İBB Meclisi, 2020'nin ilk toplantısını bugün gerçekleştirdi. Toplantıda CHP ve İYİ Partili meclis üyelerinin imzasıyla cemevlerinin ibadethane olarak tanınması gündeme getirildi. Teklif komisyona gönderildi.
İBB Meclis üyeleri ocak ayı görüşmeleri için toplandı. Oturumu İBB Başkanvekili Göksel Gümüşdağ yönetiyor.
İYİ Parti Grup Başkanvekili İbrahim Özkan, Meclis'te konuşmada işsizlik rakamlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Özkan’ın “Türkiye’nin gerçek gündemi ekonomidir. Vatandaşı mutfağı yanıyor. İnsanlar doğal gazı açmaya korkuyor. Battaniye altında kışı geçiriyor. Ama Saray’ın ruhu duymuyor. Çünkü orada her şey güllük gülistanlık, Lale Devri yaşanıyor” sözlerine AKP’li üyeler tepki gösterdi.
AKP’li bir isim ayağa kalkıp İYİ Partili ismin üzerine yürümek istedi. Diğer meclis üyeleri araya girdi.
AKP Grup Başkanvekili Tevfik Göksu da İBB Meclisi'nde yaptığı konuşmada, İBB'nin Kanal İstanbul protokolünden çekilemeyeceğini söyledi. Göksu, Kanal İstanbul'un depremi tetikleyen değil depreme karşı tedbir projesi olduğunu iddia etti.
CHP Grup Başkanvekili Doğan Subaşı, Tevfik Göksu'nun ardından söz aldı.
Subaşı özetle şunları söyledi:
"İBB'de çıkarılan işçilerle ilgili araştırma önergesine burada evet diyen arkadaşlarımız Üsküdar'da çıkarılan işçilerle ilgili araştırma önergesine hayır dedi.
Depreme hazırlık konusu sadece İBB Deprem Daire Başkanlığı'nın işi değildir. Deprem dairesinin bütçesinde azalma oldu ama diğer birimler bu konuda çalışıyor. Bizim bu konuda eyleme geçmemiz lazım. Meclisin deprem komisyonundaki arkadaşlar zaman zaman bilgilendirirlerse çok iyi olur.
Kanal İstanbul konusuna çok sayıda bakış açısıyla bakılabilir. Diplomasi, Montrö açısından bakılabilir. Sayın Ulaştırma Bakanı bir cümlesinde Kanal İstanbul'un Montrö'ye bağlı olduğu anlamına gelen cümleler söyledi. Cumhurbaşkanı 'Montrö Boğazları bağlar' dedi. ÇED raporunda da yerli bir su yoludur diyor Kanal İstanbul için. Bu bize şunu ima ediyor: Yerli hukuka göre dediğine göre Montrö'nün kanalı kapsamadığını ima ediyor. Demek ki kafalar karışık. Bu konu çalışılmamış. Ruya, ABD'nin resmi demeçlerini görmeden kendimi konuşmakta yetkin görmüyorum.
ÇED raporunda Kanal İstanbul'un 75 milyar liraya mal olacağı geçiyor. Çiğdem Toker 4 yıl önce 20 milyar dolar olduğunu, bunun da bugünkü parayla 118 milyar olduğunu söyledi. ÇED raporundaki 75 milyar ifadesi doğru görünmüyor. 118 milyar demek İBB bütçesinin 25 milyar olduğunu kabul edersek 5 İstanbul bütçesinin bir kanala verilmesi anlamına geliyor. Biz 5 İstanbul bütçesini buraya harcamak zorunda mıyız? Nasıl karşılayacak bu masrafı kanal?
118 sadece kanalın bütçesi köprü maliyeti var. 8 boğaz köprüsü yapılacak. 12 milyar dolar, yaklaşık 70 milyar TL sadece köprüler için yapılacak.
Sadece İSKİ'nin mevcut tesislerini kaldırıp başka yere koymak için maliyet 19 milyar lira. Bu rakamları İBB'nin bütçesiyle karşılaştırın. 300-350 milyar liralık harcama yapılacak. Türkiye bütçesinin yüzde 40'ını bulan bir rakam. Bizim deprem gibi bir tehlikemiz var. Bir araba projesi çıkardınız, kağıt üzerinde çizimden başka bir şey yok. Buna rağmen projenin arkasındayız, dedik.
Bu bir beton projesidir. Siz AK Parti döneminde kurulmuş bir tane otomotiv, demir çelik fabrikası biliyor musunuz? Otomotiv ihracatı yapan fabrikaların hepsi sizin beğenmediğiniz eski Türkiye'de kurulmuştur.
Biz her zaman ikna edilmeye açığız. Güzel bir şeyse neden karşı olalım.
Bir siyasi irade böyle büük projeyi niye yapar? Büyük bir talep vardır, yapar. Toplumdan talep var mı, yok. Bazen toplumsal ihtiyaç talep almasa bile idarenin bunun yapması gerekir. Kanal İstanbul'a bakınca toplumsal talep de ihtiyaç da yok. Boğazları kurtarmak dediler.
Boğazdan geçen gemi trafiği azalıyor, yüklere bakıyorsun artıyor. Dar bir boğaz yapıyorsunuz projede.
2071'de boğazdan geçen gemi trafiğinin 81 bine çıkacağı var. 2001'den itibaren düşüyor, 2008'den itibaren artıyor. Kaynağını sordum Fransa'da bir şirket var onun projeksiyonu dediler. Büyük projelerle ilgili çalışan bir şirket dediler. Bu bilimsel değil. Bir şirket rapor yazarsa isterse bin profesör yazsın bilimsel olmaz. Hakemli dergide yazarsa, kamuoyuna açıklanırsa bilimsel olur. Boğazlardan kaç gemi geçer çalışması akademik çalışma olsaydı 81 bin gemi geçişini kabul ederdim.
O şirketin web sayfasına girdim. 2017'de yapmışlar projeyi, Kanal İstanbul kararı 2011'de alındı.
Orada bir de şehir kuruluyor. Bu şehrin 500 bin olacağı söylendi.Şehir planında değişiklik yapıldı, 1 milyona çıktı.
Kanal İstanbul'la ilgili 1.8.2018'de belediye başkanı tarafından yetki almadan belediye başkanı tarafından protokol imzalanmış. 2 ay sonra Meclis'te onaylanmış. Siz yetki almadan protokol imzalayamazsınız. Bu açılan dava onla ilgili bir dava. Mahkeme kararı hukuka uygun diyor, dedi Tevfik Göksu. Tahsis kararlarında meclisin global tahsis vermesi mümkün değildir. Ada, parsel belirtmek zorundayız. Kanal İstanbul çevresindeki taşınmazlarla ilgili yetki verilmiş, yetki tartışması yapılmış. Protokolün değil içindeki tahsis maddesinin uygunluğu kararı. Bu idare mahkemesinin kararıdır. Bunun istinafı, Danıştay'ı var. Kanaatimiz protokolün hukuka aykırı olduğudur. (Tevfik Göksu'nun İmamoğlu ve Paris belediye başkanı arasında meclis kararı olmadan anlaşma imzalandığı' açıklaması) Paris Anlaşması yapıldı, dendi. Niyet mektubu imzalanmıştır. Biz başkana Paris Belediyesi ile anlaşma yetkisi vereceğiz, onsan sonra meclise gelecek. Kanal İstanbul protokolü yetkiyle yapılmış bir protokol değildir."
Cemevlerinin ibadethane olarak tanınması önergesi CHP ve İYİ Parti'li Meclis üyeleri tarafından Meclis'e getirildi. Önergede AİHM'in bağlayıcı kararı hatırlatılarak Danıştay ve Yargıtay kararlarına atıf yapıldı. Cemevlerinin ibadethane olarak iç hukukta da tescil edildiği belirtildi.
CHP ve İYİ Parti'nin önergesiyle, cemevlerine diğer ibadethanelere verilen hak ve hizmetlerin verilmesi için önergenin hukuk komisyonuna havale edilmesi teklif edildi.
Tevfik Göksu, söz alarak şunları söyledi: Bu, büyükşehir belediye başkanının imzasıyla ele alınacak bir konu bu. Sadece İBB Başkanın imzasıyla ele alınacak bir konu. CHP her zaman Alevi meselesini istismar etmiştir. Burada meclis üyleri, 'Ey başkan sen sözünde durmadın biz belediye meclis üyeleri olarak Meclise getiriyoruz' dediler. İstismar edilmek üzere getirilmiştir gündeme. AK Parti olarak konunun gündeme alınmasına ve komisyonda görüşülmesine müspet oyu vereceğiz."
Cemevlerinin ibadethane olarak tanınması teklifi oylanarak oy birliğiyle hukuk, sosyal hizmetler komisyonlarına gönderildi.