loading
close
SON DAKİKALAR

CHP Sözcüsü Tezcan: İktidarın sonu OHAL hastalığından gelecek

CHP Sözcüsü Tezcan: İktidarın sonu OHAL hastalığından gelecek
Tarih: 11.01.2018 - 11:22
Kategori: Siyaset

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan MYK toplantısı sonrasında açıklamalarda bulundu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan MYK toplantısı sonrasında açıklamalarda bulundu.

Tezcan, Erdoğan'ın Boğaziçi Üniversitesi için sarf ettiği sözler için "Kendi diploması tartışma konusu olan ve bu tartışmayı bitiremeyen birinin Boğaziçi'ne bunu söylemesi kedi-ciğer ilişkisidir" dedi.

Tezcan'ın açıklamaları şöyle:

"Bugün Çalışan Gazeteciler Günü. Biliyoruz ki Türkiye'de aslolan çalıştırılmayan gazeteciler. Gazeteciliğe yakışır gazetecilik yaptığı için içeri atılan, yargılama, tutuklamalarla muamele gören gazeteciler var.

Türkiye basın özgürlüğünde 180 ülke arasında 150. sırada. Bu utanç ve ayıp tablosudur. Hükümet bu ayıbı kapatmak için bir çaba içinde değil, daha da kötüleştirmek için elinden geleni yapıyor. AKP iktidarının 12 yıllık döneminde 56 basamak geriledik. Tutuklu gazetecilerin sayısını takip edemez hale geldik. Sadece iktidara kararlı eleştiri getiren gazeteciler değil, bir dönem iktidar yanında dursa bile hazzetmediği şeyleri yazan gazetecilerin baskı altında tutulduğu bir dönem yaşanıyor. 

Sayın Erdoğan tutuklu gazeteciler durumuna alışmış rahatsız olmuyor. Tembihli gazetecilere olan alışkanlığıyla Fransa'da şaşırdı. Bir gazeteci çıktı silah taşımayla ilgili bir şeyler söyleyince FETÖ'cüsün dedi. Türkiye'yi rezil etmenin alemi var mı? Türkiye'de hoşuna gitmeyen gazetecilere yaptığın muamele biliniyor, Fransa'da şaşırdı. MİT TIR'larıyla ilgili gazetecilere zulmettiklerini ikrar etti. İstihbarat birimleri yapar, dedi. Tembihli gazetecilere alışık olunca kontra soruda vereceği yanıtı bilmiyor. Bu tür toplantılardan kaçınsın, neleri ifşa edeceği bilinmiyor.

Türkiye'nin çağdaş dünyayla bağının ne kadar koptuğunu açıkça gördük. Türkiye AB hedefinden ve değerlerinden hızla uzaklaşıyor. Sayın Erdoğan Fransa'da 'AB'ye gireceğiz diye size yalvaracak halimiz yok' dedi.

Sayın Erdoğan'a yalvar diyen mi var. Yalvarma ama adamların ağzına laf verme. OHAL'le basın özgürlüğünü, ifade özgürlüğünü ortadan kaldırıp 'yalvaracak değiliz' diyeceksin. Türkiye AB standartlarını hak eden bir millettir.

Hükümetin yapması gereken AB kapısında dilenci olmayın, fasıl açılmasını da beklemeyin. AB standartları neyse muhalefet olarak destek vereceğiz, hangi kanun gerekiyorsa çıkartalım. Alıyorsa alır almazsa almaz o onun meselesi. Dilenci muamelesi görecek pozisyonda yurt dışında dolaşmayın. Bunu yapamazlar çünkü bunlar OHAL bağımlısı olmuş, uyuşturucu bağımlısı gibi. OHAL'siz yönetemiyorlar Türkiye'yi. OHAL'in olduğu yerde AB standartları olmaz. Fransa'ya gitti et ithalatı sözü verdi. 5 bin 700 yon parça et ithal edecek. Türkiye'de hayvancılığı, tarımı bitirdiler. İthalat lobisi hakim. Geçenlerde Tunus'a gitti. Gittiği her yerden bir şey alıyor. 

Mehdi Eker Fransa'dan şövalye nişanı almıştı 'Fransız tarımına destek' nedeniyle. Fransa'ya tavsiyemdir Erdoğan'a daha büyük nişan versinler. Büyük haç nişanını versinler. Uluslararası cesaret nişanı almış birisi Mehdi Eker'in nişanını kabul etmez.

Ne zaman yurt dışında çıksa Türk çiftçisinin zararına ne yapacak diye bekler olduk. Sayın Erdoğan ve hükümetten talebimiz var. OHAL'in bir an önce kaldırılmasını istiyoruz ama bir KHK de bizim talebimiz üzerine çıkarın. AK Parti Genel Başkanı Erdoğan'a yurt dışı yasağı koyun. Nereye gitse çiftçinin başına bela olacak bir kararla dönüyor. Hiç olmazsa dilini tutamıyor millete zarar vermekten vazgeçmiş olur.

OHAL'i 6. kez uzatacaklar. 18 aydır Türkiye OHAL şartları altında yaşıyor. 45 günde bitiririz diyorlardı. OHAL şartlarında mühürsüz seçim yaptılar, grev yasakları getirdiler, darbenin siyasi ayağının ortaya çıkmasını gizliyorlar. Yargıya, emniyete, istihbarata her şeye hükmediyorlar. Darbenin ucu AK Parti'li yöneticilere ulaşacağı zaman frene basıyorlar. İktidarın sonu OHAL hastalığından gelecek. Tavsiyemizdir bir an önce darbecilikten vazgeçsinler. Apoletli darbeciler sıkıyönetim bildirisiyle, bunlar OHAL KHK'si ile yönetiyorlar.

Son dönemlerde bir başka süreçle karşı karşıyayız. Biz iktidara talip anamuhalefet partisiyiz. Geçmişte Sayın Erdoğan Sayın Bahçeli ve partisini yavru muhalefet diye tarif ederdi onlar da bu sözden çok rahatsız olurdu. Şimdi o tartışma yok, olabilir. Biz ana iktidara talibiz. İktidarın yanlışını söyleyeceğiz, seçmenin iradesini AK Parti ve Erdoğan'a ciro etmeyeceğiz. Yavru muhalefet sözü bize ait değildi ama bugün gelinen noktada (Bahçeli'nin yaptığı) yavru iktidar... Erdoğan'ı eleştiriyoruz cevap Bahçeli'den geliyor. AK Parti'nin sözcüsü söylemesi gerekeni söylüyor. Siyasette ittifaklar olur ama iltihaklar olmaz. MHP önemli bir partidir. Kalkıp da Erdoğan'a karşı her türlü muhalefeti FETÖ'cülük ve bölücülük diyen kumpanyaya katılırsanız sizin muhalefetiniz kendi tabanınız tarafından sorgulanır. 

Türkiye'yi ikiye bölüp Erdoğan'ın yanında olanlar yerli ve milli karşısında olanlar bölücü siyaset kültürü yaratılmaya çalışıyor. 

Teröre destek meselesine gelince çadır mahkemelerini, karşılama alaylarını unuttunuz mu? Siz bugün kendinizi o pozisyonun neresinde görüyorsunuz? 

Bahçeli tekerlemeyi sever. 'İki yanlıştan bir doğru çıkmaz, balda tuz bulunmaz, suda ateş yanmaz, Recep Tayyip Erdoğan'dan da Cumhurbaşkanı olmaz' demişti. Ne oldu suda yanan ateşi mi buldunuz, tuzlu bala mı alıştınız? 

Sayın Erdoğan UYAP'ı FETÖ'cülere kaptırdık dedi. Nereyi kaptırmadılar, teslim ettiler. Kozmik Oda'yı açtılar. Yapılan casusluktu. Devleti teslim ettiler, 

Üniversiteleri bu hale getiren iktidarın Türkiye'nin geleceğiyle ilgili söz söylemesi söz konusu değildir. 

Kendi diploması tartışma konusu olan ve bu tartışmayı bitiremeyen birinin Boğaziçi'ne bunu söylemesi kedi-ciğer ilişkisidir.

Boğaziçi rektörü üniversitenin başarısını açıklarken, 'Erdoğan'a karşı anlaşılmasın' diyorsa bu üniversiteleri getirdikleri durumun sonucudur. 

(Ali Kılıç'ın Süleyman Soylu fotoğrafı) Bir fotoğraftır. Üzerinde konuşulacak bir şey olduğunu düşünmüyoruz. 

(Kongrelerdeki tartışmalar) Bütün kongrelerimizi tamamladık. Kongrelerimiz yarış içinde geçti, zaman zaman tartışma olur. Adaylar Ankara'dan belirlenmez. Yarışın olduğu yerlerden tartışmalar olabilir. Yarıştırmamayı maharet sananların anlayabileceği şey değildir. 

Sandığa giderken büyük buluşmaya ihtiyaç var. 50+1 sizi iktidar yapabilir ama büyük sorunları çözemezsiniz. Geniş kesimlerin buluşmasını istiyoruz. Bir araya gelmenin tek yolu cepheleşme hareketi değildir. Erdoğan'ın Bahçeli'nin ittifak diye sunduğu şey cepheleşmedir. Biz büyük buluşmanın temsilcisi olacağız."

Kaynak : Vişne Haber Ajansı

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları