CHP’li Erhan Bozan, emperyalist güçlere, Sivas Kongresinde alınan çok önemli bir kararı hatırlattı: “Amerikan mandası ve şartları kabul edilemez”...
Sivas Kongre’sinin 94. Yıldönümü nedeni ile İstanbul İl Genel Meclisi kürsüsünde bir konuşma gerçekleştiren CHP İl Genel Meclis Üyesi ve Grup Sözcüsü Erhan Bozan, Emperyalist ve küresel güçler ve onların taşeronları tarafından savaş çanlarının çalındığı bu günlerde; Milli Mücadele, Kurtuluş Savaşı ruhu ve Sivas Kongresinde alınan kararları hatırlatarak, “Sivas Kongresinde alınan kararlar sonrası 4 Eylül 1919 tarihi, yok olmaya bırakılmış bir ulusun yeniden canlanıp, dirilip ayağa kalkarak emperyalist güçleri ezdiği bir gün olarak ve Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘İlelebet payidar kalacaktır’ dediği, laik ve demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı bir gün olarak anılacaktır. Kongrede alınan kararlardan “manda ve himaye kabul edilemez” kararı tarihe not düşülecek önemde bir karardır. Dünyada hiçbir ulusun kendi Sivas Kongresi’ni yapma sınavıyla karşı karşıya kalmadığı bir dünya özlemiyle ve Yüce Atatürk’ün “Dünyada Sulh Cihanda Sulh” cümleleri ile mesaj verdi.
CHP’li Erhan Bozan, emperyalist güçlere, Sivas Kongresinde alınan çok önemli bir kararı hatırlattı: “Amerikan mandası ve şartları kabul edilemez”
İstanbul İl Genel Meclisinin 2013 yılı Eylül ayı toplantılarında gündem dışı söz alan ve Meclis Kürsüsünde hitap eden CHP İl Genel Meclis Üyesi ve Grup Sözcüsü Erhan Bozan’ın, “Sivas Kongresi” konulu konuşma metni;
“Değerli meclis üyeleri, bu kürsüyü her zaman bir CHP’li olarak, İstanbullu olarak, bazen bir Avcılar’lı olarak kullandım. Bugün de bir Sivaslı olarak bu kürsüyü izninizle kullanmak istiyorum. 4 Eylül 1919 Ulusal Kurtuluş Mücadelemizin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı bu onurlu güne ev sahipliği yapmış bir Sivaslı olarak 4 Eylül 1919 Sivas kongresinin coşku ve heyecanı ile hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Ulusların tarih sahnesinde verdiği sınavlar vardır. Ve bu sınavlardan çıkaracağı dersler de vardır. Uluslar kendileri için dönüm noktası olan bu olayları bu günlerin anlamını içselleştirerek çok iyi kavradıkları zaman bugün de, gelecekte de karşılaştığı ve karşılaşacağı sorunlar karşısında çıkardıkları dersi hatırlarlar. Yani yaşadıkları onlara yol gösterici olur.
Bu nedenle bayramların kutlanması veya bazı olayların anılması önemlidir. Yani ulusal bayramlarımızın kutlanma şekillerini tartıştığımız bu günlerde asıl tartışmamız gereken bu bayramların bu günlerin anlamını gelecek kuşaklara doğru aktarabiliyor muyuz olmalıdır.
Sivas deyince akla gelen birçok şey vardır. Pir Sultan Abdal, Asık Veysel, maalesef acılarla anılan Madımak katliamı ve Sivas Kongresi vardır. Gerekli anlamları çıkartırsak, özelliklerini fark edersek, çıkaracağımız dersleri çıkarmış oluruz. Bugün içinde bulunduğumuz koşullar için de bize esin kaynağı olabilir. Amasya genelgesinde, “Anadolu’nun her yönden en güvenli yeri olan Sivas’ta Ulusal Kongrenin tez elden toplanması kararlaştırılmıştır” denmektedir. Hepimizin bildiği bu kararların tamamını burada okuyacak değilim. Ancak, Kongrede alınan kararlardan “manda ve himaye kabul edilemez” kararı tarihe not düşülecek önemde bir karardır.
Benim bugün vurgulamak istediğim bir başka yönü var Sivas Kongresinin. İçinde bir başka büyük ders var bugünler için çıkaracağımız. Yurdun işgal altında olduğu o günlerde, koca bir imparatorluğun coşkusunun bitişinin son darbesinin beklendiği o günlerde dahi ulusumuzun bireyleri hem de birbirine en aykırı düşüncelere sahip bireyleri bir araya gelebilmişler 1 hafta sureyle tartışabilmişlerdir. Bu büyük bir olgunluktur erdemliliktir akilciliktir.
Şimdi lütfen hatırlayınız, hafızalarımızı şöyle bir yoklayalım. Yaklaşık bir yıl önce 2012’nin yaz aylarında yıllardır devam eden, canımızı yakan bu sorunu görüşmek üzere kapalı olan TBMM’nin açılarak toplantıya çağırıldığı o günlerde “ne gerek var, ne konuşacağız?” denmiştir. Ve Meclisimiz bu önemli olayı görüşmek üzere bir uzlaşma sağlayamadığımız için toplanamamıştır. “Ne isimiz var, neyi tartışacağız da ne olacak?” dememişlerdir. Amerikan mandasını mı tartışacağız bile dememişlerdir.
Bir Türk olarak bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, bu coğrafyada yasayan insanlar olarak isimiz şöyle zor. Çıta bizim için çok yüksekte, atalarımız önlerine çıkan, çıkartılan engelleri, sınavları asmışlar dünyaya ders vermişlerdir. EVET ulusumuz bugün de çok zor sınavlardan geçirilmektedir. Önemli olan bu tehlikeler karşısında bu sınavlardan geçirilirken bir araya gelebilmek, konuşabilmek olmalıdır. Tıpkı atalarımızın Sivas’ta Erzurum’da Amasya’da yaptığı gibi...
Değerli meclis üyeleri, sözlerimi toparlarken bir kez daha vurgulamak isterim: Sivas Kongresinde alınan kararlar sonrası 4 Eylül 1919 tarihi, yok olmaya bırakılmış bir ulusun yeniden canlanıp, dirilip ayağa kalkarak emperyalist güçleri ezdiği bir gün olarak ve Mustafa Kemal Atatürk’ ün ‘İlelebet payidar kalacaktır’ dediği, laik ve demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı bir gün olarak anılacaktır.
Atatürk’ün Sivas’a geldiği 2 Eylül 1919 dan Temsil Kurulu ile birlikte Ankara’ya hareket ettikleri 18 Aralık 1919 tarihine kadar Sivas fiilen ülkemizin başkenti olmuştur. 4 Eylül 1919 Sivas’ı Ulusal Kurtuluş mücadelemizde anıtlaştıran ve gururlandıran bir tarihi olayımızdır.
Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyetin temellerini burada attık demiştir. Hem bir Sivaslı hem de bir TC vatandaşı olarak son nefesimize kadar bizlere armağan edilen Laik ve demokratik Cumhuriyetin getiri ve kazanımlarını koruyup yaşatacağımıza söz veriyoruz. Laik derken, tıpkı Cumhuriyetimizin kurucuları gibi inançlara saygılı laikliği, demokratik derken, özünde temelinde güçler ayrılığı ilkesini barındıran demokratikliği kastediyoruz. Bu uğurda gönüllü neferler olarak görevdeyiz.
Tarihimize altın harflerle destan yazdıran başta Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve tüm silah arkadaşlarını, cephelerde canlarını veren ecdadımızı saygı sevgi ve minnetle anıyoruz. Ruhları Şad olsun. Hepsi bilmelidirler ki, bizlere bağımsız ve özgür bireyler olarak yaşama şansı bulduğumuz bu toprakları bahşettiklerini çok iyi bildiğimizi bu nedenle sonsuz şükran duyuyoruz.
Konuşmamı, dünyada hiçbir ulusun kendi Sivas Kongresi’ni yapma sınavıyla karşı karşıya kalmadığı bir dünya özlemiyle ve Yüce Atatürk’ün “Dünyada Sulh ve Cihanda Sulh” sözüyle bitiriyorum.
Hepinize saygılar sunuyorum. İl Genel Meclis Üyesi Erhan Bozan
NOT: 4 Eylül’de başlayan Sivas Kongresi’nde alınan kararlar 11 Eylül 1919 tarihinde, Umumi Kongre Heyeti tarafından “Umumi Kongre Beyannamesidir” başlığıyla kamuoyuna ilân edilmiştir. Sivas Kongresi kararları olarak 8 maddeden oluşan aşağıdaki metin yer almaktadır;
1. Milli sınırları içinde vatan bölünmez bir bütündür; parçalanamaz.
2. Her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı millet topyekun kendisini savunacak ve direnecektir.
3. İstanbul Hükümeti, harici bir baskı karşısında memleketimizin herhangi bir parçasını terk mecburiyetinde kalırsa, vatanın bağımsızlığını ve bütünlüğünü temin edecek her türlü tedbir ve karar alınmıştır.
4. Kuvay-ı Milliye'yi tek kuvvet tanımak ve milli iradeyi hâkim kılmak temel esastır.
5. Manda ve himaye kabul edilemez.
6. Milli iradeyi temsil etmek üzere, Meclis-i Mebusan'ın derhal toplanması mecburidir.
7. Aynı gaye ile milli vicdandan doğan cemiyetler, "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" adı altında genel bir teşkilat olarak birleştirilmiştir.
8. Genel teşkilatı idare ve alınan kararları yürütmek için kongre tarafından Temsil Heyeti seçilmiştir.
Vişne Haber Ajansı