loading
close
SON DAKİKALAR

‘Biz, ODTÜ'de İngilizce üç kelime öğrendik: Yankee go home’

‘Biz, ODTÜ'de İngilizce üç kelime öğrendik: Yankee go home’
Tarih: 31.05.2016 - 10:12
Kategori: Gündem

68 kuşağının devrimci gençlik hareketinin önderlerinden Sinan Cemgil’in Nurhak dağlarında öldürülmesinin üzerinden 45 yıl geçti.

68 kuşağının devrimci gençlik hareketinin önderlerinden Sinan Cemgil’in Nurhak dağlarında öldürülmesinin üzerinden 45 yıl geçti. 

45 yıl önce bugün Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesinde cenazeyi almaya giden Sinan'ın annesi Nazife Cemgil, çevresini saran kadınlara Sinanlar'ı şöyle anlatır: "Bu oğlum Sinan. Bunlar da onun arkadaşları (Kadir Manga ve Alpaslan Özdoğan), kardeşleri. Onlar da oğullarım. Bu çocuklar, bu oğullar, bu ülkeyi, halkı, sizleri sevdiler. Başka bir istekleri yoktu. Her biri birer dehaydı. Her biri üstün zekalı birer güzel insandı. Dileselerdi, düzenin adamları olsalardı, şimdi burada cansız yatmazlardı. Birer milyoner olurlardı. Ama onlar, halkı, sizleri sevdiler. Sizin sorunlarınızı omuzladılar. Size yalan söylüyorlar. Onlar eşkıya değildi."

Sinan Cemgil, Adnan Cemgil ve Nazife Cemgil’in ikinci çocuğu olarak 15 Kasım 1944 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Türk Barışseverler Cemiyeti'nin Menderes Hükümetini, TBMM kararı olmaksızın Kore’ye asker göndermesi sebebiyle protesto etmesi üzerine Adnan Cemgil’in aldığı hapis cezası Sinan’ın henüz çocuk yaşta cezaeviyle tanışmasına sebep oldu.

Sinan Cemgil, 1964’de Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’ne girdiğinde siyasetle etkin olarak ilgilenmeye başladı. 1965 yılında Bursa'daki TİP kongresinin yapılacağı Saray Sineması önünde babası Adnan Cemgil yaralanıp hastaneye kaldırıldı. 1965 yılında çıkardıkları Dönüşüm dergisini satarken arkadaşı Şirin Yazıcıoğlu ile birlikte gözaltına alınan Sinan Cemgil, aynı yıl ODTÜ Sosyalist Fikir Kulübü’nün kuruluşuna katılarak, bir süre genel başkanlığını yaptı ve Türkiye İşçi Partisi’ne de üye oldu.

1968’le birlikte yoğunlaşan öğrenci eylemlerinde, üniversitedeki hareketin önderi olan Cemgil, 1968’de ODTÜ’deki boykota ve 1969’daki ODTÜ işgaline önderlik etti. Ocak 1969'da ABD Büyükelçisi Kommer'in ODTÜ'yü ziyareti sırasında arabasının yakılması nedeniyle bir süre arandıktan sonra yakalanarak yargılandı ve ardından serbest bırakıldı.

Eylemde birlikte yer aldığı arkadaşı Mustafa Taylan Özgür’ün İstanbul’da öldürülmesi üzerine Ankara’da Atatürk Anıtı önünde toplanan kalabalığa, "Bir devrimci kardeşimiz polis kurşunu ile kahpece öldürülmüştür. Devrimci şehitlerin matemini tutacak zamanımız yoktur. Devrimcilerin postunu ucuza satmayacağız" diye seslenen Sinan Cemgil, 1969 yılında Şirin Yazıcıoğlu ile evlenerek doğan çocuğuna Taylan adını verdi.

1970 yılında, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan, Alpaslan Özdoğan, Deniz Gezmiş ve Cihan Alptekin'le birlikte Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu'nun kuruluş çalışmalarını yürüten Cemgil, THKO'nun şehir gerillası eylemlerinde yer aldı. 12 Mart 1971 muhtırasından sonra, arkadaşlarıyla birlikte Ankara'dan ayrılarak Nurhak Dağı'na çıktı, burada arkadaşlarıyla birlikte THKO'nun gerilla kampını kurdu. 

Ordunun fiilen yönetime el koymasıyla birlikte istifa eden hükümetin yerine kurulan Nihat Erim başkanlığındaki hükümetin ilk icraatı, Balyoz Harekâtı'nı başlatmak oldu. Harekât kapsamında başta Ankara, İstanbul ve İzmir olmak üzere 6 ilde sıkıyönetim ilan edildi. Yüzlerce devrimci, gözaltına alındı, işkencelerden geçirildi. THKO liderleri Deniz Gezmiş, Hüseyin Aslan ve Yusuf İnan da bu süreçte yakalanarak idama mahkum edildiler.
Sinan Cemgil, Alpaslan Özdoğan, Kadir Manga, Mustafa Yalçıner, Hacı Tonak, Metin Güngörmüş ve Ahmet Erdoğan'dan oluşan 7 kişilik bir grup, arkadaşlarının idamını önlemek için Kürecik Radar Üssünü basmak için harekete geçtiler.

31 Mayıs’ta Kürecik Radar Üssü’ne yapacakları baskın öncesinde, Adıyaman Gölbaşı’nda İnekli Köyü’ne gelen Sinan Cemgil ve arkadaşları köyün muhtarının ihbarı üzerine kuşatıldılar. 2 saate yakın süren çatışmada Sinan Cemgil, Alpaslan Özdoğan ve Kadir Manga askerler tarafından katledildi. Çatışmada, Mustafa Yalçıner ağır yaralandı, Hacı Tonak silahsız olarak ele geçirildi, Metin Güngörmüş ile Ahmet Erdoğan ise kaçmayı başardı.
10 Haziran 1971’de İstanbul’a getirilen Sinan Cemgil’in cenazesi Karacahmet Mezarlığına defnedildi. 

Sinan Cemgil’in, Amerikalı öğretim görevlisinin “Yıllardan beri ODTÜ'de İngilizce eğitim görüyorsunuz. Nasıl İngilizce bilmezsiniz, sorusuna verdiği, “Biz, ODTÜ'de İngilizce üç kelime öğrendik: Yankee go home” yanıtı ise hala hafızalarda.

Vişne Haber Ajansı




ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları