loading
close
SON DAKİKALAR

CHP Sözcüsü Tezcan: Bizi korkutmaya güçleri yetmeyecek, tehditlere pabuç bırakmayacağız

CHP Sözcüsü Tezcan: Bizi korkutmaya güçleri yetmeyecek, tehditlere pabuç bırakmayacağız
Tarih: 28.06.2017 - 13:31
Kategori: Siyaset

CHP Sözcüsü Bülent Tezcan, ikinci kez Adalet Yürüyüşü sırasında gerçekleştirdikleri MYK toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Tezcan 9 Temmuz Pazar günü saat 16.00'da Maltepe'de miting düzenleneceğini söyledi.

CHP Sözcüsü Bülent Tezcan, ikinci kez Adalet Yürüyüşü sırasında gerçekleştirdikleri MYK toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Tezcan 9 Temmuz Pazar günü saat 16.00'da Maltepe'de miting düzenleneceğini söyledi. 

Tezcan, yürüyüş sırasında provokasyonlar yapıldığını belirterek, Düzce'de kamp alanına gübre dökülmesiyle ilgili olarak, "Bu yürüyüşten çok ciddi rahatsız olup, ulu orta ifade edenler bu tip provokatif eylemlere bilerek ya da bilmeyerek pozisyon hazırlayanlardır. O kişi kendine yakışan ve kendi kartvizitine uygun eylemi yapmıştır. Biz bize yakışan yolda yürümeye devam edeceğiz" dedi. Tezcan, yürüyüş güzergahına mermi bırakılması üzerine ise, "Genel başkanımıza daha önce de benzer tehditler yapılmıştı. Bugün de yola mermi atıldı. Oraya mermi değil otomatik tüfek de atsalar bizi korkutmaya güçleri yetmeyecek. Tehditlere pabuç bırakmayacağız" ifadelerini kullandı.

Hükümetin telaş içinde olduğunu vurgulayan CHP Sözcüsü Tezcan, "Bu yürüyüşü bir yere yamama derdindeler. Hiç uğraşmayın. Yok ettiğiniz adaleti arıyoruz. Siz adaleti yok eden bütün ittifakların baş aktörüydünüz" dedi.

Tezcan'ın açıklamaları şöyle:

"-Ne yazık ki her gün bir şehit haberiyle karşılaşıyoruz. Evlatlarımızın kanının akmadığı, anaların ağlamadığı bir ülke istiyoruz. İktidar, 16 Nisan referandumuna giderken iktidar, 'sandıktan evet çıksın, terör bitecek, şehitlerimiz gelmeyecek diyerek kandırmıştı. YSK'yi de dahil etikleri bir hileyle zorla sandıkta eveti aldılar ama şehit cenazelerimiz hala gelmeye devam ediyor. Şehitlerin olmadığı bir ülkeyi kurmak için mücadelemiz devam edecek. Adalet yürüyüşümüz terörsüz ülke özlemini de ifade eden bir yürüyüştür. 

"Adalet halkın sahip çıktığı bir ihtiyaç olarak dalga dalga büyüyor"

-Bugün 14. gündeyiz. Adalet Yürüyüşü'nün bütün Türkiye burayı izliyor. Mahkemede, devlette, seçimde, geçimde, eğitimde bütün adaletsizlik alanlarını yok etmek üzere yürüyoruz. Genel Başkanımız 14 gün önce 'ben adalet istiyorum' demek için Güvenpark'tan yola çıktı. 14 günden bu yana arkasında önce binler sonra on binler toplanmaya başladı. Biliyoruz ki Kemal Kılıçdaroğlu'nun adalet çığlığı yürüyüşün sonunda İstanbul'da milyonlarla buluşacak. 9 Temmuz Pazar günü saat 16.00'da Maltepe'de miting meydanında olacağız. Bütün Türkiye'deki adalet özleminde olanlarla büyük buluşmayı gerçekleştireceğiz. Artık halk olaya el koymuştur. Adalet halkın sahip çıktığı bir ihtiyaç olarak dalga dalga büyüyor. Türkiye'nin artık bir adalet sözcüsü vardır. Adalet sözcüsü Kemal Kılıçdaroğlu'dur. Bu yürüyüş bir siyasi parti yürüyüşü değildir. Bu yürüyüş sağcıların, solcuların, devrimcilerin, muhafazakarların ambargo koyarak, tekellerine alabilecekleri bir yürüyüş değildir. Herkesin ortak özlemde buluştuğu bir yürüyüştür. Adalet isteyenlerin yürüyüşüdür. Kılıçdaroğlu temiz adımlarla adalete yürüyor. 

"Şimdi herkes bir büyük umudun olduğunu biliyor"

14 günlük sürece baktığımızda süreci tarif edecek iki kelime cesaret ve umut olacaktır. Kılıçdaroğlu'nun yürüyüşü cesareti tetiklemiştir. Dün korkanlar bugün yürüyüşe destek veriyor. Bastonlarıyla teyzeler, amcalar, tekerlekli sandalyeyle gelen engelli vatandaşlarımız kim varsa herkes cesaretin verdiği güçle yürüyor. Umut yürüyüşüdür bu yürüyüş. Her şeyin bittiğinin sanıldığı bir dönemde adalet sözcüsü Kılıçdaroğlu yollara düştü ve şimdi herkes bir büyük umudun olduğunu biliyor. Her geçen gün fiilen katılarak verilen destekler, katılmasa bile gönlünü bizimle paylaşan destekler çığ gibi büyüyor. Teşekkür borcumuz olduğunu biliyoruz. Bizi ilk günden beri selamlayan vatandaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Bir başka teşekkürü de basın mensuplarına ve emniyet ve jandarma görevlilerine de teşekkür ediyoruz.

"Her provokasyon yürüyüşün gücünü artıran müdahaleye dönüşüyor"

Yürüyüş boyunca çeşitli provokasyonlarla karşı karşıya kaldık. Bunlara karşılık vermeyeceğiz. Bunlar bizi korkutmayacak, yürüyüşü zayıflatmayacak. Her provokasyon yürüyüşün gücünü artıran müdahaleye dönüşüyor. Kararlılığımız karşısında hepsi aciz kalacaktır.

Yeni önlemler aldık. 25 milletvekilimiz kortejin düzen içinde ilerlemesi için görev alacaklar. Vekillerimizin sayısı kortej kalabalıklaştığında artacak.

Protesto eden vatandaşlarımız da var. Biz Adalet Yürüyüşü'ndeyiz. Demokrasiye inanıyoruz, protestonun hak olduğunun bilincindeyiz. Selamlayan ve destekleyenlerin sayısı protesto edenlerin kat be kat üstündedir. Onlar da bir gün adalet ihtiyacını fark edecekler. Onlara bir husumetimiz yok ama tavsiyemiz var. Düşünsünler anamuhalefet genel başkanı 420 km'lik yolu yürümeye karar vermiş. Parlamento içinde derdini anlatamamış belli. Başbakanla, Cumhurbaşkanıyla konuşmuş anlatamamış derdini. Adalet diyor, CHP demiyor. Polemik diliyle yürümüyor. Bir düşünün: Neden? Bu kadar konforu bırakıp, 35 derece sıcağın ya da yağmurun altında anamuhalefet partisi genel başkanı niye yürür? Bütün Türkiye, dünya bunu düşünüyor. Siz de düşünün, anlayacaksınız ne kadar kutlu bir yürüyüş olduğunu. 

"Hükümet telaş içinde yürüyüşü bir yere yamama derdinde"

Bir tavsiyemiz de hükümete. Bakıyoruz öfkelenmişler, telaş içindeler. Bu yürüyüşü bir yere yamama derdindeler. Hiç uğraşmayın. Bunun bir tane sebebi vardır; Adaleti yok ettiniz, yok ettiğiniz adaleti arıyoruz. Siz adaleti yok eden bütün ittifakların baş aktörüydünüz. Dün FETÖ ile ittifak halinde adaleti yok ettiniz. Kumpas davalarını birlikte tezgahladınız. Devlette liyakat düzenini birlikte çökerttiniz. FETÖ ile birlikte mezarlarında yatanları bile kaldırıp hukuk düzenini bile alt üst ettiniz. 15 Temmuz belasını bu ülkenin başına bela ettiniz. Dün FETÖ ile ittifak halinde adaleti yok ettiniz. Bugün iki cambaz bir ipte oynamaz misali ipten biri düştü. Diğer cambaz yeni yardımcılar bularak ipte yürümeye devam ediyor. Yeni cemaat ittifaklarıyla yine adaleti yok etmeye devam ediyorsunuz. Ortakları değişiyor ama bir aktör hiç değişmiyor. O da AK Parti iktidarı. Adaleti yok eden bütün girişimlerin baş aktörüdür. Terörle bir gün ittifak içerisinde. Bir başka gün başkalarını terörle ittifak içinde olduğu yalanıyla toplumu dezenformasyon içinde aldatmaya çalışıyor. 

"Adaleti kazanıncaya kadar mücadelemiz devam edecek"

Bölücü terörün de FETÖ'cü terörün de bu ülkedeki en önemli sorumlusu Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarıdır. Onun için iktidara tavsiyemiz Adalet Yürüyüşü'nden korkmayın. Partinizin adında adalet var adaleti yok ediyorsunuz ama Türkiye'nin bir adalet sözcüsü var. Bu yürüyüşün sonucu sizin için de hayırlı olacaktır. 

241 km yol yürüdük. 179 km yolumuz daha var. Bu yürüyüş 9 Temmuz'daki İstanbul'daki mitingde bitmeyecek. Yeni bir yürüyüşten bahsetmiyorum adaleti kazanıncaya kadar mücadelemiz devam edecek. 

"O kişi kendi kartvizitine uygun eylemi yapmıştır"

(Kamp alanına gübre dökülmesi) Düzceli vatandaşlarımızı bu çirkin provokatif eylemden ayırıyoruz. Bu Düzce halkına hakarettir. Bu yürüyüşten çok ciddi rahatsız olup, ulu orta ifade edenler bu tip provokatif eylemlere bilerek ya da bilmeyerek pozisyon hazırlayanlardır. O yüzden iktidara çok büyük sorumluluk düşüyor. Çok çirkin bir saldırıydı. O kişi kendine yakışan ve kendi kartvizitine uygun eylemi yapmıştır. Biz bize yakışan yolda yürümeye devam edeceğiz.

"Mermi değil otomatik tüfek de atsalar bizi korkutmaya güçleri yetmeyecek"

(Yürüyüş güzergahına mermi bırakılması) Son dönemlerde mafya babaları beyanatta bulunma yarışına girdiler. İktidarlar fırsat vermediği sürece mafya babalarının rahatça konuşmaları mümkün değildir. Biliyoruz ki mafya babalarının iktidar güzellemesi yaparak muhalefeti kan akıtmayla tehdit ettiği süreçten geçiyoruz. Mermi atma olay yeni değildir. Genel başkanımıza daha önce de benzer tehditler yapılmıştı. Bugün de yola mermi atıldı. Oraya mermi değil otomatik tüfek de atsalar bizi korkutmaya güçleri yetmeyecek. Tehditlere pabuç bırakmayacağız.

Biz bu yürüyüşü bir siyasi parti yürüyüşü olarak yapmıyoruz. Kılıçdaroğlu, 'Adalet Yürüyüşü için çıktım' dedi. Bugün DP genel başkanı, ÖDP genel başkanı da buradaydı. Farklı kesimlerden destek açıklamaları var. Adalet ortak paydasında buluşan herkes buraya destek veriyor. Katılımları parti kimlikleri üzerinden tarif etmek doğru değil. Hayır buluşmasında olduğu gibi tek adam rejimine hayır diyenler nasıl hayır demişse, adalet ortak paydasında buluşanların yürüyecekleri bir güzergahtır bu güzergah. Adalet ihtiyacı hisseden herkes parti tartışması olmadan kendisini burada ifade edebilir.

(PKK'nın yürüyüşe destek iddiası) Terör örgütleri adaletin düşmanlarıdır. Terör örgütlerinin herhangi bir şekilde beyanları varsa dahi bu kabul edebileceğimiz bir şey değil, bizimle ilgisi yoktur. 

(Başbakanın yürüyüşün gayri milli olduğu açıklaması) Adalet sözüne gayri milli diyen anlayışa ne diyelim. Tüm peygamberler adaletin peşine düşmüşlerdir. İnsanlığın en kadim ortak duygularından birisidir. Adalet isteğini gayri milli diye tarif etmek millilikleri konusunda yaptıkları şüphe uyandıranların tarifi olabilir. Her türlü milliyetçiliği ayaklar altına aldık sözleri hala kulaklarda çınlıyor."

Vişne Haber Ajansı



ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları