25. dönem CHP Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, 23 Aralık 1930 yılında yaşanan ülkenin en günlerinden biri olan Öğretmen Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay'ın katledilmesinin yıl dönümünde bir basın açıklaması yayımladı.
25. dönem CHP Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, 23 Aralık 1930 yılında yaşanan ülkenin en günlerinden biri olan Öğretmen Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay'ın katledilmesinin yıl dönümünde bir basın açıklaması yayımladı.
Karaca'nın açıklaması şöyle:
''23 Aralık 1930 tarihinde gerçekleşen Menemen’de gerçekleşen şeriatçı kalkışma,Genç Türkiye Cumhuriyetinin LAİK yapısına eylemli bir saldırı niteliğindedir. Öğretmen Asteğmen Mustafa Fehmi KUBİLAY’ın gericiliğin ve din sömürücülüğü yandaşlarınca başı kesilerek katledildiği Bugün binlerce gencimiz,kadınımız ve yol arkadaşlarımız Kubilay olmaya hazırdır.
Bizler Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimleri ve Kemalist iktidara ulaşmada onurlu bir sonuçtur devrim şehidi olmak. İnançlarımız ve hedefimiz için can verilebileceğinin, karşımızdaki Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlarının gücü ne olursa olsun cesaretle mücadele etmenin,kararlılıkla karşı durmanın simgesidir KUBİLAY…
Çağdaşlık için, ilericilik için devrimcilik için yüreklice yürüyebilme inancımızın simgesidir.
Bizler tıpkı bugün olduğu gibi 1923’te kurulan Cumhuriyetimiz, kurulduğu tarihten itibaren yer yer engellerle karşılaşmıştır. Bunlardan belki de en önemlisi 23 Aralık 1930’da karanlık düşünceyi ve gericiliği benimsemiş Derviş Mehmet ve tayfasının başkaldırısı tarihe MENEMEN OLAYI olarak geçen bu gerici ayaklanmadır.Halkın eğitimsiz bırakılmasının,aydınlanmadan nasibini almamış, din tüccarlığı ile beslenen Derviş Mehmet ve yandaşlarının kışkırtmalarına, DİN ADINA ayaklanma çağrılarına kanabildiklerinin de göstergesi olmuştur.
Türkiye Cumhuriyeti bu olayın ardından günümüze değin bir çok badireler atlatmış olmakla beraber; maalesef dinci, yobaz, gerici ve Atatürk İlke ve Devrimleri'yle Laik Cumhuriyet'in Temel Değerleri'ne ve bugüne değin elde edilmiş kazanımlarına karşı olan zihniyet'in, tamamen ortadan kaldırılması mümkün olamamıştır. Bunun en önemli ve belirgin olan nedenlerinin başında; bir kısım siyasilerin, tıpkı günümüzde olduğu gibi, o dönemde de dini siyasi amaçlarına alet etmeleridir.
olarak bu zihniyetle mücadele etmek, Atatürk’ün gerici, karşı devrimci örgütlenmelere karşı saptadığı önlemleri sürdürülebilmek için yola çıkılmış, UĞUR MUMCU gibi aydınlarımız katledilmiştir. Aslında bu aydın cinayetlerinin her biri bir MENEMEN OLAYIDIR.
Bu katliamlarla tüketemedikleri Kemalist Düşüncenin mücadele ortağı aydınlarımız ERGENEKON,BALYOZ gibi düzmece iddialar ile zindanlara atılmış, Türk halkının gerçeklere ulaşabilme kanalları tüketilmiş, tıpkı 23 Aralık 1930 da gerici ayaklanmanın çığırtkanlarının tuzağına düşen Menemen halkı gibi tüm ulus kandırılmaya çalışılmaktadır.
Menemen’i anlamak ve diğer Menemenleri kavramak, Cumhuriyet ile yaşamak isteyen, geleceğini Cumhuriyet’te gören yurttaşın asli görevi ve sorumluluğudur. İşte bu nedenle her 23 Aralık günü Kubilay için yollarda olmak, yeni Kubilaylar ve yeni Menemen olayları yaşamamak ve yaşatmamak için tarihi hatırlatmalar yapmak asli görevimizdir.
Şehit KUBİLAYI, Laik Cumhuriyetin yürekli ÖĞRETMENİ,SUBAYI VE AYDINI olarak yaşatacağız.
Devrim Şehidimiz Kubilay’la birlikte Cumhuriyeti korumak ve kollamak için canlarını hiçe sayarak Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetini gelecek nesillere teslim etmek üzere sonsuzluğa yürüyen tüm Kurtuluş Savaşı şehitlerimizi ve devrim şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyorum.''
Vişne Haber Ajansı - Çiçek Güçlü