loading
close
SON DAKİKALAR

CHP'li Sarıbal: Şap hastalığı denetimsizliğin ürünüdür!

CHP'li Sarıbal: Şap hastalığı denetimsizliğin ürünüdür!
Tarih: 24.12.2015 - 19:32
Kategori: Siyaset

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, ilk kez Eylül ayı sonunda Van’da görüldüğü belirtilen ve büyük bir hızla yayılan şap salgını konusunda basın açıklaması yaptı.

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, ilk kez Eylül ayı sonunda Van’da görüldüğü belirtilen ve büyük bir hızla yayılarak pek çok ilde hayvan pazarlarının kapatılması ve hayvan hareketlerinin yasaklanması başta olmak üzere birçok önlem almayı gerektiren şap salgını konusunda basın açıklaması yaptı. 

Türkiye 4 yıl aradan sonra yine 29 Eylül 2015’te Van İlinden başladığı belirtilen şap hastalığı ile boğuşuyor. Şap hastalığına karşı mücadele ve aşılamada bir yetersizlik olmadığı iddiasında olan yetkililer hastalık etkeninin Türkiye’de daha önce rastlanmayan “Nepal” serotipi olduğunu ve buna karşı aşı üretildiğini açıklıyorlar. Ama çok kısa bir sürede Sayın bakanın ifadesiyle 217 mihrakta hastalık çıkmasının neden engellenemediğine ise hiç değinmiyorlar. 

Halk arasında “tabak veya dabak” olarak da bilinen şap hastalığı; tüm çift tırnaklı hayvanlarda görülebilen, sürü içerisinde veya bölgede bulaşma oranı yüzde 100’e kadar ulaşabilen, kronik durumlarda zayıf hayvanlar ve yavrular başta olmak üzere birçok grupta ölümlere yol açan viral bir hastalık olması nedeniyle ekonomik, siyasi ve ticari bakımdan büyük önem taşımaktadır. Devam eden salgın ülkemizde sığırlarda sorun yaratarak et ve süt üretiminin düşmesi yanında hem üreticilerin hem de kamunun ekonomik kaybına sebep olmaktadır.

Hastalığın büyük bir hızla yayılması nedeniyle Van, Erzurum, Kars, Manisa, Denizli, Burdur, Balıkesir, Bursa, Sakarya, Konya, Aksaray, Kırşehir, Kırıkkale, Çorum, Samsun gibi ülkenin dört bir yanındaki birçok ilde veya ilçelerinde hayvan pazarları kapatılmış; uygulanan karantina tedbirleri çerçevesinde hayvan hareketleri önemli ölçüde kısıtlanmıştır. Basında karantina uygulaması başlatılan il sayısının 30’u bulduğu belirtilmektedir. 

Hastalık salgın boyutunda seyretmektedir. Hayvan varlığımız ve hayvansal üretimimiz büyük risk altında, yetiştiricilerimiz ise hem üretim hem de sürülerinin geleceği açısından büyük bir tehdit ile karşı karşıyadır. Hastalık verim kayıplarının yanı sıra özellikle genç ve ithal edilen sığırlarda ölümlere de yol açabilmektedir. Nitekim basında yalnız Van, Kars ve Erzurum’da en önemli geçim kaynağı hayvancılık olan yetiştiricilerin salgın nedeniyle 200 bin baş dolayında hayvanını kaybettiğine dair haberler yer almaktadır.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Sayın Faruk Çelik; “29 Eylül tarihinden 16 Aralık’a kadar hastalığın tespit edildiği mihrak sayısının 217 olduğunu; bunun 117’sinin söndürüldüğünü, 100 mihrakın ise halen aktif durumda bulunduğunu; yeni tip virüse karşı üretilen aşının tüm illere gönderildiğini; dolayısıyla panik yapacak bir durum olmadığını” söylemiştir. Ekim ayı başından Aralık ayı ortasına kadar geçen sürede Van ilinde başladığı ifade edilen salgının tüm ülkeye yayılmasının Sayın Bakan tarafından önemsiz gösterilmeye çalışılması anlaşılır ve doğru bir tutum değildir. 
 
Sayın Bakan Çelik “paniklik bir durum yok” diyerek olayın boyutlarını küçültmek yerine, bir demecinde de belirttiği gibi, sorumlular ve görevlerini ihmal edenler hakkında gerekli yasal işlemleri başlatmalıdır. Sayın Bakan’a, Ağustos 2007 tarihinde İngiltere’de bir büyükbaş hayvan çiftliğindeki sığırlarda şap virüsü tespit edilmesi üzerine, dönemin Başbakanı Gordon Brown’ın tatilini yarıda keserek Londra’ya döndüğünü ve kriz komitesini toplayarak tüm önlemlerin alınmasını sağladığını hatırlatmak isterim. 

Konunun uzmanları hastalığın, hayvan nakillerindeki kontrollerin yetersizliği, tespitlerin gecikmesi ve tedbirlerin uygulanmasında yetersiz kalınması gibi nedenlerle, neredeyse tüm ülkeyi kapsayacak şekilde hızla yayıldığını belirtmektedirler.

Sayın Bakanın ifadesine göre ilk tespit Eylül ayının sonunda yapılmıştır. Sayın Bakan ise hastalık çıkışından yaklaşık 2 ay sonra göreve başlamıştır. Bu süre içerisinde Türkiye’de şap salgını yok gibi davranılmış, bunun doğal sonucu olarak da hastalığın hızla yayılmasını engelleyecek tedbirler alınmamış görünmektedir. Kısaca bünyesinde çok sayıda hayvan sağlığı elemanı (veteriner hekimi ve veteriner sağlık teknisyeni) çalışan bakanlığın hastalığın yayılmasını önlemedeki yetersizliği sorgulanmalı ve sorumlular hakkında gerekli idari ve hukuki işlemler başlatılmalıdır. Aksi halde Sayın bakanın bu konudaki açıklamaları kamuoyunu bilgilendirmekten ziyade olayın saklanamaz hale gelmesine bağlanabilir. 

Sonuç olarak;

Şap salgınına karşı sözde değil gerçekten etkili aşılama programları uygulanmalı, 

Hayvanların numaralanmasında, zaman zaman yaş sınırının kaldırılması gibi kaçakçılığa da hizmet eden uygulamalara artık terk edilmeli,

Hayvan hareketlerinin denetimi ve hayvan pazarlarının yönetilmesinde göstermelik uygulamalar yerine ülke koşullarına ve bilimsel gerçeklere uygun önlemler alınmalı,

Ülkeye kaçak hayvan girişi her ne olursa olsun önlenmelidir.

Vişne Haber Ajansı - Çiçek Güçlü

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları