CHP İstanbul Milletvekili Didem Engin, art arda yaşanan çocuk istismarı, taciz ve tecavüz vakaları üzerine, konuyu Başbakan Ahmet Davutoğlu'na yönelik bir soru önergesi ile Meclis gündemine taşıdı.
CHP İstanbul Milletvekili Didem Engin, art arda yaşanan çocuk istismarı, taciz ve tecavüz vakaları üzerine, konuyu Başbakan Ahmet Davutoğlu'na yönelik bir soru önergesi ile Meclis gündemine taşıdı. Hükümet'in çocuk istismarıyla mücadelede gerekli kararlılığı gösteremediğini belirtti.
Çocuklara bir yetişkin, toplum, devlet veya başka bir çocuk tarafından, bedensel, duygusal, zihinsel veya sosyal gelişimlerini olumsuz etkileyen bir muamelenin uygulanması olarak tanımlanan çocuk istismarının fiziksel, cinsel, duygusal, ekonomik ve çocuk ihmali şeklinde ortaya çıkabildiğini belirten Didem ENGİN "her alanda yaşanabilecek olası istismar vakalarının önüne geçmek, devletin tüm birimlerinin en temel sorumluluklarındandır" dedi.
Bu sorumluluğun Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi, Avrupa Konseyi Çocukların Cinsel Sömürü ve İstismara Karşı Korunması Sözleşmesi gibi, ülkemizin de imza attığı uluslararası sözleşmelerde de vurgulandığını söyleyen Didem ENGİN, ulusal ve uluslararası yükümlülüklere rağmen ülkemizde çocuk istismarını önleme konusunda kararlı bir duruşun sergilenebildiğini söylemenin ne yazık ki mümkün olmadığını belirtti.
AVRUPA KOMİSYONU DA UYARMIŞTI
Çocuklara yönelik cinsel istismar ve kötü muamele vakalarına ilişkin araştırmaların yetersiz olduğunun Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan 2015 yılı Türkiye İlerleme Raporu’nda da belirtildiğini söyleyen Didem ENGİN, Adalet Bakanlığı 2013 ceza istatistiklerinden örnekler verdi.
ÇOCUK İSTİSMARININ YAYGINLIĞI ÜRKÜTÜCÜ BOYUTTA
Bu istatistiklere göre, ülkemizde çocukların cinsel bütünlüğüne karşı en azından 19.757 suç davası açılmıştır. Toplam cinsel saldırı suçlarının %46'sı çocuklara yönelik gerçekleşmiştir. 2014 yılı verilerine göre de Adli Tıp Kurumu’na her ay 650 çocuk cinsel istismar vakası gönderilmektedir.
Çocuk istismarına ilişkin güncel veri ve çalışmaların eksikliğinin Hükümet'in bu soruna yeteri önemi vermediğinin bir göstergesi olduğunu söyleyen Didem ENGİN, "Oysa yapılması gereken çocuk istismarıyla mücadele konusunda kararlı bir duruş ortaya koymaktır. Tüm kamu kurum ve kuruluşları, bu doğrultuda bilinçli çalışmalarla konuyu kamuoyu gündeminde canlı tutmalı, hem ebeveynler hem de çocuklar istismar ve istismardan korunma konularında bilinçlendirilmelidir" dedi.
Konuyla ilgili geniş kapsamlı araştırmaların eksikliğine rağmen, kamuoyu gündemine gelen vakalara da değinen Didem ENGİN, önergesinde 2012 yılında Pozantı Cezaevi'nde, 2015 yılında İzmir Şakran Cezaevi'nde ve Ceyhan Cezaevi'nde yaşanan çocuk istismarı, taciz tecavüz vakalarına yer verdi. Yine geçtiğimiz yıllar içinde kimsesiz ve korunmaya muhtaç çocukların kaldıkları yuvalarda ve yurtlarda da çocukların istismarına yönelik çok sayıda vakanın basında ve medyada yer aldığını söyleyen Didem ENGİN, 2016 yılı Ocak ayında Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Rize İl Müdürü'nün çocukların cinsel istismarı sebebiyle tutuklanmasının, devlete emanet edilen çocukların güvenliği konusundaki endişeleriN devam etmesine sebep olduğunu vurguladı.
ÇOCUK İSTİSMARINI ÖNLEME KONUSUNDA HÜKÜMET YETERSİZ KALIYOR
Önergesinde geçtiğimiz hafta kamuoyunda geniş yer bulan Karaman ve Nazilli'de yaşanan istismar vakalarına da değinen Didem ENGİN, "Karaman'da görev yapan bir sınıf öğretmeninin bir vakfa ait olduğu belirtilen, özel ders verme amacıyla gittiği ve yurt olarak kullanılan bir evde bulunan ve yaşları 8-10 yaş arasında değişen 45 çocuğa cinsel istismarda bulunduğunun ortaya çıkması, çocuk istismarının önlenmesinde Hükümet’in çalışmalarının yeterliliğinin sorgulanmasına neden olmuştur. Ayrıca konuya ilişkin yayın yasağının getirilmesi, toplumda çocuk istismarının üzerinin örtülmek istendiğine ilişkin endişelere sebep olmuştur. Oysa ki yapılması gereken çocuk istismar vakalarının üzerine kararlılıkla gitmektir" dedi.
Karaman'da yaşanan istismar vakasının duyulmasının hemen ardından Aydın'ın Nazilli ilçesinde de benzer bir olayın ortaya çıkmasının toplumsal tedirginliği daha da artırdığını vurgulayan Didem ENGİN, 2002 yılından bu güne dek resmi makamlarca tespit edilmiş çocuk istismarı, taciz ve tecavüz vakalarının yıllara göre sayısı ile mağdur çocukların kız ve erkek çocuk olarak dağılımını sordu.
Özellikle Karaman'da yaşanan istismar vakası sonrası kamuoyunda oluşan tepki üzerine mahkemenin gizlilik kararı almasını da eleştiren Didem ENGİN, 2002 yılından bu güne dek, çocuk istismarı, taciz ya da tecavüz içerikli, tamamlanmış veya devam eden davaların sayısı ile bu davaların kaç tanesinde gizlilik kararı alındığını sorguladı.
BAŞBAKANLIK GENELGESİ HALEN UYGULANMADI
Önergesinde 2012/20 Sayılı Başbakanlık Genelgesi ile her il için kurulması öngörülen Çocuk İzlem Merkezleri'nin (ÇİM) halen tamamlanmadığını da belirten Didem ENGİN, cinsel istismara uğrama şüphesi altındaki mağdur çocukların, ifade alma, adli muayene ve diğer her türlü soruşturma işlemlerinin tek merkezde yapılması için planlanan ÇİM'lerin halen her ilde olmayışının istismar mağduru çocukların bir de adli süreçte mağdur olmasına sebep olduğunu söyledi. 2012 yılından bu yana ilgili genelge hükmünün neden yerine getirilmediğini soran Didem ENGİN, "Hükümet böylesi önemli bir konuda neden yeterince istekli davranmamaktadır?" diyerek tepki gösterdi.
Karaman'da yaşanan çocuk istismarı konusunda Bakanlıklar tarafından alınan önlemleri soran Didem ENGİN, "İddialarda adı geçen dernek ve vakıfların yurt olarak kullandığı ev ve binalara ilişkin herhangi bir denetim ya da inceleme, soruşturma faaliyeti başlatılmış mıdır?" dedi.
Nazilli'de yaşandığı iddia edilen istismar vakasına ilişkin başlatılan hukuki süreci soran Didem ENGİN, "Bu tür istismar vakalarının bir daha yaşanmaması için gerekli tedbirleri almak Hükümet'in çocuk haklarıyla ilgili temel görevleri arasında yer almaktadır. Ancak kamuoyunda oluşan algı konunun üzerinin kapatılmaya çalışıldığı yönündedir. Bu da benzer istismar vakalarının tekrar edebileceği endişesini doğurmaktadır. Kamuoyundaki bu endişeyi gidermek için ne gibi kararlı adımlar atılacaktır? Bir daha benzeri vakaların yaşanmaması ve çocuklarımızın fiziksel, ruhsal ve cinsel sağlıklarının tam bir koruma altına alınabilmesi için acil bir eylem planı hazırlanması düşünülmekte midir?" diyerek Hükümet'ten somut adımlar atılmasının beklendiğini vurguladı.
Vişne Haber Ajansı - Çiçek Güçlü
ETİKETLER : türkiye gerçeği, vişne haber ajans, vişne ajans, istanbul gerçeği, türkiye haberleri, son dakika haberler, istanbul haberleri, sondakika, CHP'li Engin: Hükümet çocuk istismarıyla mücadelede kararsız, Vişne Haber Ajansı, Çiçek Güçlü