loading
close
SON DAKİKALAR

CHP Sözcüsü Tezcan: Off-shorcu Başbakan hakkında gensoru önergesi vereceğiz

CHP Sözcüsü Tezcan: Off-shorcu Başbakan hakkında gensoru önergesi vereceğiz
Tarih: 15.11.2017 - 14:02
Kategori: Siyaset

CHP Sözcüsü Bülent Tezcan: Yeni doğan çocuğun vergi ödediği ülkede Başbakanın çocukları vergi cennetlerinde şirket kuramaz. Başbakan 11 senede vergi cennetlerini tespit edemiyor ama çocuklarına şirket kurdururken tespit ediyorlar.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, MYK toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. 

CHP Sözcüsü Bülent Tezcan, Başbakan Binali Yıldırım'ın çocuklarının vergi cennetinde off-shore şirket kurmasının ahlaki olmadığını söyleyerek, "
Yeni doğan çocuğun vergi ödediği ülkede Başbakanın çocukları vergi cennetlerinde şirket kuramaz. Başbakan 11 senede vergi cennetlerini tespit edemiyor ama çocuklarına şirket kurdururken tespit ediyorlar" dedi.

Tezcan, "AKP'nin Mustafa Kemal Atatürk'ü iyi ifadelerle anmasından mutluluk duyduklarını" belirterek, "Bundan sonrasına ilişkin beklediklerimiz var. Derhal müfredattan çıkardığınız Atatürk'ü müfredata tekrar koyun. 15 yıldır sistematik şekilde ayıklandı. Mesela harem selamlık okul sevdasından vazgeçin" diye konuştu.

Tezcan'ın açıklamaları şöyle:

"Yine acı haberimiz var. PKK terör örgütünün hain saldırısı sonucu Ağrı Eleşkirt'te bir uzman çavuşumuzu kaybettik. Miletimize ve ailesine başsağlığı, şehidimize Allah'tan rahmet diliyoruz. Terörün sona erdiği bir Türkiye arzu ediyoruz.

Bugün KKTC'nin 34. kuruluş yıl dönümü. Kutlu olsun diyoruz. Kıbrıs sorununun artık sorun olmaktan çıkmasını arzu ediyoruz. 

"Yetkili ağızların Atatürk'ü iyi ifadelerle anmalarından mutluluk duyduk. Bundan sonrasına ilişkin beklediklerimiz var"

-Geçtiğimiz hafta 10 Kasım anma törenlerini birlikte yaşadık. Milletimiz yine akın akın Anıtkabir'e gitti. Hafta sonu itibariyle büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ü ziyarete gidenlerin sayısı 1 milyon oldu. 81 milyon vatandaşımız büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ü saygıyla andı. Dünya 20. yüzyılın bize hediye ettiği o lideri yad etti. Atatürk'ün büyüklüğü her geçen gün daha da artıyor. Bölgede, dünyada, Türkiye'de yaşadıklarımıza baktığımızda Atatürk'ün ne büyük bir lider olduğunu bir kere daha görüyoruz. Bugün dahi içinde bulunduğumuz problemlerden çıkışın işaretini çok uzun zaman önce göstermiş olmasından büyük mutluluk duyuyoruz. Atatürk bizim ortak değerimiz. Atatürk'ü seviyoruz ama tekelcilik yapmıyoruz. Bu 10 Kasım herkesin Atatürk'te buluşması anlamında bizi mutlu etti. Yetkili ağızların da büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ü iyi ifadelerle anmalarından mutluluk duyduk. Bundan sonrasına ilişkin beklediklerimiz var. Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ü anmış olmanın bize, siyaset kurumuna, devlet yönetimine, vatandaşlara, bürokrasiye yüklediği görevler var. Bu görevleri gerçekleştirmemiz gerekiyor. 

"23 yılın 15 yılı Mustafa Kemal Atatürk'ün partinin ve devletin başında olduğu dönem, hangi dönem tek parti?"

'Bütün kötülüklerin sebebi tek parti dönemidir' diye bir söylemden uzaklaşmak lazım. Tek parti dönemi deyince soracaklar; 23 yıl süren dönemin hangi dönemi tek parti? 23 yılın 15 yılı Mustafa Kemal Atatürk'ün Cumhurbaşkanı olduğu, partinin, devletin başında olduğu dönem. Atatürk'le ilgili güzel şeyler söyledikten sonra tarihten husumet değil ders çıkarmak gerektiğini de bileceğiz. Türkiye'nin çok partili döneme geçmek için hangi çabalar harcadığını, bu çabaları harcarken emek ve katkısı olan başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere çok partili demokrasiye ülkeyi taşıyan İsmet İnönü'nün hatırasını da büyütmeyi bileceğiz, saygı duymayı öğreneceğiz.

"Derhal 15 yıldır sistematik şekilde ayıkladığınız Atatürk'ü müfredata tekrar koyun"

Bunlar yetmez. Atatürk'ü anlayıp sevdiğimizi ifade ettikten sonra şunu bekliyoruz: Derhal müfredattan çıkardığınız Atatürk'ü müfredata tekrar koyun. 15 yıldır sistematik şekilde ayıklandı. Mesela harem selamlık okul sevdasından vazgeçin. Kızlarımızla erkeklerimiz için ateşle barut gibi ilkel tariften uzaklaşalım hızla. İstiklal savaşının en bunalımlı dönemi Mustafa Kemal cepheye gidecek, Maarif Kongresini Milli Eğitim Şurası'nı erteletmez. Erkek ve kadın öğretmenlerin ayrı oturtulduğunu gördüğünde öfkeyle itiraz eder. Siz kendinize mi güvenmiyorsunuz, bacılarımızın kadınlarımızın iffetinden mi şüpheniz var. Bir daha böyle bir şey istemiyorum' der.

Bugün harem selamlık meselesinin özellikle belirli sendikaların bile bunları dile getirebiliyor olması arkasına iktidarı alan sendikanın bunları söyleyecek cesareti bulması Atatürk'ün hasım görüldüğünün işaretidir. 

"Eğitim sistemimizi aklı ön plana çıkaran, hurafelerden uzaklaşmış şekilde yeniden düzenleyelim"

Daha önce söyledik eğitim bir gece de söylenen bir ifadeyle sonu belirsiz bir maceraya terk edilemez. Kimse ortaokul, lisede üniversitede ne olacağını bilemiyor. Bir gecede TEOG'u kaldırıyorum deyip sistemi buna nasıl uydururuz anlamsızlığı yerine derhal paydaşların katılacağı Milli Eğitim Şurası yapalım, dedik. Eğitimden herkes şikayetçi. İktidar da muhalefet de şikayetçi. Olur mu böyle şey? Mustafa Kemal Atatürk savaş yıllarında 'ben böyle istiyorum' deyip eğitimi düzenlememiş. Maarif Kongresi yapmış. Hala görüyoruz ortak akılla bu işi yapmak yerine çocuklarımızı nasıl tek tip okula mahkum ederiz planlaması hayata geçilmeye çalışılıyor.

'Hayatta en hakiki mürşit ilimdir' sözü Atatürk'ün tarihe geçmiş sözüdür. Eğitim sistemimizi aklı, bilimi ön plana çıkaran, hurafelerden uzaklaşmış, bilimin ölçütlerine göre yeniden düzenleyelim. 

"11 yıldır nereler vergi cenneti Bakanlar Kurulu bulamıyor!"

-Paradise Paper hala tartışılıyor. Vergi ödememek için dünyada belli ülkeler var. Kazanırsın vergi ödemezsin. halbuki her devlet vergi almak ister, buna karşı önlem alır. Türkiye de vergisiz kazançları vergilendirmek için 2006'da kanun çıkardı, önlem aldı. 30. maddeye bir madde eklendi off-shore cennetlerinde şirket kuranlar Türkiye'ye getirdiklerinde yüzde 30 vergi ödeyecekler. Nerelerin vergi cenneti olduğunu Bakanlar Kurulu belirleyecek, dediler. 11 yıldır Bakanlar Kurulu arıyor bulamıyor, bu kadar zor mu?

Başbakan vergi cennetlerini bulup 11 senede tespit edemiyor ama çocuklarına şirket kurdururken tespit ediyorlar. Başbakanın çocuklarının ve yakınlarının şirketleri ortaya çıktı. Mesele ahlaki değildir. Bir ülkenin Başbakanısın çocuklarının vergiden kaçmak için vergi cennetinde şirket kurmaları ahlaki değildir. Yeni doğan çocuğun vergi ödediği ülkede Başbakanın çocukları vergi cennetlerinde şirket kuramaz. Büyük pişkinlikle şunu söyledi Başbakan 'Soruşturma yapılsın, özellikle istiyorum' dedi. Bunu söyledi arkasında haberleri yapan Cumhuriyet'e ve Odatv'ye 500 bin liralık dava açmış. Hem araştırılsın diyeceksin hem de haber yapan gazetelere dava açıp 1 milyon bekleyeceksin. İnsanın aklına 'olur da vergi cezası çıkarsa yedek akçe biriktireyim, ordan veririm diye açıyor' diye geliyor...

"Artık 'off-shor'cu bir Başbakanımız var"

Meclis'e konuyla ilgili 2 araştırma önergesi verildi. İkisi de AK Parti oylarıyla reddedildi. MHP de araştırılsın diye açık bir tutum almadı onu da millete havale ediyoruz. Başbakan tavşana kaç tazıya tut mu diyor? Demek ki araştırmayın diye talimat veriyor ya da grup Başbakanı dinlemiyor. Artık 'off-shor'cu bir Başbakanımız var. Ana muhalefet partisi olarak bize düşen görev off-shorecu Başbakan hakkında gensoru önergesi vereceğiz. TBMM'de tartışacağız.

"Bu politikaların baş sorumlusu Erdoğan". 

15 yıllık AK Parti iktidarı dönemi lobilerin iktidarı olmuştur. Faiz, ithalat, ihale lobileri... Her alanda bir grup lobi bir araya gelmiş milletin değil lobilerin çıkarına lobilerin uygulandığı ülke olduk.15 yılda yurt dışındaki faiz lobisine ödediğimiz faiz 145 milyar dolar. Yurt içindeki faiz lobisine ise 620 milyar lira.

Sayın Erdoğan dönüp ikide bir faiz lobisine çıkış yapacağınıza hükümetinin hangi faiz lobicisiyle kol kola girdiğinin hesabını yapın. Bu politikaların baş sorumlusu kendisi.

-Üretim çökmüş, bütün servet faiz lobisine akmış, üretken alanlarda yatırım bitmiş. Tarımı ithalat lobisi vurmuş. Türkiye'nin tarımsa ithalata ödediği para 17 milyar dolar. Çiftçinin borçtan beli bükülmüş. 2006'dan bu yana devletten alması gereken 102 milyar lira. Hane başına 50 bin liraya tekabül ediyor. Çiftçinin borcu 88 milyar lira. Mazot 5 lirayı geçti. Yüzde 60'ı vergi. Çiftçi üretim yapamıyor ama ithalatçı zengin. Mercimek, nohut, pamuk, canlı hayvan, saman ne varsa Türkiye'nin üretebileceği bütün tarımsal ürünleri ithal eder hale gelmişiz. Kendi çiftçisi dururken Yunanistan'a, Kanada'ya Fransa'ya, Amerikan çiftçisine ödemek zorunda kalıyor, bu lobicilik değil mi? 

Türkiye'de ihale mevzuatında AK Parti döneminde 176 kez değişiklik yapmışlar. En çok da hangi işleri ihalesiz veririz diye 27 kez ihale kanunun 3. maddesi değiştirilmiş. Bunun maliyeti yandaş müteahhit yaratıp milletin varlığını yandaşın cebine aktarma. Vergi ödememek için off-shore kurdurup devletin işini yapmasını engelleyen hükümet var.

"Derhal Enis Berberoğlu'nun tahliye edilmesi gerekir"

-Enis Berberoğlu ile ilgili ilginç bir tablo olmuştu. Mahkemeler arasında ateş topuna dönmüş dosya. En son İstinaf ben göreceğim dedi ama hala tutuklu. Bu AYM'nin İstinaf'ın kararlarına aykırıdır. Derhal Enis Berberoğlu'nun tahliye edilmesi gerekir.

"Ne milletin, ne bürokrasinin bu dönüşleri takip edecek takati kalmadı"

-AK Parti Genel Başkanı Sayın Erdoğan Putin'le görüşmeye gitti. Giderken Trump'la Putin'in görüşmesinde 'askeri çözüm değil siyasi çözüm olacak' sözüne itiraz etti. 24 saat geçmedi Putin'le görüştü kendisi siyasi çözüm olacak demeye başladı. Askeri çözüm olsun demiyoruz Türkiye'nin dış politikasının hangi noktaya geldiği ibret verici tablodur. Tek adam rejimine itiraz ederken bunların ülkenin geleceği ile ilgili nasıl bir felaket yaratacağını tek tek anlatmıştık, yaşıyoruz.

Hangi dediğin doğru? Ne milletin, ne bürokrasinin bu dönüşleri takip edecek takati kalmadı.

"18 Kasım'da Taşeron İşçilik Çalıştayı yapacağız"

-Taşeron işçilikle ilgili sorunların çözülmesinde kararlılığımız devam ediyor. 18 Kasım tarihinde genel başkanımızın katılacağı taşeron işçilik çalıştayı yapacağız. 3 büyük konfederasyon katılacak. DİSK'in, Türk-İş'in, Hak-İş'İn başkanları da bulunacak. Konfederasyonlar bünyesindeki 60 sendika temsilcisi, akademisyenler, aydınlar, işçiler bir araya gelip tartışacağız. Emeğin hakkının verildiği sermayenin önünün açıldığı, huzurla üretimin yapıldığı adaletli zenginleşen Türkiye kurma kararlığımızı sürdürüyoruz.

Vişne Haber Ajansı

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları