Canan Kaftancıoğlu'na 9 yıl 8 ay hapis cezası

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, 17 yıla kadar hapis cezasıyla yargılandığı davada 3. kez hakim karşısına çıktı. Mahkeme, Canan Kaftancıoğlu'na toplam 9 yıl 8 ay hapis cezası verdi.
CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na “Cumhurbaşkanına hakaret, Türkiye Cumhuriyeti devletini alenen aşağılama, halkı kin ve düşmanlığı tahrik etmek ve terör örgütü propagandası yapmak” suçlarından açılan davanın 3. duruşması bugün Çağlayan Adliyesi'nde görüldü.
Mahkeme, Canan Kaftancıoğlu'na toplam 9 yıl 8 ay hapis cezası verdi. Tutuklama kararı verilmedi, karar istinafa gidecek.
Canan Kaftancıoğlu duruşma sonrası adliye önünde açıklama yaptı.
Kaftancıoğlu'nun açıklaması şöyle:
"Açılan davalarda kararlar duruşma salonlarında değil saray odalarında alınıyor. Bu ülkede mahkeme kararları kanunlara göre düzenlenmiyor kanunlar verilmek istenen cezalara göre şekillendiriliyor. Adalete susamış bizleri burada mahkum eden, etmek isteyenler hukuk maskesi takmış mafya yöntemlerini kullanan vesayet odaklarıdır. Demokrasi düşmanı bu sivil düşmanın adı saray vesayetidir. İşine gelmezse halk iradesini tanımayan, yargıyı muhalefete karşı sopa olarak kullanan, medyayı tekelleştiren, bürokrasiyi partizanca hırsla dizayn eden saray vesayeti var.
Vesayetçilere karşı mücadelemiz daha yeni başlıyor. Onlar sanıyorlar ki baskı yaptıkça, ceza verdikçe korkacağız, yılgınlığa düşüp susacağız. Sanıyorlar ki kayyumlarla iradesine ipotek konulanlar susacak. Vesayete son verilene kadar susmayacağız, geri durmayacağız.
Bu dava İstanbul'u yeniden halka vermek üzere yola çıkmış bir il başkanını cezalalandırma davasıdır. O kaybetti biz kazandık. Kollarımızı bağlamaya çalışsalar da ne sesimiz kısılır haykırmaktan, ne ruhumuz vazgeçer özgürlükten.
Her seferinde buradan açıkça söylüyorum biz yepyeni bir mevsime girdik. Ayrımsız bir 'biz' mevsim başladı. Bizim bir hayalimiz var. Bağımsız ve hukuk devletinde eşit, özgür şekilde kardeşçe yaşamak istiyoruz. Bu güzel cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırmak istiyoruz. Geçen duruşmada burada okuduğum şiir cezayı artırıcı kabul edildi. Şiirler güzeldir, insanları özgürleştirir. Biz okumaya devam ettikçe onların yaptığı yargılama değil cezalandırma olur. Tarih onları yargılar.
Kaftancıoğlu, konuşmasının sonunda Nazım Hikmet'in "Hapiste yatacak olana bazı öğütler" şiirinden şu bölümü okudu:
Dünyadan, memleketinden, insandan
Umudun kesik değil diye
Ya ipe çekilirsin ya atılırsın içeriye
Yatarsın on yıl, on beş yıl
Daha da yatacağından başka
'Sallansaydım bir bayrak gibi ipin ucunda keşke' demeyeceksin
Yaşamakta ayak direteceksin
Belki bahtiyarlık değildir artık
Boynunun borcudur fakat, düşmana inat bir gün fazla yaşamak
+++
Kaftancıoğlu'na destek için CHP örgütleri, milletvekilleri ve çok sayıda STK temsilcisi Çağlayan Adliyesi'ne geldi. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da Kaftancıoğlu'na destek için adliyeye geldi.
Duruşmadan notlar şöyle:
Canan Kaftncıoğlu: "Ben Cumhurbaşkanına hakaret etmedim, etmem. Kim ne derse desin Mustafa Kemal Atatürk’ün oturduğu koltuğa saygısızlık etmek kimsenin hakkı ve haddi değildir. Hiçbir kamu görevlisine alelen hakaret etmedim. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmedim. Ben Canan Kaftancıoğlu sanık kürsüsü de olursa olsun, gördüğüm aksaklıkları tüm açıklığıyla söylemeye devam edeceğim. İnsanlarımızın hukuka güvenmediği bu durum sadece benim değil 80 milyonun problemidir. Bu salonlar da dahil olmak üzere aslında hiç kimse hiçbir yerde özgür değil. Ben gerçekleri söyledim değil 17 yıl 27 yıl ile yargılansam bile gerçekleri söylemeye devam edeceğim."
Canan Kaftancıoğlu'nun bir önceki duruşmada adliye önünde okuduğu şiir de dava dosyasına dahil edildi.
Kaftancıoğlu'nun avukatı soruşturmanın genişletilmesi taleplerini yineledi. Tweetlerin paylaşıldığı dönemin koşulları ve bağlamlarını araştırılması taleplerini iletildi.
Savunma avukatı: 15 Temmuz ile alakalı atılan tweetin köprü üzerinde öldürülen askerle alakalı olduğu aşikardır.
Kaftancıoğlu'nun avukatı Fikret İlkiz: Yargıtay kararlarına istinaden müvekkilimizin terör örgütü propagandası yapmadığı ortadadır. Yargıtay kararları heyete sunulacaktır. Müvekkilimizin halkı kin ve suça teşvik ettiğine yönelik yeterli kanıt bulunmamaktadır. İddianame hukuken sakattır. Mevcut iddianameyle yargılamanın yapılması hukuka aykırıdır. Sormak istiyorum müvekkilim neden şüphelidir? Hazırlanan bahsi geçen rapor neden yazılı talimat halinde güvenlik güçlerine verilmemiştir? Müvekkilimizin yargılanmasına ve şüpheli ilan edilmesine sebep veren rapor tamamen hukuka aykırı delillerle hazırlanmıştır. CMK 160'a göre Cumhuriyet Savcısı sanığın lehine ve aleyhine olan kanıtları toplamakla hükümlüdür yani sanığın da hakkını korumakla hükümlüdür. AİHM 10, Anayasa'nın 25. maddelerine istinaden müvekkilimizin sosyal medya paylaşımları ifade özgürlüğüne girmektedir. Esas hakkında mütalaada hukuka dair hiçbir şey yer almamaktadır. Müvekkilimizin savunması dinlenmemiştir ve araştırılmamıştır. "
Savunmanın yazılı metni dosyaya eklendi. Mütalaaya karşı savunma yapılıyor.
Avukat Fikret İlkiz: (Hakime) 102 sayfalık bir dilekçe hazırladık bunu size sunacağız, hepsini okumayacağım. Eksik kalan yerleri diğer arkadaşlarım tamamlayacak.
Kaftancıoğlu'nun avukatı: 18 Temmuz'da eklenen sosyal medya paylaşımına istinaden "Aklıma duruşmada Nazım ustanın şu sözü geldi" diyor. Müvekkilimizin aklına gelen söz kapsamında bu ifadenin dosyaya girmesi hukuka aykırıdır. Bu söylem ifade özgürlüğüdür.
Tutanak başlığı altında bir televizyon programında yapılan telefon konuşması yer alıyor. Neye istinaden bir kişinin sosyal medya paylaşımları suç dosyasına giriyor?
Eskiden süreç şöyle işlerdi; bir kişinin sosyal medya hesabının inceleneceği ve bulguların dava dosyasına gireceği emniyet güçlerince haber verilirdi. Bu hazırlanan tutanak ile şiir paylaşımın dosyaya girmesi aynı şeydir."
11.31 itibariyle yeniden SEGBİS kaydına başlandı.
Kaftancıoğlu'nun avukatı: İlgili televizyon kanalından görüntülerin incelenmesi talebi üzerine verdiğiniz red kararı yanlıştır. Aklından şiir geçtiği için şiiri dosyaya koyuyorsunuz. Akıldan geçeni ceza hukuku çerçevesinde değerlendirip cezalandırmayı amaçlıyorsunuz. İlgili televizyon programını kim çözümledi? Kim dosyaya koydu? Bunu bilmiyoruz. Sakine Cansız ile alakalı olan soruya yaşam hakkıyla ilgili olduğunu belirtmiştir. Yaşam hakkı kutsaldır. Bu hususta AİHM kararlarına uymak zorundayız. Ceza yasamızı kişiler üzerinden mi yapacağız? Akıldakini yargılayamazsınız. Akıldakini yargılarsanız düşman hukuku ortaya çıkarırsınız. Öcalan için anayasa mahkemesi "kişiliğe bakıp karar verilmemesi" yönünde karar veriyorsa, sosyal medya paylaşımlarından ötürü Canan Kaftancıoğlu'nu kendimize aykırı bulup mu karar vereceğiz? Anlayışların cezalandırılmasına yönelik bir hukuk oluşturuyorsunuz. Hukuk yoluyla bir vatandaşı düşman sayarak tehlikenin tehlikesi pozisyonu yaratıp yargılamaya çalışıyorsunuz. Önlemek adına herhangi bir ceza kanunu kullanmak toplumda düşman yaratır, eylemlerin artmasına yol açar, baskıcı rejimlere yönelik bir uygulamadır. Açıkça sen başkasın, düşmansın dersiniz böyle yaparak. Hukukun üstünlüğü bu tarz uygulamaları reddeder. Bu şekilde davranarak tehlikenin tehlikesinin cezalandırılması konusuna yol açarsınız. Bu kapı Türkiye'de ardına kadar açılmış durumdadır. Ceza Hukuku'nun 133.maddesinden 134.maddesinin içerisine dahil olacak şekilde sosyal medya paylaşımlarının bu şekilde suç unsuru sayılması kişisel verilerin korunması yasasına aykırıdır.
Kaftancıoğlu'nun avukatı: Usül olarak bu süreç müvekkilimizin başarısına karşı bir cezalandırma davasıdır. Devlet ne yazık ki kendisine muhalif olan siyasi aktörleri bu şekilde susturma yoluna gitmektedir. Müvekkilimizin sosyal medya paylaşıma karşı açılan bu dava tamamen hak ihlalleri içermektedir. Tüm savunmalarımız göz önünde alınarak müvekkilimizin beratını talep ediyoruz. Boğaz köprüsü üzerinde gerçekleşen vahim olaya istinaden müvekkilimizin hangi saiklerle bu paylaşımları yaptığı adli tıp raporlarıyla ortadadır.
Hakim, Canan Kaftancıoğlu'ndan son sözünü talep etti.
Kaftancıoğlu: Karar ne olursa olsun düşücelerimden ve söylediklerimden vazgeçmeyeceğim çünkü biz mevsimi başladı o kaybetti biz kazandık. Saray vesayeti son bulana, saray vesayetinin cezalandırıcı sopaları yargılanana dek mücadele edeceğim. Biliyorum bahar geldi memleketimize, biz mevsimi başladı. Çünkü o kaybetti, biz kazandık. 82 milyon kazandı."
Karar açıklandı.
Mahkemenin kararı şöyle:
"Sanığın terör örgütü propagandası suçu sabit olmak takdiren yasal alt sınırdan 1 yıl hapis cezası, Duruşma salonu dışında okuduğu şiir sebebiyle ve pişmanlık duymaması sebebiyle erteleme kararı uygulanmamasına. Cumhurbaşkanına hakaretten 1 yıl 6 ay hapis cezası. Duruşmadaki tutum ve davranışlar ve pişmanlık duymamasından dolayı erteleme uygulanmamasına. Alenen Türkiye Cumhuriyeti'ni aşağılaması sabit olduğundan 1 yıl 8 ay."
Canan Kaftancıoğlu'na toplam 9 yıl 8 ay hapis cezası verildi. Tutuklama yok. Karar istinafa gidecek.
.jpg)
.jpg)
7 yıl önce attığı, aralarında fotoşop da olan tweetlerden yargılanan Kaftancıoğlu davasının ilk duruşması 28 Haziran'da görülmüş, Kaftancıoğlu, iddianamenin geç tebliğ edildiği gerekçesiyle savunması için ek süre istemişti. Kaftancıoğlu'nun talebini reddeden mahkeme duruşmayı 18 Temmuz’a ertelemişti. 18 Temmuz'daki duruşmada savunmasını yapan Kaftancıoğlu şunları söylemişti:
"Genel Başkanımızın veya başkalarının inanç aidiyeti üzerinden tarihsel ve toplumsal kutuplaştırma gayretini, Berkin Elvan'ın çocuk yaşta yaşam hakkının elinden alınmasını Hrant Dink'in katledilmesini ve sonrasında işletilen hukuksuz süreçleri kabul etmediğimi yüksek sesle dile getirişim, çoğulcu demokrasi ve özgürlükler bağlamında yüzde yüz karşılığı bulunan bir hak kullanımıdır. Genç kızların ne giyip giymeyeceğine, kadınların kaç çocuk doğurup doğurmayacağına ve hatta ne şekilde doğuracağına iktidarda olanlar, erkek egemen bakış açısı karar veremez, vermemelidir. Bu yaşam tarzı müdahalelerine kişisel ve kurumsal olarak sessiz kalmamız ne Cumhuriyet Halk Partisi olarak ne CHP İl Başkanı olarak ne bir kız çocuğu annesi olarak benden ve bizden beklenmemelidir. Atatürk Türkiyesinin, Cumhuriyetin aydın birikiminin var ettiği bir hekim, Cumhuriyeti kuran CHP’nin sorumluluk mevkiinde bir il başkanı olarak devleti alenen ya da perdeli olarak aşağılamam düşünülemez. Sözlerim devleti aşağılamak değil tam tersine o koltuklarda oturanların, yaptıkları ya da yapmadıklarıyla devletin itibarsızlaştırılması, ulusal ve uluslarararası arenada aşağılanmasını engellemek içindir. Paylaşımlarım, devleti aşağılamak değil tam tersine devlet adına görev yapanların devleti küçük düşürmemesi için bir uyarıdır, bir tepkidir."
2. duruşmada, Canan Kaftancıoğlu davasının duruşma savcısı, esas hakkındaki mütalaasını açıklamış, Kaftancıoğlu’nun “Cumhurbaşkanına hakaret”, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme”, “Silahlı terör örgütü propagandası yapmak”, “Kamu görevlisine hakaret”, “Türkiye cumhuriyeti devleti askeri teşkilatını aşağılamak” suçlarından 4 yıl 10 aydan 17 yıl kadar hapis cezasına çarptırılmasını talep etmişti.
Mahkeme heyeti, duruşmayı 6 Eylül 2019 tarihine ertelerken Kaftancıoğlu'nun avukatlarının "müsaitliğimiz sorulmadı" itirazına karşı hakim "müsait olup olmadığınız bizi ilgilendirmez" karşılığını vermişti.
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












