loading
close
Dolar: TL
Euro: TL
Sterlin: TL
SON DAKİKALAR

CHP'li Baydar'dan Aleviler ve İŞİD sorusu

CHP'li Baydar'dan  Aleviler ve İŞİD sorusu
Tarih: 13.08.2015 - 08:38
Kategori: Siyaset

CHP Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar Türkiye'de son günlerde yaşanan Alevilere yönelik saldırıları ve artan İŞİD tehdidini meclise taşıdı.

CHP Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar Türkiye'de son günlerde yaşanan Alevilere yönelik saldırıları ve artan İŞİD tehdidini meclise taşıdı.

CHP Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar'ın, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun yazılı olarak cevaplamasını istediği soru önergesi şöyle:

Şairin deyimiyle “Dörtnala gelip uzak Asya'dan Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket”, toplu yaşama geçtiği ilk andan itibaren, insana ev sahipliği yapan bereketli Anadolu topraklarından başkası değil. Anadolu yarımadası; Kafkasya, Balkanlar ve Mezopotamya’nın ortasında, onlarca medeniyete beşiklik yapmış ve bir o kadar kültürel alüvyonu da kendisine çekmiş bir mıknatıs adeta. İşte bunun etkisi olsa gerek; binlerce yıldır bu topraklar, farklı inanç ve kültürlerin bir arada yaşadığı/yaşamak zorunda kaldığı bir alan olmuştur.

Hiç kuşkusuz Anadolu’nun kadim inanç ve kültürlerinden biri de Alevikiltir. Kendine özgü ritüelleri ve felsefesiyle, başka bir topluma yönelik şiddet uygulama eğilimi taşımayan yeryüzündeki ender topluluklardan olan Aleviler, varlıklarına ters bir diyalektikle, sürekli baskı altına alınmış ve tarihin çeşitli evrelerinde saldırılara uğramışlardır. Ne var ki bu saldırı ve tehditler tarihin akışına ve insanın gelişim seyrine ters bir orantıyla; 2015 gibi “ileri” bir yılda; daha bir tehlikeli boyuta ulaşmıştır. Başta modern tarihin gördüğü en büyük vahşet organizasyonu olarak bilinen İŞİD olmak üzere, Suriye’de bulunan ve bugün artık AKP Hükümeti’nin lojistik ve her türden maddi desteği ile ayakta kaldıkları tüm dünya tarafından bilinen, envai çeşit selefi çetenin, Alevilere yönelik tehditleri gün aşırı artmaktadır.
Türkiye’ye giriş çıkışları esnasında herhangi bir zorlukla karılaşmayan bu çetelerin Aleviler için söyledikleri hatırlanacak olursa, durumun vahameti daha iyi anlaşılacaktır. Sadece Alevi oldukları gerekçesiyle Suriye’de son dört yıl içinde 45 bin insanı en ilkel yöntemlerle katleden ve “Alevileri kıyma makinesinden geçirip köpeklere yedireceğiz” diyen bu çeteler, bugün milyonlarca Alevinin yaşadığı Türkiye’ye deyim yerindeyse Bayburt Zabıta Amirliği’ne girer gibi elini kolunu sallayarak girmektedirler.

Son günlerde basında çıkan çeşitli haberler de bu endişelerimizi haklı çıkarır mahiyettedir. Örneğin, Erzincan’ın Kemah ilçesine bağlı Maksutuşağı Köyü’nde yöre halkına hiç benzemeyen, Selefi sakallı, beyaz cübbeli ‘IŞİD kılıklı’ iki kişinin Hatay plakalı (31) bir araçla köye gelip mahallelerde, evlerin arasında dolaştığını ve benzer vakaların Adıyaman, Tunceli ve Hatay illerindeki Alevi yerleşimlerinde de yaşandığını basına yansıyan haberlerden öğrenmiş bulunuyoruz. Böylesi bir durum sadece adı geçen illerdeki Alevi yurttaşları değil, seçim bölgem olan Aydın da içinde olmak üzere Türkiye’nin birçok bölgesinde yaşayan tüm Alevi vatandaşlarımızı tehdit etmektedir. Yine aynı şekilde bir hafta içinde, Sultangazi Pirsultan Abdal Kültür Derneği Cemevi Başkanı Zeynel Odabaş’ın İstanbul’da, Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Baki Düzgün ile eşi Yurdanur Düzgün ve Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir’in, Ankara yolu üzerinde silahlı saldırıya uğraması, bu hususta bir an evvel gerekli önlemlerin alınmasının hayati önem arz ettiğini göstermektedir.

Bu bağlamda;

1) Adı geçen çetelerin Türkiye’ye giriş çıkışlarına müsamaha göstermenizin anlamı, Suruç’ta bu çeteler tarafından gerçekleştirilmiş olan katliamın bir benzerinin daha yaşanmasına göz yummak mıdır?

2) Yukarda zikrettiğimiz, basına yansıyan olaylarla ilgili herhangi bir yasal süreç başlatılmış mıdır? Başlatılmışsa ne aşamadadır? Başlatılmamışsa neden başlatılmamıştır?

3) Bu hususta son bir yıl içerisinde güvenlik birimlerine Alevi vatandaşlar tarafından yapılan suç duyuruları ve benzeri başvuruların yoğunluğu nedir ve bu başvurular sonucunda ne gibi işlemler yapılmıştır?

4) Basına da sıkça yansıyan ve son 5 yıl içerisinde artış gösterdiği gözlemlenen; Alevi vatandaşların evlerinin işaretlenmesi olayları karşısında, başlatılmış bir yasal süreç ve ifadesi alınmış zanlı ya da tutuklanmış herhangi bir şahıs var mıdır?

5) Türkiye’de varlığı bilinen kaç İŞİD veya selefi örgüt üyesi vardır? Bunların Türkiye’de bulunma amaçları nedir?

6) Hükümetinizin “Eğit Donat” projesiyle destek sunduğu yapılanma içerisinde, Alevilere yönelik açık nefret söylemleri olan grupların varlığı bilinmektedir. Bu bağlamda, Hükümetiniz Alevilere yönelik olası saldırılara açık ve resmi bir destek mi sunmaktadır?

7) Aleviler; İŞİD, El Nusra, Liva El Tehvid gibi çetelerin açık hedefi haline gelmişken, bu hususta herhangi bir önlem almadığı görülen Hükümetiniz, mezhepsel saiklerle mi hareket etmektedir?

8) Tarihin pek çok döneminde katliamlar yaşamış bir toplum olan Alevilerin ve diğer tüm vatandaşların can ve mal güvenliğini korumak ve olası bir saldırıya maruz kalmasını önlemek, Hükümetinizin görevi değil midir?

Vişne Haber Ajansı - Çiçek Güçlü


ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları