loading
close
SON DAKİKALAR

Bahçeli: 49 yıllık siyaset mücadelemizde eğilmedik, bükülmedik

Bahçeli: 49 yıllık siyaset mücadelemizde eğilmedik, bükülmedik
Tarih: 10.02.2018 - 09:11
Kategori: Siyaset

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Antalya'da düzenlenen partisinin il ve ilçe başkanları toplantısında konuştu.

Devlet Bahçeli'nin konuşmasından satır başları şöyle:

"Tarihe bakarken ihtiyaç duyulan şey şuurdur, şuur yoksa tarih kuru olaylar yığını, cılız hatıralar geçidi, hamasi hikayeler yığınıdır. Tarih bir milletin hayatıdır, canlıdır, objektif tahlillere ihtiyaç duyacaktır. Tarihsiz bir millet eşyanın tabiatını aykırıdır. Tarihinden kopmuş bir millet ise kökü çürümüş ağaç, dümeni kırılmış metruk gemi gibidir. Milliyetçiliğin doğuşu bir yönüyle milli tarihin doğuşudur. Milli tarih doğdu mu milli şuur tecelli etti demiştir. Bu şuur Türk milletini, merhum Yahya Kemal'de anlamını bulduğu gibi, 'Kökü mazide olan ati' yapmıştır. Merhum Dündar Taşer'in dediği gibi, 'Milli şuur milliyetçi hareketi doğurmuştur'. Milliyetçi hareketin amacı da aynen Taşer'in vurguladığı üzere, 'Türk'ün cemiyet kumaşındaki yırtıkları kendi ipliğiyle örmek, duyguda, düşüncede ve harekette milli olmaktır'. Mesele, öz, hedef budur. Milliyetçiliğimiz zamanın dar kalıplarına sığmamış, sosyal gerçeklerin gerisine düşmemiş, çağın gerçeklerine biçare ve bigane kalmamıştır.

Milliyetçi Hareket Partisi haysiyet ve huzura ebedi çağrıdır. MHP milli birlik ve kardeşliğe evveli ve ebedi derin olan bağlılıktır. MHP, vatana, millete ve bayrağa eşsiz sevgi ve bağlılıktır. MHP şühedaya vefanın, milete bekanın, onurlu davetidir. Çatlamış dudakların, boş midelerin, kırılmış hayallerin, karanlık köylerin, çıplak tepelerin, yoksul toplumun yarısını üzerine kumar oynayan milletin yegane umudu MHP'dir.

Bir tarafta toprağı seyreden tok insanlar, öte yanda toprağı yoğuran aç insanlar. Bu çelişkinin aşılması lazımdır. Bir yanda emek veren, ter akıtan, helal lokmassı için çırpınan milyonlar, diğer yanda da milletin sırtından geçinen, fil dişi kulelerinde vicdanen ve fikren sefalet, fiziken de sefahat içinde yaşayan küçük bir azınlık ve kaymak tabaka. Bu açmazın da giderilmesi şarttır.

49 yıllık siyaset mücadelemizde pek çok zorlukla karşılaştık ancak Türk milleti için yaptığımız ve yapacağımız fedakarlıklarda hiçbir zaman sınır tanımadık, hiç de nokta koymadık. Eğilmedik, bükülmedik, gecikmedik. Düşmedik, üşenmedik, dinlenmedik. Yılgınlık akıntısına şuurumuzla direndik, yozlaşma akınına gururumuzla direnç gösterdik. Şiddetli operasyonlara karşı devasa bir duruş sergiledik, seviyesizliklere karşı seviyeli bir durduk. İftiralara karşı davanın iffetini koruduk. Özellikle 1 Kasım 2015 milletvekili genel seçiminden sonra akla hayale gelmeyecek saldırılarla karşılaştık. Hamdolsun teslim olmadık, acizlik göstermedik. Oyunları bozduk, oyuncuları bozguna uğrattık. Bunu hep birlikte yaptık, hep beraber başardık.

Ayrılıp İYİ Parti'yi kuran muhaliflere sert sözler

'Paradigma değişikliği' dediler, 'iktidar olacağız' dediler, 'Böyle gitmez' dediler, tertemiz arkadaşlarımızı istismar ederek, topladıkları imzalarla kapımıza dayandılar. Hiç yaşanmamış, hiç rastlanmamış rezillikleri sergilediler. Ahlak gözetmediler, anlayış göstermediler. Yetmedi tarlalara üşüşüp olağanüstü kongre derdine kapıldılar, yetmedi tellere tutunup temellerimizi dinamitlemeye kalkıştılar. Otellerde toplandılar, dedikodu yaptılar, fitne kazanı kaynattılar. Amaç milli şuuru köreltmek, milliyetçi hareketi karartmaktı. Amaç Türk milletinin son kalesini kapatmak, son siperini karartmaktı. Başardılar mı? Hayır. Sonuç aldılar mı? Elbette asla. Her zaman dediğim gibi davamız  dualıdır, himaye Allah'tandır. Destek aziz Türk milletindedir.

'Okyanus ötesi', 'kurultay bezirganları'...

Böyle bildik, buna inandık, üç hilal okyanus ötesinin eline düşemezdi, çok şükür düşmedi. Üç hilal kurultay bezirganlarının kontrolüne giremezdi, çok şükür girmedi. Ülkülerinde fazilet sahibi dava insanları gecenin en zifir anında ortaya çıkarak hezimet arayanları sindirdi. Bu süreçte umutsuzluğa kapılanlar oldu. Gelişmeleri dikkatle takip edip stratejik suskunluk dönemine girenler oldu. Kozlar paylaşıldıktan, yeni şartlar oluştuktan sonra ileri atılmak üzere pusuya yatanlar oldu. Farklı arayışlara açık veya gizli yönelenler oldu. İkbalin kaygısıyla arayışa yönelenlerle, sadakati yalnızca dilinde, samimiyeti yalnızca yüzünde bulunanlar oldu. Yaşanan ne varsa davamızın vicdanında saklıdır. Kim ne yaptıysa, hangi ilişki ağlarına girip, hangi çıkarların cazibesiyle hareket ettiyse, geldiğimiz bu aşamada tüm netliğiyle açıktadır. Dava adamlığı karşılıksız adanmayı gerektirir, yüksek ruh, ahlak, sadakat, mertlik ister. Dünyevi arzulara aldanmayı, dayatmalara ise boyun eğmeyi reddeder.

'Yanlışa düşenleri yeniden kazanacağız, ihanet edenleri dünya durdukça affetmeyeceğiz'

Türk milleti milletçe MHP'den gelecek bir sese, yükselecek bir iradeye kilitlenmiştir. Yürüyüşümüzü bozacak hiçbir düzensizliğe, iç huzur ve düzenimizi bozacak hiçbir dengesizliğe müsaademiz söz konusu olamayacaktır. Hizipçilik yapan, huzursuzluk çıkaran, ekipçilik ve dar kadroculuktan medet uman kim olursa olsun gözümüz üzerindedir. Merhamet, meşruiyet ve muhabbetten ayrılmadan önümüze bakacağız. Küskünlükleri, dargınlıkları gidereceğiz. Gaflete kapılıp, yanılıp yanlışa düşen sonra da vicdanen pişmanlık duyan, safiyane ve dürüst bir şekilde hatasını kabul edenleri yeniden kazanacağız. Ancak bu davaya ihanet etmişleri, mahkeme kapılarında, korsan  kurultay salonlarında her kepazeliğin başını çekmişleri dünya durdukça affetmemiz söz konusu dahi olmayacaktır. Trenden inenler indikleri yerde kalmıştır. Rüzgarla savrulanlar, gaza gelip sivrilenler kaybetmişlerdir. İpli saplısını bilmeyiz, cambazı cümbüşü tanımayız. Yapılanları unutmadık. Hakaret ve hainlikleri hiç ama hiç aklımızdan çıkarmadık.

-15 Temmuz FETÖ darbe girişiminden sonra Yenikapı'da yeni bir ruh doğdu. Yeni bir hükümet sistemi üzerinde uzlaşmaya vardık. Bekamız tehlike altındaydı. Kaldı ki vatanı kaybetttikten sonra neyin siyasetini yapacağız? Devlet gittikten, millet bölündükten sonra neyin anlamı kalacaktı? Türk Milleti 16 Nisan'da Cumhurbaşkanlığı Sistemi'ne evet demiştir. Baraj sorunu yaşadığımızı söyleyenler acaba barajın yüzde 50+1'e çıktığını ne zaman idrak edeceklerdir? Bunlar eski Mısır'da yaşasalar HZ Musa'ya karşı firavunda birleşirlerdir. Bunlar Kerbela'da olsa yezidin safında yer tutarlardı. MHP'nin baraj sorunu yok diyorum, kalın ve kabuk bağlamış kafaları almıyor. MHP büyüyor, güçleniyor diyorum, 3 maymunu oynuyorlar. Akbaba, kuzgun gibi akıllarınca leş arıyorlar. Kıskananlar çatlasın, çekemeyenler patlasın diyorum. Patlaya patlaya un ufak olduklarını görmüyorlar. Davamızın büyüklüğü oy oranları ile değil, ülkülerimizin yüksekliği ile ölçülür diyoruz. MHP, küçük hesapların ayaklarına pranga vurmasına müsaade etmeyecektir. Hiçbir Türkiye sevdalısı buna göz yummayacaktır. Bilakis her gün biraz daha kenetlenip lider ülke yolunda ilerleyişimiz devam edecektir.

-Milli bekamızın olağanüstü risk ve tehdit altında olduğu bir dönemde Türkiye Cumhuriyeti'nin 3. evresine geçmiş bulunuyoruz. Cumhurbaşkanlığı Sistemi'nin kurum ve kurumlarıyla gerçekleşmesi, kökleşmesi, tam anlamıyla oturması amacıyla 2019'da gerçekleşecek Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı destekleyeceğimizi açıkladık. Siyasi akıl bunu gerektiriyordu. Ülkenin gerçekleri buna işaret ediyordu. Milli bekamızın korunması için böylesi bir uzlaşmada buluşmak gerekiyordu. Yaptığımız da budur. MHP milletin gönlündedir.

-Türk askeri, ÖSO ile birlikte hainleri kovalamaktadır. Mühimmat ve cephaneleri imha etmektedir. Bini aşkınterörist etkisiz hale getirilmiştir. Zeytin Dalı Harekatı'nın 19. gününde şehit olan Piyade Uzman Çavuş Ömer Akpınar'ın cenaze namazı tek kelimeyle mahşeri bir kalabalıkla kılınmıştır. Aziz şehitlerimize bir kez daha Allah'tan rahmet diliyorum. Biz bir ölürsek bin diriliriz. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu Afrin'in içine girilmesini doğru bulmuyormuş, peki sen neyi doğru buluyor, neyi doğru görüyorsun? Sayın Kılıçdaroğlu, ABD'li askerler, YPG'li katillerle Membiç'te nöbet tutuyorlar haberin var mı? ABD'nin Irak ve Suriye'de IŞİD'e karşı sürdürdüğü operasyonun en üst düzey sorumlusu bir general bozuntusu, YPG'ye kahraman diyor, Türkiye'ye yanlış hesap içinde diyor, parmak sallıyor hiç duydun mu? Afrin'e girmeyin demek PKK'-PYD-YPG'yi arkalamak, terör örgütlerine el sallamaktır. Yarın birilieri de haydi Hatay'dan, Kilis'ten çıkın derse ne yapacaksınız, nereye kaçacaksınız? Terör örgütleri bu kadar mı gözünüzü boyadı, bu kadar mı aklınızı başınızdan aldı?" 

 

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları