CHP Sözcüsü Müslim Sarı, 10 Eylül tarihi itibarıyla kongre süreçlerini başlattık, 14 Şubat 2027 PM toplanacak Kurultay takvimini belirleyecek!

Müslim Sarı: Bugün itibarıyla, yani 10 Eylül tarihi itibarıyla kongre süreçlerinin başladığını buradan ilan etmek istiyorum. 12 Aralık'tan itibaren de, yani mahalle kongrelerimizi tamamladıktan sonra ilçe kongrelerimizi başlatıyoruz.
Cumhuriyet Halk Partisi Sözcüsü Müslim Sarı, kongre sürecinin başladığın belirterek, "Bugün itibarıyla, yani 10 Eylül tarihi itibarıyla kongre süreçlerinin başladığını buradan ilan etmek istiyorum. 12 Aralık'tan itibaren de, yani mahalle kongrelerimizi tamamladıktan sonra ilçe kongrelerimizi başlatıyoruz. İlçe kongrelerimiz de belirli bir periyotta, belirli bir zamanda yapılacak. İlçe kongrelerimiz tamamlandıktan sonra da 16 Ocak'ta il kongrelerini başlatmayı takvimlendirmiş olduk. Ve 14 Şubat günü geldiğinde Cumhuriyet Halk Partisi'nin bütün il ve ilçe kongreleri tamamlanmış olacak. 14 Şubat tarihinden sonraki bir gün Parti Meclisi toplanarak kurultay tarihini belirliyor olacak" dedi.
CHP Sözcüsü Müslim Sarı, partisinin genel merkezinde yaptığı basın açıklamasında, MYK toplantısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sarı, dün CHP Genel Merkezi’nde düzenlenen CHP’nin 103’üncü kuruluş yıl dönümü resepsiyonuna ilişkin, "Anıtkabir ziyareti son derece görkemliydi, bunu değerlendirdik MYK'mızda. Ondan da öte Sayın Genel Başkan'ın konuşmasını, yine malumlarınız olduğu üzere tüm kamuoyuyla paylaştık. Sayın Genel Başkanımız hem partinin bu kurucu özelliğini ve önemini hem de bugün içinde bulunduğumuz duruma ilişkin çok önemli ipuçları verdi. Akşam da yine güzel bir resepsiyonla kutlamalarımızı tamamladık. Kutlu olsun! Türkiye için kutlu olsun. Cumhuriyet Halk Partisi yüzlerce yıl daha yaşamaya devam edecek" dedi.
Ardından ekonomi politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sarı, şunları söyledi:
"Düşünün ki bir önceki OVP'de 2026 yılı için yüzde 16 enflasyon hedefi konmuşken aradan bir yıl geçtikten sonraki OVP'de bu yüzde 28 olmuş. Yani yüzde 75'lik bir sapma var. Yine mesela 2027 yılı için enflasyon bir önceki OVP'de sadece yüzde 9, yani tek haneli enflasyon olarak belirlenmişken şimdi yüzde 21'e çıkartıldığını gördük. Yani yüzde 133... Bu kadar büyük bir hedef sapması hiçbir şeyle açıklanamaz. Türkiye'nin içinden geçtiği durum, jeopolitik gelişmeler, riskler, etrafımızdaki savaşlar... Bunların hiçbiri ile açıklanamaz. Çünkü zaten savaşın içinde olan ülkeler var; bizatihi Rusya gibi, Ukrayna gibi... Bu ülkeler savaşın içindeler ama bu ülkelerin enflasyonu Türkiye'nin enflasyonunun altında. Dolayısıyla bunlar çok önemli ve büyük sapmalardır.
Yine bu OVP'de gördük ki büyüme hedeflerinde de revizyon var. Sadece enflasyon hedeflerinde değil, büyüme hedeflerinde de aşağı yönlü revizyon var. Yani bu sene için mesela önceki OVP'de 3,8 olan büyüme bu sene 3,3'e indirilmiş. Önümüzdeki sene 4,3'ten 4,2'ye... Yani bize OVP diyor ki: 'Enflasyon hedeflerini biz tutturamıyoruz, evet enflasyonda büyük sapmalar var; ama büyüme hedeflerini de revize ediyoruz, o kadar da büyüyemeyeceğiz.' Yani 'Hem fiyatlar genel seviyesi, yani enflasyon yüksek olacak hem de ekonomi o kadar büyüyemeyecek, hedeflerimizi revize ediyoruz.' diyor aslında.
"ORTA VADELİ PROGRAM'IN NE KADAR ANLAMSIZ OLDUĞUNU ANLAYABİLİRİZ"
Bir başka önemli konu daha var, bu da enflasyon hedefiyle büyüme arasındaki çelişki. Şimdi normal koşullarda bir ekonomide talep varsa, talep arzdan fazlaysa o ekonomide enflasyon olur. Şimdi siz hem diyorsunuz ki: 'Biz büyümeyi artıracağız.' Yani 'Mesela bu sene 3,3 olacak büyüme, önümüzdeki sene 4,2 olacak.' Bu ne demek? 'Talep artacak.' demek. Hem 'Talebi artıracağız, fazla büyüyacağız.' diyorsunuz hem de 'Enflasyonu biz yüzde 28'den 21'e düşüreceğiz.' diyorsunuz. Yani hem talebi artırıyorsunuz hem enflasyonu düşürüyorsunuz. Bu, iktisat literatüründe olabilen bir şey değil. Dolayısıyla Orta Vadeli Program'ın ne kadar anlamsız olduğunu, bir iyi niyetler manzumesine dönüştüğünü buradan anlayabiliriz. Yine mesela önemli bir çelişki daha cari işlemler açığıyla ilgili. Şimdi bildiğiniz üzere Türkiye büyüyebilmek için ithalat yapmak zorunda olan, büyüyebilmek için cari işlemler açığı vermek zorunda olan bir ülke. Eğer sizin büyüme hızınız artıyorsa cari işlemler açığınız artar, ikisi arasında pozitif bir ilişki vardır. Ama büyüme oranlarınız düşüyorsa cari işlemler açığınız düşer."
Sarı, Şanghay İşbirliği Örgütü ve bununla ilgili yapılan zirveye ilişkin, "Biz Şanghay İşbirliği Örgütü'nün ve bu tür küresel yapıların orta ve uzun dönemde Türkiye gibi ülkelere önemli stratejik pencereler açtığına inanıyoruz Cumhuriyet Halk Partisi olarak. Şanghay İşbirliği Örgütü'ne hem katılım seviyesi açısından (biliyorsunuz orada diyalog üyesiyiz) hem Türkiye'nin dış politika manevraları açısından hem de üyelik perspektifi açısından Türkiye Cumhuriyeti'nin ilgisinin olmasını, bu konuyla yakından ilgilenmesini olumlu ve önemli görüyoruz. Bu yapılanmaların giderek sınır güvenliği yapısı olmaktan çıkıp siyasal, iktisadi ve kalkınma alanlarında kendilerini kurumsallaştırdıklarını da görüyoruz. Bu kurumsallaşma süreçlerini de yakından takip ediyor, önemli ve olumlu buluyoruz" dedi.
"İHANET İÇERİDEN GELDİ"
Parti gündemine ilişkin çalışmaları da değerlendiren Sarı, 25-27 Eylül tarihlerinde CHP'nin Bolu Abant'da bir kamp yapacağını açıkladı. Kampa ilişkin çalışmalar olacağını da belirten Sarı, MYK toplantısında Üsküdar Belediye seçimlerde yaşananların da ele alındığını belirterek şunları söyledi:
"Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak AKP'den aldığımız bir yerin yeniden Cumhuriyet Halk Partisi'nde kalabilmesi için gerekli bütün özveriyi ve iş birliğini sağladık. Üç gün boyunca oradaydık. YENİ Parti'nin de üç belediye meclis üyesinden oluşan bir grubu vardı, onlar da seçime girebilmek için bir meclis grubu oluşturmuşlardı. Hem YENİ Partili arkadaşlarımızla, genel başkan yardımcısıyla hem örgütlerimizle hem belediyelerimizle büyük bir iş birliği ve özveriyle bu süreci yönetmeye çalıştık. Ancak ihanet içeriden geldi. Sandığın arkasına gidip oy kullanan arkadaşların ne şekilde oy kullandığını en nihayetinde bilecek durumda değiliz. Şunu belirtmek isteriz ki Cumhuriyet Halk Partisi listelerinden seçilerek AKP'ye oy vermiş arkadaşların yaptığı büyük bir ahlaksızlıktır. Bunlara ek olarak daha ahlaksızcası ise Cumhuriyet Halk Partisi'nin içinde olup, istifa etmeden, Cumhuriyet Halk Partili gibi görünüp AKP'ye oy verenlerinkiydi.
Bunları daha büyük bir ahlaksızlık olarak değerlendiriyoruz. Dolayısıyla biz bu seçimlerde AKP'nin bu belediyeyi kazanamaması için elimizden gelen her şeyi yaptık ama başaramadık. Önümüzdeki süreçte de bu tavrımız, bu yaklaşımımız devam edecek ve inanıyorum ki 2029 yılında yapılacak genel seçimlerde Üsküdar halkı yeniden iradesini Cumhuriyet Halk Partisi'nden yana kullanacaktır."
Yüreğir Belediyesi’ne ilişkin de değerlendirmelerin yapıldığını kaydeden Sarı, mahkemenin aldığı kararı eleştirerek,"Bu bir hukuk garabetidir, bu yargıdan dönecek; bu kesin! Ancak yargıdan dönene kadar fiili durumda burayı AKP yönetecek. Aslında yapılmak istenen çok açıkça budur. Bugün Bölge İdare Mahkemesi'nin vermiş olduğu kararı da öğrenmiş olduk, yaptığımız itiraz reddedildi. Dolayısıyla süreç yeniden esastan başlayacak ama burada büyük bir hukuk operasyonuyla resmen Yüreğir Belediyesi'ne çökülmüş oldu" dedi.
"CUMHURİYET HALK PARTİSİ KONGRELERİNİ BAŞLATMA KARARI ALMIŞ BULUNUYORUZ"
Sarı, kongre sürecine ilişkin de şu açıklamalarda bulundu:
"Bildiğiniz üzere biz 2 Haziran'da göreve gelen MYK olarak önümüze koyduğumuz en önemli hedeflerden birinin, verili hukuk sistemi içinde ve mahkeme kararı çerçevesinde Cumhuriyet Halk Partisi'ni içine düştüğü bu durumdan hızlı bir şekilde çıkarabilmek için kendi örgütümüze sorup, kendi örgütümüzü karar süreçlerinin içine katarak bir kongre yapma iradesi olduğunu söylemiştik. Ancak partinin kongreleri yapabiliyor olması için kongrelere hazır hâle getirilebiliyor olması gerekiyordu. Bunun için de biliyorsunuz peyderpey illerimize ve ilçelerimize ilişkin değerlendirmelerimiz oldu. Ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin il başkanlıkları ile il yönetimleri 81 ilde tamamlandı. İlçelerimiz ve illerimizle beraber süreç hâlâ devam ediyor; çok önemli bir kısmını tamamladık ve ilerledik. Cumhuriyet Halk Partisi artık kongrelerini yapmaya hazır hâle gelmiştir.
Biz eylül ayı itibarıyla kongrelerimizi başlatacağımızı ilan etmiştik. Bunu yapacağımızı söylemiştik ve eylül ayına kadar da partimizi kongrelere hazır hâle getirmeyi planlamıştık. Planladığımız şey aynen devam ediyor. Kamuoyuna deklare ettiğimiz üzere aynen bu istikamette ilerliyoruz. Önümüzdeki süreçte Cumhuriyet Halk Partisi örgütünün, Cumhuriyet Halk Partisi'nin karar mekanizmaları içinde daha fazla yer alacağı bir örgüt reformu çerçevesinde, partinin politikalarının ana taşıyıcısı olan örgütlerimizi bir karar mekanizması içine sokabilmek, onları sürecin içine dahil edebilmek ve örgütlerimizin iradesini yine Cumhuriyet Halk Partisi'nin geleceğinde hâkim kılabilmek için buna uygun bir örgüt reformu çerçevesinde Cumhuriyet Halk Partisi kongrelerini başlatma kararı almış bulunuyoruz.
Bugün itibarıyla, yani 10 Eylül tarihi itibarıyla kongre süreçlerinin başladığını buradan ilan etmek istiyorum. Kongre takvimimiz ayrıntılı bir takvimdir. Çeşitli yasal süreçlere uygun biçimde; yani üyelikler, üyeliklerin askıya çıkarılması, burada seçim kurullarının ve hâkim hukukunun yanı sıra aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisi'nin gelenekleri ve bugüne kadar yapmış olduğu kongre tecrübelerine uygun bir biçimde bir kongre takvimi de belirlemiş oluyoruz.
Biz 28 Ekim tarihi itibarıyla bu takvime uygun olarak üye çizelgelerini askıya çıkaracağız. 11 Kasım gününü ilçe kongre delege seçimlerinin başlangıç tarihi olarak belirledik. 11 Kasım'da artık mahallelerimizde delegelerimizi seçerek kongrelerimizi yapmaya başlayacağız. 12 Aralık'tan itibaren de, yani mahalle kongrelerimizi tamamladıktan sonra ilçe kongrelerimizi başlatıyoruz. İlçe kongrelerimiz de belirli bir periyotta, belirli bir zamanda yapılacak. İlçe kongrelerimiz tamamlandıktan sonra da 16 Ocak'ta il kongrelerini başlatmayı takvimlendirmiş olduk. Ve 14 Şubat günü geldiğinde Cumhuriyet Halk Partisi'nin bütün il ve ilçe kongreleri tamamlanmış olacak. 14 Şubat tarihinden sonraki bir gün Parti Meclisi toplanarak kurultay tarihini belirliyor olacak.
"BAŞKA BİR SİYASAL PARTİDE YOLCULUK ETMİŞ OLAN ARKADAŞLARIMI CHP İÇİNDE MÜCADELEYE YENİDEN ÇAĞIRIYORUM"
Tabii buradaki temel varsayımımız şu: Bu süre içinde biz kongrelerimizi yaparken; mahalle seçimlerimizi, ilçe kongrelerimizi ve il kongrelerimizi yaparken kararın Cumhuriyet Halk Partisi'nin üzerinde bulunan mahkeme kararında kesinleşmiş olduğunu varsayıyoruz. Yani o süre içinde bu karar kesinleşmiş olacak. Böyle bir beklentimiz var ve kesinleşmiş olursa Parti Meclisini toplayarak kurultayımızı gerçekleştireceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi içinde siyaset yapan bütün arkadaşlarımın bu kongre takvimi süresi içerisinde parti içi yarışları özgür bir biçimde yapabilecekleri zemini Cumhuriyet Halk Partisi yönetimi olarak hazırlamayı bir borç biliyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrılmış, gitmiş, kırılmış, bir şekilde başka bir siyasal partide yolculuk etmiş olan arkadaşlarımı da Cumhuriyet Halk Partisi içinde mücadeleye yeniden çağırıyorum bu vesileyle. Hiçbir şey için geç değil. Hâlâ gelebilirler, partimize üye olabilirler ve bu üyelik süreci içerisinde Cumhuriyet Halk Partisi'nin fikri ve siyasal yarışının içinde yer alabilirler."
"FOÇA BELEDİYE BAŞKANI İLE İRTİBAT KURAMADIK"
Açıklamanın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Sarı, Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı AK Parti kadın belediye başkanları toplantısına katılmasının ve Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız’ın AK Parti’ye katılacağı iddialarına ilişkin soruya şu yanıtı verdi:
"Foça Belediye Başkanımızla ilgili değerlendirmeleri biz de kamuoyundan takip ediyoruz. Şu an için sistemimize herhangi bir istifa düşmüş değil. Yani resmi olarak bu belediye başkanımız bizimle yollarını ayırmış değil. Cumhuriyet Halk Partisi'nin üyesi olarak görünüyor hâlihazırda. Ben kısa bir süre önce kendisiyle görüştüm ve bu görüşmemde Cumhuriyet Halk Partisi'nin siyasal kimliği içinde siyaset yapmak istediğini bana deklare etmişti. Ancak aradan ne geçti, ne tür bir süreçte neler oldu, bunları tabii bilmiyorum. Biz belediye başkanımızı dün bu olaylar ortaya çıktıktan itibaren aradık ama ulaşamadık kendisine. Kendisiyle irtibat kurma şansımız olmadı. Biraz sürecin netleşmesini bekliyoruz. Yani eğer Cumhuriyet Halk Partisi'nden... Yani AKP'nin bir etkinliğine katılıp Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa etmemeyi tercih ederse biz de elbette gereğini yapacağız. Diğer belediye başkanımızla ilgili herhangi bir gelişme bize intikal etmiş değil. Yani bunlar konuşulan tevatürler ama bu konuyla ilgili somut bir belirti yok elimizde."
"KENDİNE OY VEREN SEÇMENLE KURMUŞ OLDUĞU İLİŞKİ BAŞKA BİR ŞEYDİR, BİR SİYASAL PARTİYE AİDİYET HİSSETMEK BAŞKA BİR ŞEYDİR"
Sarı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın bugün yaptığı açıklamanın sorulması üzerine şunları söyledi:
"Burada birden fazla konu var değerlendirilmesi gereken. Birinci konu şu: Cumhurbaşkanı'yla görüşmüş olması. Yürütmenin başında olan biriyle Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin sorunlarını konuşmak bir problem değil. Yani yürütmenin başında olan bir kişi Cumhurbaşkanı mevcut ülke sistemine göre ve Cumhuriyet Halk Partisi'ne ait bir büyükşehir belediye başkanı Ankara'da özellikle merkezî hükümetle ilişkili olan konularda düşüncelerini, fikirlerini, görüş alışverişinde bulunmalarını, taleplerini iletebilir. Bunda ilkesel olarak bir problem yok. Bunun 9 Eylül gününe denk düşüyor olması bence kamuoyu açısından bir problem oluşturdu.
Bütün belediye başkanlarımız açısından söylüyorum bunu, 9 Eylül günü bizim yapacağımız etkinliğe hiçbir belediye başkanı özel olarak davet edilmemiştir. Bir defa bunu kamuoyunun bilgisine bir kez daha sunmak isteriz. Bu etkinlik Cumhuriyet Halk Partisi'nin daha önce olduğu gibi genel merkezinin etkinliği olarak bir duyuruyla ilgili bütün belediye başkanlarımıza, yani Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa etmemiş olan ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin içinde bulunan, hâlâ Cumhuriyet Halk Partisi üyesi olan bütün belediye başkanlarımızın özel kalemlerine iletilmiştir. Hiçbir belediye başkanımız özel olarak davet edilmemiştir. Çünkü 9 Eylül kutlamaları sadece genel merkezde yapılmıyor malumlarınız olduğu üzere. Aynı zamanda ilçelerde lokal bazlı olarak bu tür şeyler de yapılıyor. Bizim örgütlerimiz de çeşitli illerde ve ilçelerde bunları gerçekleştirdiler.
Tabii şöyle bir şey var: Sayın Mansur Yavaş Cumhuriyet Halk Partisi'nin belediye başkanıdır, yani Cumhuriyet Halk Partisi'nin üyesidir. Cumhuriyet Halk Partisi'nin üyesi olan bir belediye başkanıdır. Şimdi bu açıdan baktığımızda Sayın Mansur Yavaş'ın siyasal aidiyeti de Cumhuriyet Halk Partisi'ndedir. Burada bir yanlış yok. Cumhuriyet Halk Partisi'nin siyasal aidiyeti olan bir belediye başkanımızdır. Ha bu belediye başkanımız sadece Cumhuriyet Halk Partisi'nin oylarıyla seçilmiyor elbette. Yani başka siyasal partilere oy veren seçmenlerimiz, hatta başka siyasal partilere üye olan seçmenlerimiz de hem bizden ayrılarak giden partililerimiz, önceki partililerimiz hem diğer siyasal partilerden de oy alıyor. Dolayısıyla belediye başkanımızın kendi siyasal tabanını, yani kendine oy veren seçmenle kurmuş olduğu ilişki başka bir şeydir, bir siyasal partiye aidiyet hissetmek başka bir şeydir. Bunların ikisini birbirine karıştırmamak gerekir. Biz Sayın Belediye Başkanı'mızın 9 Eylül günü yaptığımız etkinlikte, hele ki Ankara'da, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak katılmasını beklerdik genel merkez olarak."
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












