CHP Sözcüsü Bülent Tezcan: Erdoğan kutlu yürüyüş diyordu. Kutlu yürüyüşün ne olduğu belli. İmametten hıyanete, hıyanetten kıyamete gidiyor. Bu yürüyüşün sonunu millet sandıkta getirecektir.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan MYK toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu.
Tezcan, Erdoğan'ın 'İstanbul'a ihanet ettik' sözlerini hatırlatarak, "Erdoğan kutlu yürüyüş diyordu. Kutlu yürüyüşün ne olduğu belli. İmametten hıyanete, hıyanetten kıyamete gidiyor. Bu yürüyüşün sonunu millet sandıkta getirecektir" dedi.
Kılıçdaroğlu'nun dünkü grup toplantısında yaptığı erken seçim çağrısını yineleyen Tezcan, "Madem ki sizin OHAL rejiminiz Türkiye'yi bu noktaya getiriyor milletin iradesine göre çözelim. CHP olarak hazırız. Bu krizden çıkışın yolu seçimdir" diye konuştu.
Tezcan'ın açıklamaları şöyle:
"Geçtiğimiz hafta sonu önemli bir itirafla Türkiye karşı karşıya kaldı. AK Parti Genel Başkanı Sayın Erdoğan'ın ihanet itirafı. Kendisi söyledi 'İstanbul'a ihanet ettik, etmeye devam ediyoruz. Bunda benim de payım büyük' dedi.
Büyük olmanın ötesinde baş sorumlu olduğunu dünya alem biliyor. Sayın Erdoğan bir dönem İstanbul Belediye Başkanı olduğunda kendisini İstanbul imamı ilan etmişti. O zaman imam sözü tehlikeli bir söz değildi. O zamanlar FETÖ ile yan yana olduklarından imam sözünden çekinmiyorlardı.
O günün İstanbul imamı 'ihanet ettik' diyor. İstanbul'a ihanetin sonuçlarının neler olduğunu hep beraber gördük. Her yağmurda su basan İstanbul'da, kent kimliğinin ortadan kalktığını görüyoruz. İhanet keşke sadece İstanbul'la sınırlı kalsaydı. Yaptıkları ülkeye ihanettir.
"Eğitim perişan, herkes şikayetçi sorumlusu olan hükümet de şikayetçi"
Hiç kimse kendini güvende hissetmiyor. Özgürlükler, mülkiyet hakkı güvende değil. Memur, öğretim üyesi, kimse kendisini güvende hissetmiyor. Herkes kaygı içinde. OHAL rejimi kalıcı hale getirilmiş, güvensizlik, huzursuzluk egemen.
Dış politikada Türkiye açmazın içinde, ne kadar bataklık varsa gitmiş oraya saplanmış. Eğitim perişan, herkes şikayetçi sorumlusu olan hükümet de şikayetçi. En önemli problem işsizlik artmış, terör sorunu çözümlenememiş. Terörü ittifakla devlete sokmuş iktidar var. Ülke kıyamet yerine dönmüş.
Erdoğan kutlu yürüyüş diyordu. Kutlu yürüyüşün ne olduğu belli. İmametten hıyanete, hıyanetten kıyamete gidiyor. Bu yürüyüşün sonunu millet sandıkta getirecektir.
"Belediye başkanlarımıza yönelik haksız bir saldırıya pabuç bırakmayız"
Bir aydan bu yana istifalar var. Kendi parti içi sorunlarıyla meşgul değiliz ama kendi sorunları Türkiye'yi yönetim sorununun içine sokuyorsa ana muhalefet olarak dur demek görevimiz. AK Parti genel başkanının işgal ettiği cumhurbaşkanlığı makamı şantaj makamına dönüştürülmüştür. Belediye başkanlarına ya istifa et ya hapse girersin diyor. Bu, suç varsa suç dosyasını kapatma taahhüdü mü? Suç varsa suçu örtecek, dosyasını ortadan mı kaldıracaksın? Bu kirli pazarlık değil midir? Kimse çıkıp da nasıl kirli pazarlık önerirsiniz, nasıl beni tehdit edersin demiyor? Bizim belediye başkanlarımıza yöneleceklerinin işaretlerini veriyorlar. Bizim belediye başkanlarımızdan şüphemiz yoktur. Belediye başkanlarımıza yönelik haksız bir saldırıya pabuç bırakmayız. Belediye başkanlarımızı size yem etmeyiz. Bizim belediye başkanlarımızı, sizin kendi belediye başkanlarınıza yaptığınız operasyonun kamuflaj malzemesine dönüştüremezsiniz.
Süleymanpaşa Belediye Başkanımız şu an savcıda ifade veriyor. Cumhurbaşkanına hakaret ettin, diyorlar. Faşist diktatör demiş, yalan mı, değil misin? Parti başkanı olduysan buna katlanacaksınız. Bundan kurtulmanın iki yolu var. Ya faşist olmayacaksınız ya siyaseti bırakacaksınız.
"Türkiye nüfusunun yarısı seçilmemiş belediye başkanları tarafından yönetilmektedir"
Türkiye açık bir kaosun içinde. Cumhurbaşkanlığı makamı denge makamı olması gerekirken ne yazık ki kaos üretim merkezine dönmüştür. Saraydan milletin seçtiği belediye başkanlarına istifa talimatı gitmekte, ilginçtir kendilerini itiraz edecek güçte görmemekteler. Bugün Türkiye nüfusunun yarısı seçilmemiş belediye başkanları tarafından yönetilmektedir. Bir kısmı kayyımla görevden alınmış bir kısmı da şantajla istifa ettirilmektedir. Hani milli irade? Sadece konjonktürün size uygun olduğu dönemde kullanılacak terim midir, milli irade?
Dün genel başkanımız bu kaosun çözüm yolu milletin meseleye el koymasıdır dedi. Yerel seçimleri erkene alalım. Madem ki sizin OHAL rejiminiz Türkiye'yi bu noktaya getiriyor milletin iradesine göre çözelim.
Bu çağrıyı tekrar ediyoruz. Şu anda cevap yok, sandıktan niye korkuyorsunuz? Köşe bucak saklanıyorlar.CHP olarak hazırız. Bu krizden çıkışın yolu seçimdir, seçim istiyoruz.
"Erken seçim istediğimiz için boşalan başkanlıklara aday göstermeyeceğiz"
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı istifa edeceğini açıkladı, Balıkesir'inki bekleniyor... İstanbul'da belediye başkanının istifası sonrası belediye meclis'inde yapılan seçimde aday göstermiştik. Erken seçim istediğimiz için bundan sonraki belediye meclislerinde boşalan başkanlıklara aday göstermeyeceğiz."
Vişne Haber Ajansı