Gün geçtikçe zehirlenen vatandaşlarımızın sayısı artmış, 91.000 kişinin yaşadığı ilçede yaklaşık 50.000 vaka zehirlenme şüphesiyle hastanelere başvurmuştur. İlçedeki hastanelere sağlık personeli ve ilaç takviyesi yapılırken, hastanelerde yer bulamayan yurttaşlara evlerinde ‘serum tedavisi’ uygulamak zorunda kalınmıştır. KASKİ (K.Maraş Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü) yöneticileri ilk günlerde sorunun suda olmadığını, suyun gayet iyi olduğunu beyan etmiş, hasta sayısı arttıkça yetkililer de sessizliğe gömülmüşlerdir. Gerekli müdahaleler için geç kalındığı dile getirilmektedir. Vaka sayısının artması üzerine kriz masasının kurulduğu ilçede, halkın ya hazır su ya da şehir suyunu kaynatarak kullanılması istenmiştir. Belediye ise vatandaşlara şişe suyu dağıtma kararı almıştır.
- İlgili salgından kaç vatandaşımız etkilenmiştir? Özel hastaneler de dâhil olmak üzere kaç vatandaşımız zehirlenme şüphesiyle hastanelere başvurmuştur? Kaçının tedavisi ayakta yapılmıştır? Kaçı halen hastanelerde yatmaktadır? Kaç vatandaşımıza evinde ‘serum tedavisi’ uygulanmıştır?
- Salgının başladığı ilk günlerde vatandaşlarımızın ilaç, temiz su ve yiyecek ihtiyacı yeteri kadar karşılanmış mıdır? Yetkililer tarafından ‘şebeke suyunun kaynatılarak kullanılması’ tavsiye edilmiş midir? İl merkezinden ve civar ilçelerden lojistik yardım talep edilmiş midir? Talep edildiyse, bu yardımlar ne kadar sürede bölgeye ulaşmıştır?
- Salgına sebebiyet veren etkin mikro organizmalar kesin olarak tespit edilebilmiş midir? Edilebildiyse mikro organizmanın açık ismi nedir? Edilemediyse zehirlenme tehlikesi halen devam mı etmektedir?
- Salgın çıkmadan önceki süreçte; şebeke suyunun kimyasal ve biyolojik analizleri yapılmış mıdır? Yapıldıysa, kamuoyuyla neden düzenli bir şekilde paylaşılmamıştır? Diğer büyükşehirlerdeki gibi şebeke sularının kimyasal ölçülerinin internet üzerinden paylaşılması gerekmez mi?
- Heyetimiz tarafından tespit edilen, neredeyse kanalizasyon gibi akan Ceyhan Nehri suyunun “keson kuyular”ına karışmış olduğu tespiti, daha önce ilgili yetkililer tarafından tespit edilebilmiş midir? Edildiyse bu konuda neden önlem alınmamıştır?
- Ceyhan Nehri’nin çıkış noktasından itibaren, özellikle Elbistan İlçesi ve çevresinde fabrika atıklarının ve kanalizasyonun nehre karıştığı, suyun bu yolla kirlendiği yine heyetimiz tarafından tespit edilmiştir. Bu konuda yetkililerin bir tespiti olmuş mudur? Nehrin atıklarla kirletilmemesi konusunda bir çalışma yapılmış mıdır? Bu konuda şu ana kadar hiç yaptırım uygulanmış mıdır? Uygulandıysa, son 5 yılda bu konuda toplam ne kadar ceza kesilmiştir?
- Elbistan İlçesi’nde kullanılan şebeke suyunun hijyenik olması ile ilgili İller Bankası’ndan son 5 yılda kredi kullanılmış mıdır? Bu kredilerin ilgili konularda kullanılıp kullanılmadığının tespiti yapılmış mıdır?
- Yaz aylarında Elbistan’da şebeke sularından zehirlenen vatandaşlar olduğu bilinmektedir. 3 ay önce de, şiddeti bu kadar büyük olamasa da, benzer bir salgın yaşandığı tespit edilmiştir. 3 ay önce şebeke suyunun hijyeni ile ilgili bir çalışma yapılmış mıdır? Yetkililer şebeke suyunun sağlıksız olduğunu önceki yıllarda da tespit edebilmiş midir? Edebildiyse, bu konuda nasıl bir çalışma yürütmüşlerdir?
- Salgından önceki ve sonraki süreçlerde herhangi bir yetkili hakkında soruşturma açılmış mıdır? Açıldıysa, ihmali veya hatası olduğu tespit edilen görevlilere ne tür yaptırımlar uygulanmıştır? Açılmadıysa, bu konuda etraflıca bir inceleme ve soruşturma açmayı düşünüyor musunuz?
Vişne Haber Ajansı - Çiçek Güçlü