Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Bozdağ, Zarrab davasının Türkiye'ye yönelik siyasi bir kumpas davası olduğunu söyledi.
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Bozdağ, Zarrab davasının Türkiye'ye yönelik siyasi bir kumpas davası olduğunu söyledi.
Bozdağ, NATO tatbikatında Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hedef alınmasına yönelik olarak, "Bu NATO tarihinin en büyük skandallarından bir tanesidir. Açık bir had bilmezliktir, kabul edilemez bir durumdur. Türkiye gerekli onurlu duruşunu ortaya koymuştur ve askerlerini derhal tatbikattan geri çekmiştir. Bu saldırı sadece ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve son Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan beyefendiye dönük bir saldırı, saygısızlık değildir. 80 milyon Türk milletine ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne dönük açık bir saygısızlıktır. Haklarında idari tahkikat başlatmalarını, özür dilemelerini olumlu karşılıyoruz ama bu sadece şahıslarla izah edilebilir bir durum gibi gözükmemektedir. Bir özensizlik sonucu yapılmış bir iş gibi görülmektedir. Üst amirler, komutanlar kimse onlarla ilgili de işlem yapılmasını, sorumlulukları olup olmadığının tespit edilmesini istiyoruz. Üstünün örtülmemesi gerektiğini de açıkça ifade ediyoruz" dedi. Bozdağ, Türkiye'nin 'NATO'nun saygın bir üyesi' olduğunu vurgulayarak, "Türkiye bundan sonra da katkılarını sunmaya devam edecektir" diye konuştu.
Hükümet Sözcüsü Bozdağ ayrıca, ana muhalefet ve muhalefetin ortak tavır koymalarını da memnuniyetle karşıladıklarını söyledi.
Bekir Bozdağ, Reza Zarrab davasının Türkiye'ye yönelik bir kumpas davası olduğunu belirterek şöyle konuştu:
"Zarrab davası Türkiye'ye dönük açık bir kumpastır dayanaktan yoksundur. FETÖ'nün, asker, polis ve yargı içindeki mensuplarıyla giriştiği ancak başaramadığı darbe girişiminin tekrarlanmasından başka bir şey değildir. Kanuna aykırı olan hiçbir şey delil olarak kullanılamaz. Türkiye ve İran arasındaki ekonomik ilişkilerin tamamı uluslararası hukuka uygundur. Türkiye bir hukuk devletidir. Bütün işlemleri hukuk çerçevesi içinde yürümektedir. Yapılan iş ve işlemlerde hukuka aykırılık söz konusu değil. Türkiye'nin İran, Rusya ve diğer ülkelerle olan ekonomik ilişkilerine zarar vermeye çalıştığı çok açıktır. Bu dava siyasi bir davadır. Sanıklar adeta rehin durumdalar. Türkiye Cumhuriyeti devletini, hükümetini, kurumlarını suçlayan, Türkiye'nin aleyhinde karar çıkmasına yarayacak itiraflarda bulunmaya zorluyorlar. Türkiye aleyhinde yapılan kumpasta hukuka uygun bir delil yok ellerinde.
Bu davadaki deliller nerede, ne zaman elde edildi? 15 Temmuz'da başarılamayanlar ekonomik yaptırımlar suretiyle kumpasla karşı karşıyayız."
Yeni bir KHK ile ilgili çalışma yapıldığını söyleyen Bozdağ, "Hem tedbir hem de düzenleme kararnamesi olmak üzere 2 kararname yayınlayacağız" dedi.
Vişne Haber Ajansı