Başbakan'dan darbe yanıtları

Başbakan Erdoğan, Darbeleri Arıştırma Komisyonu'nun sorularına yazılı olarak cevap verdi...
ANKARA - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu'nun kendisine yönelttiği sorulara ilişkin cevapları Komisyon'a ulaştı.
Erdoğan'ın Komisyon'a verdiği cevaplar şöyle:
*Doğrudan veya dolaylı olarak, bir gecede veya sürekli olarak, silah marifetiyle veya bürokratik aygıtlarla milletin iradesine ve onun adına yetki kullanan demokratik kurumlara tasallutta bulunan her girişim, her müdahale, her tavır aynı derecede kötüdür, aynı derecede demokrasi ve millet düşmanlığıdır.
*İktidara gelen partiler tahammülsüzlükle karşılaştı. Vesayetçi anlayışı, darbeci zihniyeti, müdahaleci yaklaşımı tamamen tasfiye edene kadar, hukuki ve siyasi çabalarımız devam edecektir
*Türkiye'ye ağır bedeller ödeten darbeler dönemi geride kaldı. Demokrasiye müdahale girişiminde bulunanlar hesap verecektir.
*27 Nisan bildirisinde haddi aşan ifadeler var. 27 Nisan bildirisine bir gün sonra gerekli cevap verildi.
*Milli iradeye karşı tertiplenen müdahaleci senaryo tasfiye edildi.
*28 Şubat'ın ilk sinayelleri 1994 seçimlerinin ardından alındı. 28 Şubat müdahalesi, TBMM'yi, seçilmiş Hükümeti, millet iradesini, sivil siyaseti hedef aldığı kadar, doğrudan şahsımı da hedef almıştır. Bu müdahale, ülkenin geleceğini ipotek altına alacak bir siyaset mühendisliğinin ürünüdür.
*28 Şubat, bizi, bizim temsil ettiğimiz siyasi idealleri, bizim şahsımızda milletin tercihlerini ve iradesini silmek, yok etmek, engellemek üzerine kurgulanmıştır.
*28 Şubat süreci ile AK Parti ve bizim siyasi çalışmalarımız arasında kurulan spekülatif ilişkiler haksız, insafsız ve mesnetsizdir. Biz, 28 Şubat döneminde hedef alındık, engellendik, mağdur edildik, hatta zorlama gerekçelerle görevden alındık, cezaevine ve siyaset yasağına mahkum edildik. Biz, 28 Şubat'a rağmen, milletimizden aldığımız destek ve istikametle siyasi hayatımızı sürdürüp bugünlere geldik.
*Kamuoyunda 'Dolmabahçe Görüşmesi' olarak adlandırılan, dönemin Genelkurmay Başkanı ile yaptığımız görüşme, haftalık olağan ve sıradan bir görüşmedir. Görüşmenin muhtevasında speküle edilen hususlar veya devam eden davalarla ilgili konular bulunmuyor.
*'27 Nisan bildirisi sonrasında yaşananlar, Türkiye'de samimi ve kararlı bir sivil irade bulunması halinde, demokrasiye yönelik tehlikelerin demokratik sistemin kendi dinamikleri ile bertaraf edilebileceğini göstermiştir.
*28 Nisan günü AK Parti Hükümeti, 22 Temmuz gecesi ise Türk milleti bildiricilere ve vesayetten medet uman çevrelere en güzel cevabı vermiştir. Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı seçilmesi demokrasinin gücüdür.
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












