loading
close
SON DAKİKALAR

Bandırma'da üç fidan anıldı

Bandırma'da üç fidan anıldı
Tarih: 06.05.2014 - 20:20
Kategori: Kültür & Sanat

SODEV genel Sekreteri Mehmet Tüm'ün organizasyonunda Bandırma'da, Barış Manço Kültür Merkezinde 6 Mayıs Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan anması yapıldı...

SODEV genel Sekreteri Mehmet Tüm'ün organizasyonunda 6 Mayıs 2014 Salı günü saat 17.00'da Bandırma, Barış Manço Kültür Merkezinde; Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan anması yapıldı...

Etkinlikte sunumları Ali Gönenden yaptı. Anma programı saygı duruşuyla başladı. Etkinliğin ilk konuşmacısı SODEV genel Sekreteri Mehmet Tüm oldu.

Mehmet Tüm konuşmasında; "Bundan tam 42 yıl önce üç devrimci yürek, üç fidan; Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan 6 Mayıs 1972 de,12 Mart cellatları tarafından asılarak katledildiler. İdamları hukuksuzdu. Zaten hukuktan bahsetmek imkansızdı. Onlar, Emperyalizme ve faşizme karşı, tam bağımsız ve demokratik bir ülke istediler.


Türkiye halkının ve devrimci gençliğinin onlara duyduğu özlem her gün biraz daha artıyor. 6 Mayıs 1972 den bu güne Denizler, milyonların yüreğinde halâ taptaze yaşıyorlar. Günümüzde emperyalizme karşı mücadele daha da büyük bir önem kazanmıştır. Bu gün halâ Denizlerin ileri sürdükleri talepler geçerliliğini sürdürmektedir. O tarihten bu güne bir çok hükümet, siyasal iktidar değişti. Ama maalesef siyasal anlayış asla değişmedi.


Üç devrimci yüreğin,üç vatan ve özgürlük sevdalısının asılarak katledilmesi devrimcilerin, gençlerin mücadelelerini daha da bilemiş, daha da çoğaltmıştır. Bu günün gençliği Denizlerden aldıkları onurlu mücadele mirasını, halâ
o günlerin ateşi ve kararlılığı ile sürdürmektedir.

Türkiye gençliğinin bu bilinçle mücadeleyi daha da yükselteceğine ve bu hedefe yılmadan,usanmadan ulaşacaklarına inancım tamdır. Deniz, Yusuf, Hüseyin birer destan oldular. Onların destanlaşmasında şüphesiz eylemlerinin, düşüncelerinin, mücadelelerinin ve gençliklerinin çok büyük payı vardır.

Denizler, Mustafa Kemalin önderliğinde emperyalizme karşı verilen ulusal kurtuluş savaşının kazanımlarına sonuna kadar sahip çıktılar. Deniz Gezmiş'in yakın arkadaşı Aydın Çubukçu bir anlatımında Deniz Gezmiş’ten söz ederken şöyle diyor;


"Bizler evlerinde dünya sorunları konuşulan çocuklar olarak büyüdük. Eşitliğe, hak ve adalete ve siyasete olan ilgimiz hayatımızı belirledi. Bunun en tipik örneklerinden biri; Deniz'in ilkokul mezuniyet fotoğraflarında, Demokrat Parti diktatörlüğüne karşı eli ile altı ok işareti yapmasıdır. O yaşta bir çocuğun bu kadar siyaset içinde olması bu gün çok mümkün değildir. Fakat o günkü şartlarda siyaset bizim hayatımızın bir parçasıydı." diyor.

Her 6 Mayıs’ta, binlerce genç, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının, Amerikan askerlerini denize döktüğü Dolmabahçe’ye yürüyor. Her 6 Mayıs’ta, devrimcilerin, sosyalistlerin ve demokratların ellerinde yine mücadele bayrakları var. Dillerinde kardeşlik türküleri var.

Onlar,ezilen halkın umudu olmuşlardır. Baskı gören, katliama uğrayan inanç sahiplerinin, ezilenlerin, mağdurların yoldaşıdırlar. Emperyalizme, faşizme ve sömürüye karşı bağımsızlık ve özgürlük için çalışmak, başta işçi sınıfı olmak üzere tüm ezilenlerin hakkını savunmak; onların bize bıraktığı devrimci bir mirastır.

Denizler hiç tereddüt etmeden idam sehpasını kendileri tekmelediler. O karanlık gecenin ortasında "kahrolsun emperyalizm", "yaşasın halkların kardeşliği" diye haykırdılar..

Bu gün biz de burada kahrolsun emperyalizm, yaşasın halkların kardeşliği diyoruz. Denizlerin şahsında Nurhak'ta katledilen Sinanları;
Kızıldere'de katledilen Mahirleri,
İşkencede katledilen İbrahim Kaypakkayaları,
12 Eylül Faşist cuntası tarafından yaşı büyütülerek katledilen Erdal Eren'i ve Gezi direnişinde özgürlük ve demokrasi mücadelesinde katledilen gençlerimizi ve tabi ki Berkin Elvan’ı ve tüm devrim şehitlerimizi buradan bir kez daha saygı ile anıyorum.

Özgürlük ve demokrasiyi savunmanın yolu, Denizlerin bu onurlu kavgasına sahip çıkmaktan geçer. Onlar, ‘’Bu vatan onu parsel parsel satanların değil, uğrunda can verenlerin vatanıdır.’’ Diyerek yola çıktılar ve mücadele verdiler. Onlar; Türkiye’nin bağımsızlığından başka bir şey istemediler ve hayatlarını bu yola koydular. Varlıklarını Türkiye halkına armağan ettiler. Onlar; Anayasanın başlangıç ilkesinde belirtilen ulusun zulme karşı direnme hakkını kullanarak anayasal bir davranışta bulundular.

Şahsi hiçbir çıkar gözetmeden halkımızın bağımsızlığı ve mutluluğu için savaştılar. Bayrakları asla yere düşmedi. Bu gün daha yükseklerde dalgalanıyor. Yarın daha da yükseklere çekilecektir.

SODEV Genel Sekreteri Mehmet Tüm konuşmasını Can Yücel'in "Aşk olsun sana çocuk" şiiriyle bitirdi...

Ve işte Bizim Deniz;

En uzun koşuysa elbet Türkiye'de de Devrim,
O, onun en güzel yüz metresini koştu.
En sekmez lüverin namlusundan fırlayarak....
En hızlısıydı hepimizin,
En önce göğüsledi ipi....
Acıyorsam sana anam avradım olsun,
Ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun.

Etkinlikte, SODEV Genel Sekreteri Mehmet Tüm'den sonra Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza konuşmasını yapmak üzere sahneye çıktı...


Dursun Mirza konuşmasında, "Öncelikle yapılan etkinlik ve katılım için teşekkür konuşması yaptı. Üç fidanın idamı için zamanında üç üç çığlıkları ile idam edilmeleri ve buna karşılık Mendereslerin de asılmalarına karşı duruşumuz bugün hala idamı konuşanlara karşı duruşumuz aynıdır. Bugün saygıyla üç gencimizi anıyorum" dedi...

Etkinlikte son konuşmacı www.istanbulgercegi.com genel yayın yönetmeni İmambakır Üküş, konuşmasında, 


"42 yıldır 6 Mayıs'larda bir araya gelip ağıtlar yakıyoruz. Kaybettiğimiz gençlerimiz için 42 yıldır ağıttan başka bir şey yapmadık. Sol neden bir araya gelemiyor bunları konuşmalıyız. 

Onların neden idam edildikleri konusunda bir çalışma yapıp bir birimizi sevmeyi bu gençlerden öğrenmeliyiz. İdama giden gençlerimizle aynı örgütlerden olmayan devrimci gençler Kızıldere'de onları kurtarmak için canlarını verdiler. Devrimci dayanışmayla birbirleri ve ülkeleri için tek vücut oldular bunu değerlendirmeliyiz. 

Bugün bizi yönetenler o günlerde komünizmle mücadele derneklerinden geldiler. Deniz Gezmiş ve arkadaşları 6.filoyu denize attıklarında onlar emperyalistler için destek namazı kılıyorlardı. Onlar bugün Cumhurbaşkanı ve Başbakan biz paramparçayız. Birlikte olmayı ve birbirimizi sevmeyi öğrenmeli bu toprakları emperyalizmin ve onun temsilcilerinden kurtarmalıyız" dedi...





Etkinlik; Gamze Munzur, Arda Kurtbaşı, Nurten Akman, Seyfettin Ertekin, Lamia Saniye Işık şiirleriyle etkinliğe renk kattılar. Cevali - Metin ikilisi gitar ve bağlama eşliğinde söyledikleri türküler ve marşlar ile etkinlik son buldu...


Vişne Haber Ajansı - Dilfiraz Değerli

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları