loading
close
SON DAKİKALAR

CHP'den rapor tepkisi: Reşat Petek darbe girişimini karartmak üzere faaliyet gösterdi

CHP'den rapor tepkisi: Reşat Petek darbe girişimini karartmak üzere faaliyet gösterdi
Tarih: 29.05.2017 - 08:54
Kategori: Siyaset

CHP'den Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu'nun raporuna tepki: AKP’nin siyasi sorumluluğunu ima edebilecek bilgi kırıntıları dahi rapordan çıkartılmıştır.

CHP'nin Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu'nun üyeleri yaptıkları basın açıklamasıyla komisyon başkanı Reşat Petek'in açıkladığı rapora tepki gösterdi. 

CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, Darbe Girişimini Araştırma Komisyonunun CHP'li üyeleri Sezgin Tanrıkulu, Aytun Çıray ve Zeynel Emre ile birlikte basın toplantısı düzenledi. Erdoğdu, "AKP’nin siyasi sorumluluğunu ima edebilecek bilgi kırıntıları dahi rapordan çıkartılmıştır" diyerek rapora muhalefet şerhi koyacaklarını açıkladı.

Aykut Erdoğdu'nun yaptığı açıklamalar şöyle:

"15 Temmuz 2016 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti karanlık bir darbe girişimine maruz kalmıştır. Bu hain girişim sonucunda 249 insanımız can vermiş, 2.301 insanımız yaralanmıştır. Darbe Araştırma Komisyonu darbeye direnen dört partinin önergelerinin birleştirilmesi ile kurulmuştur. Şimdiye kadar hemen hemen bütün araştırma önergelerini reddeden AKP, darbe sonrası oluşan kamuoyu baskısıyla gönülsüz olarak komisyon kurulmasını desteklemiştir.
AKP’nin kendi komisyon üyelerini geç bildirmesi sebebiyle Darbe Araştırma Komisyonu çalışmalarına darbeden 75 gün sonra, 4 Ekim 2016’da başlayabilmiştir. Darbe Araştırma Komisyonunun AKP’li üyeleri geçmişte Fethullah Gülen’le yakın ilişkisi ve desteği olan milletvekilleri arasından seçilmiştir. Bu durum bir çıkar çatışması yaratmış ve Komisyonun güvenilirliğine zarar vermiştir. Muhalefetin ısrarlı taleplerine rağmen, Darbe Araştırma Komisyonunun yönetimine ilişkin seçimlerde başkanlık divanında AKP’li üyeler dışında kimseye yer verilmemiştir. TBMM İç Tüzüğüne göre Komisyonda olması gereken yetkiler İç Tüzüğe aykırı bir önerge ve AKP’li üyelerin oylarıyla Komisyon Başkanı Reşat Petek’e devredilmiştir. İç Tüzüğe aykırı bir şekilde Reşat Petek’in görevlendirilmesi sonrası Reşat Petek ve AKP’li üyeler darbe girişimini karartmak üzere faaliyet göstermiştir.

Bilgi ve tecrübelerinden istifade etmek üzere komisyonda görevlendirilmesini talep ettiğimiz uzmanlar komisyonda görevlendirilmediği gibi, görevlendirilen uzmanların tamamı da Komisyon Başkanı Reşat Petek tarafından seçilmiştir.  Darbe girişimi ile ilgili hayati önemde bilgiye sahip olan başta Genel Kurmay Başkanı Hulusi Akar ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile görevdeki kuvvet komutanları ısrarlı taleplerimize rağmen komisyona gelmemiş, gelmelerine izin verilmemiştir. Eski Genel Kurmay Başkanı Necdet Özel davete rağmen komisyona gelmemiştir.
Darbe girişimini aydınlatmak üzere verdiğimiz önergeler ya kabul edilmemiş ya da gereği yerine getirilmemiştir.
Komisyon 9 Aralık 2016 tarihinde Recep Tayyip Erdoğan’ın AKP’li üyelere yönelik “darbe araştırma komisyonu çalışmalarını sonlandırmalıdır” talimatı sonrası AKP’li komisyon üyeleri ve başkanı eliyle 4 Ocak 2017 tarihinde son toplantısını yaparak fiilen sonlandırılmıştır.  26 Mayıs 2017 tarihinde Reşat Petek tarafından açıklanan taslak raporun yazım süreci komisyon üyelerinden gizlenmiş ve hazırlanan taslak rapor komisyon üyeleriyle müzakere edilmeden basına açıklanmıştır.

Komisyon Başkanı Reşat Petek tarafından basına açıklanan 643 sayfalık bu taslak rapor,bir kontrollü darbe girişiminin siyasi ayağını saklama ve günahsız kişi ve kurumlara iftira raporudur.

Taslak raporda darbe girişimi ile ilgili AKP’nin siyasi sorumluluğunu ima edebilecek bilgi kırıntıları dahi rapordan çıkartılmıştır. Taslak raporda darbe girişimi engellenemez bir doğal afet gibi sunulmaya çalışılmış, siyasi ve idari sorumluluklar gizlenmiştir. 'Yarım Asırlık Örgüt' vurgusuyla sorumluluk AKP öncesi hükümetlere bırakılmaya ve 2002 öncesi devlete gizlice sızan Fethullah Gülen cemaatine 2002 yılı sonrası bilinçli olarak devletin teslim edilmesi gizlenmeye çalışılmıştır.

Taslak raporda Fethullah Gülen cemaatinin yabancı gizli servislerle bağlantısı güçlü bir biçimde vurgulanmış ancak bu bağlantı önceden bilinmiyormuş havası yaratılmıştır. Raporda sayfalar boyunca Fethullah Gülen cemaatinin hiyerarşik yapısı anlatılmış ve bu durumun daha önce bilinmediği havası yaratılmaya çalışılmıştır.

Raporun 181-185 sayfaları arasında Fethullah Gülen cemaatinin siyasi ayağına değinilmiş ve bu bölümde Süleyman Demirel, Turgut Özal, Bülent Ecevit gibi isimler açık veya gizli şekilde suçlanmış olmasına rağmen AKP dönemi sadece şu iki cümleyle geçiştirilmiştir: 'Dolayısıyla 3 Kasım 2002 seçimleriyle tek başına iktidar olma fırsatını yakalayan AK Parti hükümeti iktidara geldiğinde FETÖ’den oluşan hazır bir kadro bulmuştur. 2009 yılına gelindiğinde örgütün Türkiye siyasetindeki boşluklardan faydalanan oportünist yapısını sarsacak kırılma anları yaşanmıştır.'

Siyasi yapılanma başlığı altında bu iki cümle dışında 2002-2013 yılları arası AKP tarafından devletin Cemaate teslim edilmesi ile ilgili tek bir tespite yer verilmemiştir.

Komisyona davet edilen ve darbe öncesi dönemle ilgili AKP-Cemaat ilişkileri konusunda hayati önemde bilgiler veren İlker Başbuğ, Işık Koşaner, Emre Taner gibi devletin en üst kademelerinde görev yapmış isimlerin verdiği önemli bilgilere raporda yer verilmemiştir.

Cemaat Operasyonları başlığı altında yer verilen kumpas davaları sadece Cemaat operasyonu olarak sunulmuş, bu operasyonların siyasi ayağı olarak faaliyet gösteren AKP’nin faaliyetleriyle ilgili hiçbir bilgiye raporda yer verilmemiştir.

Raporda 15 Temmuz gecesi ile ilgili hiçbir önemli bilgiye yer verilmemiş, karanlık hiçbir nokta aydınlatılmamıştır.

Darbe ile ilgili karanlıkta kalan ve taslak raporda cevaplanmayan sorular şunlardır:

"-Türkiye Cumhuriyeti devleti gülen cemaatine nasıl teslim edildi? 

-Hakan Fidan ve Hulusi Akar darbe olacağı bilgisini Başbakandan Cumhurbaşkanından saklandı mı, sakladılarsa neden görevdeler?

-Darbe gecesi düğün gecesine nasıl dönüştü? Derdest edilen Kuvvet Komutanlarından Genel Kurmay Başkanı ve MİT Müsteşarı bilgi sakladı mı?

-Darbe öncesinden biliniyor muydu? Darbe gecesi can veren ve yaralanan insanlarımız kontrollü bir darbeye mi kurban edildi?
-15 Temmuz MİT ihbarıyla neden önlem alınmadı?

-Adil Öksüz kim? Siyasi ayakta kim var? Darbe başarılı olsaydı cumhurbaşkanı kim olacaktı?"

Bu sorulara cevap verilmedi. Darbe daha da karartılmıştır.

Darbe komisyonuna seçilenler cemaate yakın olanlardan seçilmiş başta Reşat Petek olmak üzere. Bugün Gülen cemaatinin kanlı darbe girişiminin siyasi ayağına el sürülmemişken cemaatin gadrine uğrayan Cumhuriyet ve Sözcü'ye kesildi fatura. Kavurmacılar serbest. Kontrollü darbe budur. Yüzlerce masum akademisyen, binlerce masum insan hapislerde çürüyor Kavurmacılar serbest. Sözcü'ye yapılan operasyon bu darbeyi yürütenlerin, masum insanların kanını dökenlerin işine yaramıştır.

Bu komisyon raporu değil, bir aklama, saklama, siyasi ayağı saklama raporudur. Göreceksiniz CHP bütün kısıtlamalara rağmen bu sorulara cevap bulmaya çalışacak."

Vişne Haber Ajansı










ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları