loading
close
SON DAKİKALAR

CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek: Ülkemizi her alanda dışa bağımlı hale getirenler millilikten bahsetmesin

CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek: Ülkemizi her alanda dışa bağımlı hale getirenler millilikten bahsetmesin
Tarih: 26.03.2018 - 12:10
Kategori: Siyaset

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, MYK toplantısının ardından açıklamalarda bulundu.

Muharrem Erkek'in açıklamaları şöyle:

"Rusya'da alışveriş merkezindeki yangın sebebiyle 64 kişinin yaşamını yitirdiğini öğrendik. Rusya'nın acısını paylaşıyoruz. Rusya Federasyonu'na başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz.

Türkiye'nin bütün temel sorunlarında olduğu gibi CHP sorunların çözümü için Türkiye'nin her köşesinde. Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi, satılması, peşkeş çekilmesiyle ilgili olarak dün Veli Ağbaba başkanlığındaki vekillerimiz Trakya'dalardı. Bugün Niğde'deler, perşembe günü Eskişehir'de olacaklar. Perşembe 22. ili ziyaret etmiş olacağız. STK'ler ve halkla birlikte önemli bir direniş gösteriyoruz. Çünkü şeker fabrikalarının vatan olduğunu, vatanın satılamayacağını biliyoruz.

"Berat Albayrak'ın açıklamaları cehaletten kaynaklanıyor"

Nişasta bazlı şekere hayır diyoruz. Her zaman olduğu gibi halkla birlikte mücadelemizi sürdürüyoruz. Tarımın her alanında ciddi sorunlarımız var. AK Parti döneminde her alanda dışa bağımlılık sağlandı. Türkiye neredeyse bağımsızlığını kaybetti. 24 Mart'ta Zonguldak'ta Taşkömürü Çalıştayı geçrekleştidik. Konunun uzmanları, emekçiler ve STK temsilcileriyle bir araya geldik. Enerjide de dışa bağımlılıkla karşı karşıyayız. Doğalgazda Rusya'ya bağımlıyız. Rusya'ya bağımlılık nükleer santral ihalesiyle birlikte yüzde 70'leri aşacak. Yalnızca bir ülkeye bu kadar bağımlı hale gelinirse yerlilikten ve millilikten bahsedebilir miyiz? Yarın Rusya ile yaşanacak krizde Türkiye'de yaşamın duracağını biliyor muyuz? Buna rağmen damat Albayrak milli projelerden bahsedebiliyor. Cehaletten kaynaklanıyor olsa gerek.

"Ülkemizi her alanda dışa bağımlı hale getirenler millilikten bahsetmesin"

2017'de Türkiye'nin ithalatta borcu 37 milyar dolar. Man Adası'nda şirket kuranlar, ülkesinde vergi ödememek ya da yasa dışı şirket kuranlar, şeker fabrikalarını satmak isteyenler, ülkemizi her alanda dışa bağımlı hale getirenler millilikten bahsetmesin, samimi olmuyor.
Ekonomi can çekişiyor. Dolar 4 lira, euro 5 lira, benzin 6 lira oldu. Ama AK Parti Genel Başkanı Erdoğan bunları konuşmak yerine maalesef tuvalet için ödenen paradan bahsediyor. Cari açık nedeniyle 1 ıl çinde 225 milyar dolar borç ödemesinin yapılması gerekiyor.  Dolar kurundaki her 1 kuruşluk artışın maliyetini kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.

 "Eğitim, özgürlük, adalet yoksa kalkınma da yok"

2002'den bu yana işsizlik ortalamasına bakın çift haneli. Üniversite mezunu her 4 gençten 1'i işsiz. Genç işsiz oranı yüzde 20.8. 4 yılda kapanan iş yeri sayısı 430 bin. Her yüz kişiden 47'si sosyal güvenlik kurumuna bağlı değil. Tablo bu. Bu tablodan sadece yandaşlar, tosuncuklar mutlu. Vatandaş, işçi, emekçiler, esnaf mutsuz. Özgürlüklerden uzaklaştık, eğitim kalitemiz çok düştü, akıl ve bilimden uzaklaştık. Adaleti, hukuk devletini ortadan kaldırdık. Eğitim, özgürlük, adalet yoksa kalkınma da yok. 2002'de iktidara geldiğinde yasaklarla mücadele edeceğiz diyenler internette de OHAL'i uygulamaya koyuyorlar. RTÜK Recep Tayyip Erdoğan üst kurulu olarak çalışıyor. Sosyal medyada da özgürlükler büyük oranda kısıtlanıyor. Geçen hafta yargıda Kuzey Kore uygulamalarını yaşadık şimdi de internette. Yargıç ve savcıların ağır baskı altında olduğunu biliyoruz. Tek adam rejimi Türkiye Cumhuriyeti'ni şahıs devleti haline getirdiği için yargı da baskı altında. Ekonomi her geçen gün olumsuz tabloya sürükleniyor.

 "İktidara geldiğimizde önce hukuk devletini yeniden tesis edeceğiz"

OHAL ilan edileli 20 ay oldu. OHAL bağımlısı iktidarla karşı karşıyayız. Demokrasi ayıbı OHAL'e sarılıp onunla yürüyen iktidar adaleti de yok etti. 40 yıldır terörle mücadele ediyoruz. Bu millet sorunları aşar mücadelesini veririr. Ama adalet temelinden sarsılırsa çocuklarımıza bırakacak vatan ve devlet olmayabilir. CHP olarak iktidara geldiğimizde önce hukuk devletini yeniden tesis edeceğiz. HSK'de adalet bakanı, müsteşar olmayacak. Yürütmenin baskısı olmayacak. Anayasada yargıç güvencesi gelecek. Bunu çocuklarımızın geleceği için yapmak zorundayız. Demokrasi askıda. 45 günde kaldıracağız, diyenler 20 ay bittiğinde ekonominin can çekiştiğini görüyor. OHAL KHK'leri ile suçlu suçsuz demeden binlerce insan mağduriyetlere sürüklendi. Başbakan bile soruşturma olmadan insanlar ihraç edilirken doğru mu yapıyoruz bilmiyoruz, demişti.

"FETÖ ile gerçek anlamda mücadele edilse AK Parti kadrolarının yarısından çoğunun başka yerlerde olması gerekirdi"

Darbe teşebbüsünde ve devlete yerleşmek için kadrolaşma içinde olanlar en ağır cezayla karşılaşacaklar. Siz insanları soruşturmaya tabi tutmadan sivil ölüme terk edemezsiniz. Hakkında soruşturma açılan ancak takipsizlik kararı verilen kamu görevlileri dahi mesleklerine iade edilmiyor çünkü tüm muhalefeti tasfiye sürecine dönüştü bu. Siz FETÖ ile hukuk devleti çerçevesinde mücadele etmezseniz FETÖ'nün ekmeğine yağ sürersiniz. FETÖ ile gerçek anlamda mücadele edilse AK Parti kadrolarının yarısından çoğunun başka yerlerde olması gerekirdi. Bir KHK çıkarsınlar, saraydaki AK Parti genel başkanı başta olmak üzere kendilerini ihraç etsinler. Parası olan kurtuluyor garibanlar cezaevinde. Adalet tecelli etmiyor. Mücadelesini vereceğiz. İş ve emek dünyası,  herkes isyan ediyor. Bu OHAL tablosu artık ülkeyi uçuruma sürükler noktaya geldi.  İvedilikle kaldırılmak zorundadır.

Nişasta bazlı şekere, OHAL'e sevdalı olanlar, özgürlüklere düşman olanlar değil demokrasi kazanacak diyoruz. 2019'da 1919 ruhuyla demokrasi kazanacak. Mutlaka cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandıracağız. Bunu demokrasiye inana milyonlarla birlikte gerçekleştireceğiz.

(Mahir Ünal'ın sözleri) Mahir Ünal kendi partisini tanımlamış.

Biz ana muhalefet olarak Türkiye'nin en temel sorunlarına karşı çözüm önerileriyle muhalefet gerçekleştiriyoruz. Ama çok çapsız bir iktidarla karşı karşıyayız. 15 Temmuz'daki darbe teşebbüsü, ardından OHAL,  16 Nisan referandumu, YSK'nın seçim günü kararıyla yürürlüğe sokulan anayasa değişikliğiyle saray rejimi tahkim edildi. Sorunların temelinde bu yatıyor. Demokrasi yıkıldı.

Mehmet Metiner'e: Bozuk saat bile arada doğruyu gösterir

(Mehmet Metiner'in 'iktidar hepimizi değiştirdi' sözleri) Bozuk saat bile arada doğruyu gösterir, Şamil Tayyar'ın ardından Metiner... İktidar yozlaştırıyor, mutlak iktidar mutlak yozlaştırıyor. FETÖ ile mücadelede hukuktan saptığınız için bunda da başarıya ulaşamıyorsunuz.

(Erdoğan'ın 'Afrin'le birlikte metal yorgunluğu kalmadı' sözleri)  Milletimizin bildiği kadar metal yorgunluğu AK Parti'nin kendi içindeki meselesi. Açıklama, dirilişe çevirdik sözleri talihsiz, şehitlere saygısızlık. Afrin siyasi partinin değil Türkiye'nin harekatı.

"Birileri komünist olabilir. Kimse düşünce ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz"

(Erdoğan'ın 'komünistlere okuma hakkı tanımayacağız' sözleri ) Boğaziçi Üniversitesi'ndeki olaylar üzücü. Üniversitelerde her türlü şiddete karşıyız. Boğaziçi'nde birileri Afrin için lokma dağıtabilir, bunlara müdahale edilmesini doğru bulmuyoruz. Bu müdahale sebebiyle siz ayrıştırma gayretine girmemelisiniz. Herkes vicdan ve kanaat özgürlüğüne sahiptir. Birileri komünist, liberal olabilir kimse düşünce ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz. Kimseye kesinleşmiş yargı kararı olmadan terörist diyemezsiniz. Devletin en tepesindeki kişinin üniversitedeki olayı bahane ederek toplumu kutuplaştırması, insanları, ideolojileri ötekileştirmesi ve yok etmeye çalışması toplumsal barışı getirmez.

"Afrin'in oy uğruna iç siyasete malzeme edilmesini kınıyoruz"

Suriye'de uzun yıllardır yürütülen yanlış siyaseti ordumuz düzeltiyor. FETÖ ile birlikte bu iktidarın ordumuza kumpaslar kurmasına, kumpaslarla askerlerin cezaevlerinde tutulmasına, TSK'nın itibarsızlaştırılmasına rağmen Silahlı Kuvvetler dimdik ayaktadır. Bu mücadele ve Afrin'in oy uğruna iç siyasete malzeme edilmesini kınıyoruz.

(Cumhur ittifakı) Cumhur ittifakı halkın ittifakı değil. Birinin cumhurbaşkanı seçilmesi, diğerinin Meclis'e girmesi için yapılmış. Tabanda yer bulmuyor. Demokrasi ittifakı kazanacak."

Kaynak : Vişne Haber Ajansı

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları