS'de olanlar yine bizi haklı çıkardık. Umarız LGS nedeniyle vaka sayısında artış olmaz. Bu hafta da YKS sınavı var. Gençlerimize zihin açıklığı diliyorum. Bu vesileyle iktidarın bu inadını milletime şikayet ediyorum. Sınavın 25-26 Temmuz'da yapacağınızı açıkladınız, sonra sınavı bir ay öne çektiniz. Dilekçe verdik, düzenlemenin iptalini istedik. Danıştay’ı, önerimizi iptal etti. Bırakın rahat hazırlansın dedik, salgın daha bitmedi çocuklarımızı göz göre göre tehlikeye atmayın dedik, dinletemedik. Hafta sonu sınava girecek sayın öğrenciler, sınava giderken önlemlerinizi lütfen alın. Ne kendinizi ne de sevdiklerinizi riske atmayın. Allah her birinize zihin açıklığı versin.

-Farkında mısınız, AK Parti iktidarı gençlerler sürekli bir kavga halinde. Attıkları hiçbir adımda gençlerimize güven yok. Gençlerin hakkı olduğu zaman hep itip kakmak var. Şimdi yeni bir yasa hazırlığındalar, 25 yaş altındaki çalışanların sosyal haklarını tırpanlayacak bir formül bulmuşlar. 25 yaş altı çalışanların 10 günden az çalışması durumunda sigorta primi ödenmemesini sağlamaya çalışmışlar. Nasıl depremi fırsat bilip milletin parasını tırpanladılarsa, şimdi de salgını bahane edip işten çıkarmaların önünü açıyorlar. Her dört gencimizden biri işsiz. 1 milyondan fazla üniversiteli işsizimiz var.  Eserinle övünüyor musun sayın Erdoğan? Gençlerimize sus otur yerine demeyeceğiz. Biz biliyoruz ki imkan verildiğinde gençlerimiz bu memleketi uçurur. Yeter ki gençlerimize bu imkan verilsin. Ülkeyi akla ve bilme inanmayan, tarihten bir feyiz almayan bir iktidar yönetiyor. Sayın Erdoğan geçen gün Türkiye'yi dünyanın ilk 10 ekonomisine sokmaya hiç olmadığımız kadar yakınız, dedi. Türkiye yüzde 100 büyüse bile ilk 10 ekonomisine giremiyor hatta ilk 20'den düşme ihtimali var. Yani ağam bizle eğleniyor. Milletimizle dalga geçer gibi işsizlik nerede diyorlar işte işsizlik burada.

-Temenni ile ülke yönetme devri bitti. Akraba ile eş ile doldurdukları TÜİK ne derse desin genç işsizlik Türkiye'nin en büyük sorunlarında biridir. Yüzde 25'lik işsizlik artık kaybedeceğimiz vaktimiz olmadığını gösteriyor.

Güney Doğu ve Doğu Anadolu'da genç işsizlik vahim durumda. Sayın Erdoğan'ın her üniversite mezunu iş bulacak diye bir kaide yok sözünün sonuçlarını yaşıyoruz.

-Eskiden açtığı üniversiteleri geziyordu, artık gezemiyor. İşsizlik üniversitelere yığıldı. 2016-2019 yılları arasında kurulmuş 31 üniversite henüz mezun vermedi. Memleketin her meselesine çözümü bina dikmekte bulanların ortaya çıkardığı sonuç bu.

Aileler önce okul maliyetlerinden sonra çocuklarına iş bulamamaktan yorgun. Onca insanın hayallerini yok etmeye ne hakkınız var? Böyle devlet yönetilmez. Partili cumhurbaşkanlığı sistemi ile hani Türkiye uçacaktı kaçacaktı. Partili cumhurbaşkanlığına geçildiğinde geniş işsizlik 5 milyondu. 20 ayda yüzde 40 arttı. Plansız, programsız yönetim anlayışının sonucu bu.

Sayın Erdoğan’a sesleniyorum, milletimiz fakr-u zaruret içinde milletimiz harap ve bitap düşmüşken yalan söylemeyi bırak artık. Bu yönetim sistemi ve ekonomiden sorumlu damadı. Çalışmak isteyenlere ve üniversite mezunlarına sırtını çevirdi. Türkiye büyük ve güçlü bir ülkedir. İşsizine iş sunacak bir ülkedir. Mesele iktidarın önce neyi düşündüğüdür.

-İktidarı denetleyen kurumlar güçlü ve bağımsız olursa, ülkenin kaynakları da o kadar adaletli dağılır. Yani, iktidar istediğine ihale dağıtamaz. Yani, ülkenin tüm kaynakları, birkaç müteahhite peşkeş çekilemez. Yani, devletin her kurumu, her çalışanı denetlenir ve yolsuzluk yapılamaz. 

-Hedefimiz iktidara kim gelirse gelsin doğru işleyecek bir sistem inşa etmek. İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem dediğimiz işte budur. Ve kimsenin şüphesi olmasın, başaracağız.

 Tarih, milletini güçlendirmeden önce, kendini güçlendiren, milletini düşünmeden önce, kendini düşünen, milletini zenginleştirmeden önce, kendini zenginleştiren nice iktidarların hazin hikayeleri ile doludur. Biz böyle bir hikaye yaşanmasın diye, memleket masasında buluşmayı önermiştik. Ancak Sayın Erdoğan, artık kimin dost, kimin düşman olduğunu maalesef ayırt edemiyor.

Başkanlık sistemini övenleri dost, eleştirenleri düşman zannediyor. Damadına sahip çıkanları dost, damattan bakan olmaz diyenleri düşman zannediyor. Yanına matruşka gibi dizdiklerini dost, hakikati söyleyen bizleri düşman zannediyor. Ne diyeyim Sayın Erdoğan? Kimi insan böyledir, kandırılmayı sever. Biz anlatmaktan yorulduk ama, sen kandırılmaktan yorulmadın."

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları