loading
close
SON DAKİKALAR

Birgül Ayman Güler Pendik ADD Toplantısında

Birgül Ayman Güler Pendik ADD Toplantısında
Tarih: 16.12.2012 - 15:00
Kategori: Yerel

Pendik ADD şubesinin konuşmacısı CHP İzmir milletvekili ve PM üyesi Birgül Ayman Güler, Hatay milletvekili Refik Eryılmaz oldu...

Pendik ADD şubesinin konuşmacısı CHP İzmir milletvekili ve PM üyesi Birgül Ayman Güler, Hatay milletvekili Refik Eryılmaz, Pendik ADD başkanı Muhammed Gülenç, ve Tuğ Amiral  Türker Ertürk ve moderatör Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu yaptı...

Atatürkçü Düşünce Derneği Pendik şubesi, ''Yeni Bin Yılın Savaşı ve Yerel Yönetimler Yasası'' başlıklı paneli yapıldı. ADD Pendik Başkanı Muhammed Gülenç '' Emperyalizmin, orta doğu ve ülkemize karşı başlattığı yeni hamle ve harekata zamanında müdahale etmezsek gelecekte bedelini daha ağır ödeyeceğimizi unutmayalım" dedi...


Yunus Emre Kültür Merkezi'nde düzenlenecek panel 16 Aralık Pazar günü saat 14.00'da başladı...


Tuğ Amiral  Türker Ertürk konuşmasında ABD'nin başına gelen sağcı ve solcu tüm yönetimleri  "işgalci ve savaşçıdır değişen hiç bir şey yok" dedi...


Hatay Milletvekili Refik Eryılmaz, 'Suriye'de yaşananlar bizim taraf olduğumuz ve kışkırtmalarını bizzat hükumetimiz tarafından yapılan bir operasyondur' dedi...


Bütünşehir Yasası Nedir? sorusu sorulduğunda konu hakkında en bilgili ve yetkili isim toplantımızın konuğu CHP İzmir milletvekili ve PM üyesi Prof. Dr. Birgül Ayman Güler'dir...

Güler, 'Biz burada Büyükşehir yasasını konuşacağız. Yasanın bize neler yapacağından bahsediyoruz. Ben bugün AKP hükumetinin  büyükşehir yasasını uyguladığı İstanbul'da iki buçuk saat trafikte bekleyerek öğrendim." diyerek konuşmasına başladı...

Bu kanun tasarısı Parlamentoya 8 Ekim günü geldi. Görüşmelere geçmeden önce en az 48 saat bekleme zorunluluğu var, herkes konuya hazırlansın amacıyla. Hükümet tarafının acelesi çoktu; 48. Saat doldu, bizi görüşmeye çağırdı.

16.082 köye 1581 beldeye, buralarda yaşayan halka hiçbir şey sormadan tasarrufta bulunmak anti-demokratiktir. Git sandık koy, ne diyor halk sor. Bilgi ver, “bak ben böyle böyle bir şey yapıyorum şunun için yapıyorum” de ve yaptığın şeyi açıkla. Belki de hepimizi ikna edersin! Yeterli bir zaman ver, ben de gezeyim anlatayım neden karşı çıktığımı. Bu halkın oylarıyla, temsilcileri olarak görevlendirildim. Görevimi yapmamı engelleme!

10 Ekim 21 Ekim arası alt komisyon yalap şalap bitti, günde 18 saat çalışma ile. Genel Kurula getirdiler Kurban Bayramı’ndan hemen sonra ve 12 Kasım sabaha karşı saat altıbuçukta bitti çalışmalar. Pazar günü 14.00’te başladık, pazartesi sabah altıbuçukta çıktık genel kuruldan. Memleketin başına dert olacak bir kanun, “hadi hadi çabuk” naraları içinde çıktı. 10 Ekim – 12 Kasım, 1 ay, bu bir ayın içersinde TBMM görüşmelerini bile adam gibi yapamıyorsun, çıkıp seçmene, memlekete nasıl anlatacaksın? Bunu söyledik, o kadar çok insanın hayatını etkiliyor sormak zorundayız: Bu tüzel kişilikler dursun mu kalksın mı? Emlak vergisi uygulansın mı uygulanmasın mı? İçme suyunu sen büyük şehirden almak ister misin istemez misin? Ve diğer konular…. Konuşalım, bunları televizyonlarda konuşalım, köylerde konuşalım… Asla yanaşmadılar….

Köy Toprağı Vatan Toprağıdır

Mülkiyetin el değiştirmesinden endişe ediyoruz. Nüfusun kendini besleyememe nedeniyle zorunlu göçü gibi bir şeyle karşı karşıya kalmaktan, köylerin boşaltılmasından, bundan da çok endişe ediyoruz.

Endişemizin bu tarafı vatanla ilgili. Köy dediğin yer aynı zamanda tabii servetin bulunduğu yerdir. Köyde maden var, köy alanı dediğin sadece burası değil, köy sınırları bir sürü boş araziyi kapsıyor. Maden var, su kaynakları var, orman var ve tabii toprak var; bitki örtüsü altıyla üstüyle. Bu bizim tabii servetimiz. Köylü burada hem ata toprağının hem vatan toprağının bekçisidir. Köylü buradan iktisadi zor kullanılarak uzaklaştırılırsa, buralar ranta açılırsa, zenginlik hesapsızca el değiştirirse, bu tabii servetlerin korumasını kim yapacak?

Bergama’nın Çamavlu köyünü örnek olarak vereceğiz, madenlerin meralara, toprağa, suya ve hatta havaya ne yaptığı malum. Taş ocaklarının ne yaptığı malum. Belki aramızdan beşimizi, onumuzu orada istihdam ediyor. Ama işini bitirip gittiği zaman ne toprak kalıyor ne istihdam, bu yörede çok yaşadık biz bunu. Bu nedenle ata toprağı, kadim toprak, köylü toprağı ama aynı zamanda vatan toprağı… Tabii servetlerin, doğanın korunması da bu yasayla tehlikeye giriyor''dedi.

Vişne Haber Ajansı

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları