AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin birleşen 2 davanın ilk duruşması İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı.
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin ana
dava ile birleştirilen 26 kamu görevlisine yönelik açılan davada savunma yapan tutuklu sanık polis amiri Muhittin Zenit, "Dink'in öldürülmesi için birileri ateşi yaktı birileri de bu ateşi alevlendirdi. En çok da medya bu ateşe benzin döktü. Biz de devlet olarak bunu izlemişiz. Biz devlet olarak Dink'in öldürülmesine göz yummuşuz" dedi.
Hrant Dink'in katledilmesi ve olayda ihmali olan kamu görevlilerinin yargılandığı
dava dosyalarının birleştirilmesi üzerine ilk duruşmanın görüldüğü İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde avukatların taleplerinin alınması ve sanık avukatlarının "reddi hakim" talebinin ardından tutuklu sanıkların savunmalarına geçildi.
Savunma yapan tutuklu sanık Özkan Mumcu, cinayetin gerçekleştiği dönemde görevde olmadığını, ancak 15 aydır bir insanı öldürmekten suçladığını savunarak, "Bize Erhan Tuncel aracılığı ile Dink'in öldüreceği bilgisi geldi. Biz de İstanbul'a bildirdik. Ben askerdeyken öldürüldü Dink. Benim görevim miydi onu korumak?" dedi.
Mumcu'nun savunması devam ederken Yasin Hayal'in ağabeyi, "Bunu neden emniyete almadınız?" diye tepki gösterdi. Bunun üzerine salondakilerden biri, ona "Sus" diye bağırdı. Savunmasına devam eden Mumcu, "Zatı (Dink'i) 301'den yargılayan, medyaya çıkaran hedef gösteren ben miyim? Dink'in Yasin Hayal tarafından öldürüleceğini bildirdim. Raporlarda yazdım, bunu başka türlü nasıl anlatabilirim, yazabilirim?" dedi.
Ardından o dönem Trabzon Emniyet Müdürlüğü'nde polis amiri olarak görev yapan Muhittin Zenit'in savunmasına geçildi. Zenit savunmasında, "Dink'in öldürülmesi için birileri ateşi yaktı birileri de bu ateşi alevlendirdi. En çok da medya bu ateşe benzin döktü. Biz de devlet olarak bunu izlemişiz. Biz devlet olarak Dink'in öldürülmesine göz yummuşuz" dedi.
Yasin Hayal'in adını ilk kez Erhan Tuncel'den duyduğunu ve Tuncel'den istihbarat bilgisi aldıktan sonra bunu gerekli yerlere bildirdiğini iddia eden Zenit, "Dink'i korumak isteyen bir polis memuru 15 aydır cezaevinde. Bana Dink'i korudum diye cezaevinde işkence ettiler. Kırık camlı odalarda kaldım. Dink’i biz devlet olarak koruyamadık. Dink; şerefli, namuslu, onurlu bir insandı. Onu devlet bu konuma getirdi, hedef yaptı. Biz onu koruyamadık. Biz devlet olarak onun öldürülmesine göz yumduk" ifadelerini kullandı.
Zenit son olarak "Dink'in öldürülmesinden kim sorumluysa onlardan şikayetçiyim. Çünkü ben o öldürülmesin diye mücadele ettim, ancak onun öldürülmemesi için mücadele ederken şimdi cezaevindeyim" diye savunma yaptı.
Duruşma sanıkların savunmalarını yapması ile devam ediyor.
'HRANT'IN ARKADAŞLARI' AÇIKLAMA YAPTIÇağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nın karşısındaki meydanda toplanan "Hrant'ın Arkadaşları" adlı grup, "Hepimiz Hrantız, hepimiz Ermeniyiz" şeklinde pankart açarak, "Yaşasın halkların kardeşliği", "Biz bitti demeden bu
dava bitmez" ve "Öldür diyenler yargınlansın" şeklinde slogan attı.
Grup adına yapılan basın açıklamasında, "Bugün 19 Nisan 2016. 9 yıl 3 ay geçti arkadaşımız katledildi. Bugün birleştirilen davanın ilk celsesini izlemek için adliye önündeyiz. Hrant Dink'in gerçek katillerinin yargılanması adına ilk günden bu yana sürdürdüğümüz hukuk mücadelemizde işaret ettiğimiz yerlere daha yeni yeni dönülüp bakılıyor. Bakmakla mı kalacaklar yoksa çırılçıplak ortada duran gerçekleri de görecekler mi bilmiyoruz. Biz adalet talep ediyoruz. Kimin ak, kimin kara, kimin ordan, kimin burdan olduğuna bakılmaksızın yapılacak yargılama ile bu kalleş cinayete ortak olmuş her kim varsa hesap versin istiyoruz. Kanın kana, kinin kine karıştığı bu günlerde Hrant Dink gibi bir sesin eksikliğini daha çok hisseden bizler adalet talebimizi ilk günkü inatla bir kez daha haykırmak için buradayız. 3 gün sürecek yargılamayı takip etmek çin Çağlayan Adliyesi'nde olacağız. Hrant için adalet için. Gerçek katilleri hak ettikleri cezayı alana bu alçak cinayetin hesabı tüm ortaklarından sorulana kadar biz bitti demeden bu
dava bitmez" ifadelerine yer verildi. Grup basın açıklamasının ardından duruşmayı izlemek için adliyeye girdi.
Açıklamaya CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve HDP Milletvekili Garo Paylan da destek verdi.