CHP Sözcüsü Bülent Tezcan: Yunan Savunma Bakanı, Ege adalarının işgal edilmesiyle ilgili meydan okudu. Hükümetten bir ses yok şu ana kadar. Yerli ve milli olmaksa mesele, bundan başka yerli ve milli mesele olabilir mi?
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, MYK toplantısı sürerken açıklamalarda bulundu.
Tezcan, Yunan Savunma Bakanı'nın Ege adalarının işgali konusundaki açıklamaları nedeniyle
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na 'gel de al' sözlerinin işgalin ikrarı olduğunu belirterek, "
Binali Yıldırım hükümetine sesleniyorum Ege'deki ada ve kayalıklara bizim diyorlar. Kemal Kılıçdaroğlu'nun sözü vardı söyledi sizin sözünüz yok mu?" dedi.
Tezcan'ın açıklamaları şöyle:
"Yunan Savunma Bakanı, Ege adalarının işgal edilmesiyle ilgili Genel Başkanımıza dönük açıklama yaptı. 'Topraklarımızı talep ediyor, gel de al' diyor. Bize meydan okuyor. Türkiye Cumhuriyeti'nin anamuhalefet partisinin genel başkanına meydan okuyor. Hükümetten bir ses yok şu ana kadar. Yerli ve milli olmaksa mesele, bundan başka yerli ve milli mesele olabilir mi?
Yunanistan'ın Ege'de işgal ettiği ada ve kayalık sayısı 156'dır. Hükümet buna sesiz kalmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı gereği gibi cevap vermiştir, her zaman gündemde tutmaya özen göstermiştir. Hükümetten herhangi bir itiraz görmedik.
Yunanistan bu sözüyle işgali ikrar etmiştir. Binali Yıldırım hükümetine sesleniyorum Ege'deki ada ve kayalıklara bizim diyorlar. Kemal Kılıçdaroğlu'nun sözü vardı söyledi sizin sözünüz yok mu? Meselenin milli mesele olması için sizinle şahsi münasebet kurulması riskinin olması mı gerekiyor?
Kammenos'a hatırlatıyoruz bu hezeyanların rüzgarı 98 yıl önce bu bölgede esti. Kuvay-ı Milliye Hareketi çıktı Anadolu coğrafyasında cevabını verdi. Buna benzer hezeyanlara karşı aynı ruh Kıbrıs'ta vermesi gereken cevabı verdi. Osmanlı'nın sesiz kaldığı işgale Anadolu milleti cevabını verdi. Şimdi de hükümet sesiz kalsa da millet sessiz kalmayacak.
Yunanistan Savunma Bakanı bu macera ve hezeyanlardan vazgeçsin. Bu coğrafya hala ayaktadır verilecek bir karış toprağımız yoktur.
Türkiye sanki bir şamar oğlanı. Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı edep, ahlak, vicdan, vefa kavramlarıyla izah olmayacak bir tutumda bulundu. Medine müdafaasındaki Fahrettin Paşa'ya ağza alınmayacak ve bugünün Türkiye'sine dönük sözlerin kabul edilmesi mümkün değil. Hatırlatmak isteriz o coğrafyada bu milletin evlatları açlıktan, sıtmadan ölürken kutsal toprakları korumak için kanlarını akıttılar. Yemen türkülerinin yakıldığı coğrafyanın evlatlarıyız. Biraz dökülen kana saygı olsa söylediğiniz sözün vicdan azabını yaşarsınız.
O coğrafyayı yönetenler halklar değil. Petrollerini çalan gerçek hırsızları bilemeyip, sırtlarını o hırsızlara dayayarak kafa tutmayı maharet saymışlardır. Kimliklerinin azıcık farkına varsalardı bugün bulundukları durumun içinde olmazlardı. Şiddetle kınıyoruz. Kimsenin Türkiye'ye hakaret etme ya da had bildirme hakkı yok.
Gelir adaletsizliğinin hızla bozulduğu süreçten geçiyoruz. Zengin çok zengin yoksul daha fazla yoksul. Zenginliğe karşı değiliz. Halkla zenginleşmeyi arzu ediyoruz. Halkın, Türkiye'yi yönetenlerden eşit bölüşüme dayalı zenginleşme modeli bekleme hakkı var. Türkiye'nin en zengin yüzde 1'i milli servetin yüzde 55'ini alıyor. Yüzde 99'u yüzde 45'i alırken... Daha büyük adaletsizlik olur mu? Asgari ücretli, esnaf, işçi huzurla yaşayabilir mi?
Dünya Bankası rakamları açıkladı en zengin yüzde 1 milli gelirin 4'te birini alıyor. En yoksul yüzde 50 ise milli gelirin 7'de 1'ini alıyor. Asgari ücret ve büyümeden bu kesimlere verilen pay yok. Ekonominin yükü yoksulların üzerinde. Türkiye'de en zenginler yüzde 20.2 vergi yükü altında. En yoksulların yükü ise 21.6. Krizin yükü yoksulun üzerinde. Bu dengesizliği gidermek için sosyal devleti yeniden inşa etmek gerek.
-Bugün havuz medyasındaki bir gazete genel başkanımızın helal kazançla sahip olduğu eve talip olmuş. Genel başkanımız '1 milyon, 500 bin, 100 bin dolar versinler verelim' dedi. Evin sahibi Zeynep Kılıçdaroğlu'dur. Havuz medyasının sahibi kimse kendi ya da kim için talipse yarın ismini gazetede yazsınlar ya da avukatları aracılığıyla bildirsinler. Gelir vergisi ve harçlar alacak kişi tarafından ödenmek şartıyla 100 bin dolara satmaya hazırız. Havuz medyasının sahibi kime vekalet çıkaracaksa parayı hazır etsinler. Bekliyoruz.
-(Battal İlgezdi hakkındaki soruşturma) Belgeleri dağıttık. İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin soruşturmaya gerek yok, Danıştay'ın soruşturmaya gerek yok kararları var. İçişleri Bakanı yeni soruşturma icat etme peşindeyse devlet ellerinde. Verilemeyecek hesabımız yok. Bütün mal varlığı araştırılmış. İstifa etmesi gereken kişi varsa o da Süleyman Soylu'dur. Bunu Türkiye biliyor. İstifa eder mi etmez mi bilemiyoruz."
Vişne Haber Ajansı
ETİKETLER : türkiye gerçeği, vişne haber ajans, vişne ajans, istanbul gerçeği, türkiye haberleri, son dakika haberler, istanbul haberleri, sondakika, CHP, Yunan Bakana, 'hezeyanlardan vazgeç' dedi; hükümete, 'sizin sözünüz yok mu?' diye sordu