loading
close
SON DAKİKALAR

CHP Sözcüsü Koç, CNNTÜRK’ün sorularını yanıtladı

CHP Sözcüsü Koç, CNNTÜRK’ün sorularını yanıtladı
Tarih: 24.04.2013 - 13:02
Kategori: Siyaset

Koç, ''PKK’nın Türk devleti karşısında eşit bir konumda değerlendirilmesini yorumlatacak ifadenin yanlış olduğunu, kabul edilemeyeceğini söyledim “ dedi.

CHP Sözcüsü Koç, CNNTÜRK’ün sorularını yanıtlarken, “Genel Kurul’da söz aldım ve PKK’nın Türk devleti karşısında eşit bir konumda değerlendirilmesini yorumlatacak ifadenin yanlış olduğunu, kabul edilemeyeceğini söyledim “ dedi.


-“Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde kabul edilen rapor 250 paragraftan oluşuyor. Türkiye’deki demokrasi ortamını tanımlayan, ifade özgürlüğündeki kısıtlamaları, medya özgürlüğünün nasıl baskı altına alındığını, tutukluluk sürelerinin uzunluğunun artık bir hüküm yerine, infaz yerine geçtiğini kayda geçiren bir rapor”

-“Raporun bütününe bakarsanız Sayın Baykal’ın ve Gülsüm Bilgehan’ın verdiği oylar raporun İfade özgürlüğüyle, basın özgürlüğüyle, yargı sisteminin bugün nasıl yürütme tarafından tahakküm altına alındığıyla ilgili. Genel kurulda da söz alan CHP’liler oylamada da tüm önergelere ret oyu verdik ve bunların hepsi kayıtlarda mevcut.”

-“Bu rapor PKK’nın terörist organizasyon olarak değerlendirilme kapsamından çıkması anlamına gelmiyor. Ama, bu yolun taşlarını kim döşedi? Türkiye’deki hukuk dışı süreci kim işletti? Bu şeffaf olmayan süreci kim çalıştırıyor? Kim bunun tarafı? Bu hale kim getirdi, bu cesareti kim verdi? Bu süreci, bu noktaya kim taşıdı”

-“Siz PKK’yı bir siyasi muhatap olarak aldınız mı? Aldınız. Siyasi olarak muhataplaştırdınız mı devletin karşısında? Muhataplaştırdınız. O zaman bu feveranınız niye? İçerde yaptıklarınızı dışarıdakiler görmüyor mu, değerlendirmiyor mu?”

-“Şimdi hiç Türkiye’de boş yere gürültü yapmaya kalkmasınlar. Burada yaşananların, o metne geçen ifadelerin tümünü Türkiye’de, iç politikada izledikleri tutum sebep olmuştur, temel olmuştur”

CHP Sözcüsü ve Genel Başkan yardımcısı Prof. Dr. Haluk Koç, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde kabul edilen rapor ile ilgili olarak CNNTÜRK’ün telefon bağlantısı yaparak sorduğu soruları şöyle yanıtladı;

Sunucu- Şimdi CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç’la konuşacağız. Kendisi de oylama sırasında Avrupa Konseyi’ndeydi. Sayın Koç merhabalar.

Haluk KOÇ- Merhabalar, iyi yayınlar diliyorum.

Sunucu- Sağolunuz efendim. Şimdi hemen izleyicilerimiz için bir kez daha özetleyelim. Bu raporda Ertuğrul Kürkçü’nün verdiği önergeyle Türk halkı ifadesi Türkiye’nin kurumları ve vatandaşları olarak değişti. Terörle mücadele yerine Türk devletiyle PKK arasındaki mücadele ifadesine yer verildi ve PKK’lılar için aktivist nitelemesi eklendi. Nasıl bir acaba oturum yaşandı biraz sizden öne çıkan detaylarını rica edelim. Birde şimdi bu ne anlama geliyor? Özelliklede bunu konuşmak istiyoruz.

Haluk KOÇ- Şimdi Başak hanım öncelikle şunu söyleyeyim. Bu rapor Türkiye’nin denetim sonrası faaliyetlerini inceleyen bir rapor ve iki senedir komisyonlarda tartışılıyor. Bütün komisyonlarda ben bulundum. Denetim komisyonu ki bu toplantılar gizli toplantılardır. Yani basına kapalı toplantılardır. Son olarak da genel kurula indiğinde Ertuğrul Kürkçü’nün buradaki birleşik sol grupla beraber hazırladığı bazı önergeler. Klasik olarak Türkiye’nin karşısında bulunan tüm yapılarında desteğiyle böyle bir sonuca ulaştı. Burada Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerinin tümü, tümü ama Sayın Deniz Baykal, Gülsüm Bilgehan ve ben PKK’nın bu önerilerine daha doğrusu BDP aracılığıyla yapılan bu önerilere aleyhte oy kullandık. Ama rapor 250 paragraftan oluşan bir rapor. Yani Türkiye’deki demokrasi ortamını tanımlayan, ifade özgürlüğündeki kısıtlamaları, medya özgürlüğünün nasıl baskı altına alındığını, tutukluluk sürelerinin uzunluğunun artık bir hüküm yerine, infaz yerine geçtiğini. Yani çeşitli noktalarda Cumhuriyet Halk Partisinin de başından beri yaptığı eleştiriler bu raporda yer aldı.

O önerge genel kurula geldiğinde ben söz aldım. Genel kurulda söz aldım hem de açık toplantıda ve PKK’nın Türk devleti karşısında eşit bir konumda değerlendirilmesini yorumlatacak ifadenin yanlış olduğunu söyledim. Bunun kabul edilemeyeceğini söyledim. Ve bu önergelere hayır oyu verdik. Ama raporun bütününe baktığımızda Türkiye’deki demokrasinin ulaştığı düzey, AKP’nin getirdiği kısıtlamalar, otoriterleşme eğilimi gösteren bir rejim. Bütün bunlar orada o hususta hepsi yer aldı. Sadece PKK önerileriyle son dakikada buradaki klasik ittifak noktalarında kullanarak kabul ettirdikleri bu önergeler karşısında ben çekimser oy kullandım. Ama raporun bütününe bakarsanız Sayın Baykal’ın ve Gülsüm Bilgehan’ın verdiği oylar raporun diğer bölümleriyle ilgili. İfade özgürlüğüyle ilgili, basın özgürlüğüyle ilgili, Türkiye’deki yargı sisteminin bugün nasıl yürütme tarafından tahakküm altına alındığıyla ilgili. Bu hususlarla ilgili. Yani bir bütün olarak görmek gerekiyor. Bunu ifade edeyim. Genel kurulda da bunun aleyhinde söz alan Cumhuriyet Halk Partililer oylamada da tüm önergelere ret oyu verdik ve bunlarda hepsi kayıtlarda mevcut.

Sunucu- Peki efendim tabi siz bütün olarak değerlendirilmeli rapor diyorsunuz ama dolayısıyla yani süreç dolayısıyla aslında biz şimdi PKK’yla öne çıkan niteleme ve o ifadeleri konuşuyoruz. Davutoğlu’nun açıklamasında biraz önce aslında Dışişleri Bakanının izleyicilerimizle paylaştık. PKK’nın terör listesinde olup olmayacağını etkileyecek bir rapor değil bu diyor. Sizin yorumunuz nedir? Yani son dönemde aslında sorulan sorulardan biri şu; evet çekilme gerçekleşecek. Peki o taraf ne kazandı? Sorulardan biri bu. Buna göre, bu soruya göre kimine göre cevap. Terörist olarak tanımlanmaktan çıkmak aslında o açıdan en büyük kazanç olarak niteleniyor. Siz nasıl bakıyorsunuz?

Haluk KOÇ- Şimdi Sayın Davutoğlu’nun konuşmasını bende dinledim. Evet bu rapor PKK’nın terörist organizasyon olarak değerlendirilme kapsamından çıkması anlamına gelmiyor. Ama bu yolun taşlarını kim döşedi? Türkiye’deki hukuk dışı süreci kim işletti? Bu şeffaf olmayan TBMM’nin, muhalefet partilerinin hiçbir bilgi sahibi olmadığı süreci kim çalıştırıyor? Kim bunun tarafı bunları çok iyi değerlendirmek lazım. Yani orada Sayın Davutoğlu açıklamalarda bulunurken bir noktada da kendi açmazlarını da ifade ediyor. Bir çeşit özeleştiri demeyeceğim. Çünkü o noktada değiller henüz. Ama bu hala kim getirdi, bu cesareti kim verdi? Yani bu sürece, bu noktaya kim taşıdı? Bütün bunların cevabı da çok açık bir şekilde Davutoğlu’nun cümleleri arasında yer alıyor. Yani bundan sonrasında baktıkları zaman Türkiye’ye siz PKK’yı bir siyasi muhatap olarak aldığınız mı? Aldınız. Siyasi olarak muhataplaştırdınız mı devletin karşısında? Muhataplaştırdınız. O zaman şimdi bu feveranınız niye? Niye şimdi şikayet ediyorsunuz? Yani siz içerde yaptıklarınızı dışarıdakiler görmüyor mu? Dışarıdakiler değerlendirmiyor mu? Yani Türkiye’nin bu hassas noktada bu şekilde bir politika izlemesi buraya yansımıyor mu? Sayın Davutoğlu’nun bu sorulara cevap vermesi gerek. Yani siz içeride attığınız adımlarla, tuttuğunuz yolla, girdiğiniz politikayla bir noktada buradaki PKK ve onlara destek veren tüm müttefiklerine her yol mubah, artık her türlü siyasi belgede bunları kullanabilirsiniz mesajı veriliyor. Bunu da çok açık bir şekilde değerlendirmek gerekir. Yani eleştiriden korkmaması lazım. Her söylediğimiz için mahkemeye koşuyor Sayın Davutoğlu ama yani burada bu çelişkilerinin de mahkemeye gidecek hali yok. Bunlar gerçekler. Gerçekler mahkemeye götürülmez Başak hanım. Yani Sayın Davutoğlu Türkiye’de yaşanan sürecin buraya politik olarak yansımasının kapısını açan, yolunu döşeyen bir iktidarın mensubu. Bu şekilde değerlendirmek gerekiyor.

Cumhuriyet Halk Partililerin buradaki tutumu çok net ve açıktır. Raporu bir bütün olarak görmek gerekir. O PKK talepli önergelerin tümüne de karşı oy vermişiz ve hepsinde de genel kurulda ilk baştaki sizin de belirttiğiniz Türk devletinin karşısında eşit bir muhatap olarak PKK’nın tanımlanması önergesine ise genel kurulda önerge aleyhinde söz alarak ben cevap verdim.

Sunucu- Sayın Koç, çok kısaca cevabını rica edeceğimiz bir sorumuz daha var. Şimdi bir de Güney Afrika’ya gidilecek. AKP, CHP ve BDP’li vekiller Güney Afrika’nın çözüm modelini inceleyecek. Bu da gündeme gelen haberlerden biri. CHP o süreçte neden yer almayı tercih etti? Daha önce meclisteki komisyonla ilgili CHP’nin tavrı da tartışılmıştı. Bununla vereceğiniz bilgileri de izleyicilerimizle paylaşmak isteriz.

Haluk KOÇ- Şimdi ben Pazar gününden itibaren Strazburg’dayım. Bu mücadelenin içindeyim. Türkiye’deki bu son belirttiğiniz sorduğunuz hususla ilgili bir bilgim yok. Yani Güney Afrika’da değerlendirecekler, ne yapacaklar Cumhuriyet Halk Partisinin buna katılıp katılmayacağını da bilmiyorum. Yani o konuda bir bilgim yok. Ama Cumhuriyet Halk Partisinin tutumu çok net ve açık. Hukuk dışına çıkmamalı süreç. Çıkmamalı dedik ve çıktı. Şeffaf olunmalı dedik. Bireysel kaygılar olunmamalı dedik, beklentiler olmamalı dedik. Bütün bunlar çalıştırılıyor.

Şimdi hiç Türkiye’de boş yere gürültü yapmaya kalkmasınlar. Bugün burada yaşananların o metne geçen ifadelerin tümünü Türkiye’de izledikleri, iç politikada izledikleri tutum sebep olmuştur, temel olmuştur. Bunun altını çizmekte yarar görüyorum.

Sunucu- Peki Sayın Koç teşekkürler yayınımıza katıldığınız ve sorularımızı yanıtladığınız için.”


Vişne Haber Ajansı

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları