Babaeski Ziraat Odası Başkanı Şahin Arslan: Şeker fabrikalarının özelleştirilmesiyle Türkiye kaybedecek

Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi kararına tepkiler dinmiyor. Babaeski Ziraat Odası Başkanı Şahin Arslan, Alpullu Belediyesi önünde özelleştirme kararına ilişkin bir basın açıklaması yaptı.
Basın açıklamasında Alpullu Belediye Başkanı Saim Kırcı ve Ziraat Odası yöneticileri de hazır bulundu.
Şahin Arslan, uzman çavuş olarak görev yaparken Hakkari Çukurca'da şehit olan Kırklareli'nin Taştepe Köyü'nden Anıl Yalap'ı anarak, "Kendisine Allah'tan rahmet yakınlarına başsağlığı dilerim. Bu uğurda can vermiş bütün şehitlerimizi minnetle anıyorum" dedi.
Şahin Arslan yaptığı açıklamada, "Bu iş sadece pancar üreticisinin, şeker tüketicisinin derdi değil, 80 milyonu yakından ilgilendiren bir konu olduğundan gelecek nesillerimizi nişasta bazlı şekere muhtaç mı edeceğiz, yoksa sağlıklı beslenmede herkes tarafından kabul edilen pancar şekerinin üretimine devam kararı mı vereceğiz?" diye konuştu.
Şahin Arslan'ın açıklamaları şöyle:
"Türkiye’de pancardan ilk şeker üretimini evinde deneyen Uşak Şeker Fabrikası'nın kurulmasına sebep olan Uşaklı Nuri Şeker'e selam olsun. O günkü zor şartlarda Türkiye’nin ilk şeker üreten Alpullu Şeker Fabrikası ve diğerlerini bizlere bahşeden Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve emeği geçenlere selam olsun.
Trakya’mızın çok önemli bir değeri olan Kırklareli, Edirne, Tekirdağ, İstanbul ve Çanakkale ekim havzalarını da kapsayan bu topraklarda Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün direktifleriyle 1926 yılında kurulan, aynı zamanda ilk şekeri üreten Alpullu Şeker Fabrikası’ndayız.
Biz üreticiler bugün burada şeker fabrikaları özelleştirilecek mi, yoksa özelleştirme sonucunda şeker fabrikaları kapanacak mı endişesinden daha ziyade pancar tarlalarında olmak isterdik. 2013 yılına kadar ara vermeden çalışan Alpullu Şeker Fabrikası'nda ne yazık ki yanlış yanlış tarım politikaları uygulanmış, pancar üretiminde havza bazlı destekleme olmamış, bölgemizde sulu alanlarda ekilen diğer ürünler desteklenmiştir. Kısaca üreticilerimizin pancardan para kazanamaması nedeniyle geçmiş yıllarda şeker üretiminde Avrupa birincisi olmuş Alpullu Şeker Fabrikası'nın 4 yıl aradan sonra 15 Eylül 2017 Cuma günü Trakya çiftçisine kapılarını yeniden açmasında, pancarın üretilmesinde siyaset gözetmeksizin bölgemizin tüm milletvekilleriyle, siyasi parti temsilcileriyle, valileriyle, belediye başkanlarıyla, belediye ve il genel meclis üyeleriyle, muhtarlarımızla, fabrika müdürlerimizle ve çalışanlarla, sivil toplum örgütleriyle, en önemlisi duyarlılık göstererek pancar eken çiftçi kardeşlerimizle Trakya olarak hep birlikte emek ve çabalar sarf ettiysek şimdi de Alpullu Şeker Fabrikası'nın satılmaması ilgili aynı duyarlılığı hep birlikte göstermek zorundayız. Çünkü pancar bizim, şeker bizim, fabrika bizim, gelecek nesiller bizim, vatan bizim.
Pancar üretimi gerçekten meşakkatli bir iştir, ancak ne yazık ki köyler boşaldı, insana dayalı iş gücü var, yapamazsınız dediler. Bizler Avrupa’da olduğu gibi makineleşmeyi, modernizasyonu yakalarız, dedik ve ürettik. Ama tam 2018 üretim planlarını, kotaları ve pancar üretimini, pancardan elde edilen hayvancılığımızın ham maddesi olan küspenin nasıl paketlenip üreticilerimize, hayvancılık yapan işletmelerimize nasıl faydalı oluruz diye düşünürken, Alpullu Şeker Fabrikası'nın özelleştirilmesiyle ilgili ihale şartnamesi 20 Şubat 2018'de yayımlanarak son teklif verme tarihi 18.04.2018 olarak belirlendi. Bu bölge halkımızı hayal kırıklığına uğratmıştır.
Kaldı ki devletimizi yöneten yetkililer ihale şartnamesinde özelleştirme olsa bile fabrikalar 5 yıl çalışacak, diyor. Ben buradan soruyorum: 5 yıl sonra ne olacak? Fabrikalarımız kapandığı takdirde bu yapıyı kurmak için işçiyi, ustaları nereden bulacağız? Geçmiş yıllarda özelleştirilen tarım kuruluşlarının sıkıntılarını birlikte yaşıyoruz ve görüyoruz. Hayvancılığı ayakta tutan kurumlar özelleştirildikten sonra hayvancılıkta nasıl dışa bağımlı hale geldiğimiz ortada. Karkas et ithal ettik, sakatat yok sattı. Canlı hayvanı, samanı ithal ediyoruz, yemin hammaddesi, proteini ithal ediyoruz. Nohut, mercimek, soya, pirinç, bakliyat, buna benzer ürünleri ithal ediyoruz. Bundan sonraki dönemde diğer ürünlerde olduğu gibi Türkiye şekerde de ihraç eden ülke olmaktan çıkıp şeker ithal eden ülke mi olacak? Bu ithalat nereye kadar gidecek? Taşıma suyla bu değirmen nereye kadar dönecek? O yüzden elimizdeki değere hep birlikte sahip çıkmamız gerekir. Atamızın dediği gibi 'Çalışmadan, yorulmadan ve üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkûmdurlar.'
Bu iş sadece pancar üreticisinin, şeker tüketicisinin derdi değil, 80 milyonu yakından ilgilendiren bir konu olduğundan gelecek nesillerimizi nişasta bazlı şekere muhtaç mı edeceğiz, yoksa sağlıklı beslenmede herkes tarafından kabul edilen pancar şekerinin üretimine devam kararı mı vereceğiz? Bundan sonraki dönemde ülkemizin şeker ihtiyacının karşılanmasında pancar mı ön planda olacak, yoksa mısır şurubu mu?
Bundan sonraki süreçte asıl mesele şeker fabrikalarının özelleştirilmesiyle fabrika çalışanları, yöre halkı, esnaf, hayvancılık sektörü, alkol, maya üreticileri mi? Yoksa nişasta bazlı şeker üreticileri mi? Kim kazanacak? Kim kaybedecek? Kaybeden tek olacak. Ülkemiz kaybedecek, Türkiye kaybedecek.
Tüm bu soruların cevabını bulmak için T.Z.O.B Başkanımız Ş. Şemsi Bayraktar Başbakan ve Cumhurbaşkanımızdan randevu talep etmiş olup ancak bu randevu talebine henüz bir geri dönüş olmadığı gibi bölgemizde pancar ekim hazırlıklarının başladığı bu günlerde fabrika çalışanlarının, pancar üreticilerimizin huzurlu ve işlerine konsantre olabilmeleri için devletimizi yöneten yetkililerin, şartlar ne olursa olsun bilim adamlarının sağlıkla ilgili çekinceleri, endişeleri gözetilerek konuya acilen açıklık getirmeleri gerekir. Pancar üreticilerinin tarım ve gıda sektörünün, şeker tüketicilerinin ülkemizi, bölgemizi yakından ilgilendiren Alpullu Şeker Fabrikası ve diğer fabrikaların özelleştirme kapsamından çıkarılması ya da özelleştirilmeden sonra 5 yıl üretim şartı yerine pancar şekerinin sürekliliğini sağlayacak yeni düzenlemeler getirerek üreticinin de içinde olduğu kooperatifler ve halka arzında memleket hayrına olacağına inancımız tamdır. Biz üretemezsek memleket aç kalır.
Bu memleket bizim, bu vatan bizim, bu toprakta doğduk, burda büyüdük. Bu pancar bizim, bu şeker bizim, bu topraklar bizim."
.jpg)
.jpg)
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












