loading
close
SON DAKİKALAR

CHP'li Sarıhan: 1980 sıkıyönetiminin 1402'likleri yeniden mi yaşanıyor?

CHP'li Sarıhan: 1980 sıkıyönetiminin 1402'likleri yeniden mi yaşanıyor?
Tarih: 28.07.2016 - 08:29
Kategori: Siyaset

Ankara Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkan Vekili Şenal Sarıhan, Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünden yaptığı konuşmada; 'Yabancıların çalışma izni elbette ki insani bir olgudur ama eğer siz kendi ülkenizde yeterli iş alanla

Ankara Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkan Vekili Şenal Sarıhan, Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünden yaptığı konuşmada; ‘’Çalışma bir haktır arkadaşlar. Çalışma hakkı hem uluslararası sözleşmelerden kaynaklanan bir haktır, hem de Anayasa'mızın sağladığı bir haktır. 48, 49 ve 50'inci maddeler çalışma hakkını güvence altına alır. Anayasalar bu hakkı güvence altına alırken esas olarak yurttaşın bir hakkını güvence altına almış olurlar. Yani, öncelikle, devletlerin koruması gereken kişiler yurttaşlardır. Yabancıların çalışma izni elbette ki insani bir olgudur ama eğer siz kendi ülkenizde yeterli iş alanları sağlayamıyorsanız bu sizin için ciddi bir sorundur.

Şimdi, ben, bu noktadan, bugün yaşamış olduğumuz bu ağır darbe girişiminin arkasından, devlete düşen önemli bir göreve dikkatinizi çekmek istiyorum: Burada bulunan arkadaşlarımızın önemli bir bölümü birkaç darbeyi birden yaşadılar ve bu darbelerden özellikle 1980 darbesi "1402'likler" diye bir grup yarattı. 80 darbesinde kamu alanında çalışan insanların herhangi bir biçimde adli ya da idari soruşturmaya tabi tutmaksızın görevlerine son verildi. Haklarında suçlama yoktu. Büyük bir çoğunluğu sol görüşlere sahip oldukları bilinen kamu görevlileriydi. Yıllarca işsizliğe ve açlığa mahkum edildiler.

Direnme Hakkı Meşrudur. Ancak Adil Olmayan Bir Yargı Süreci Meşruiyete Gölge Düşürür

Şimdi, bugün, biz, özellikle bir darbenin alt edilmesinden sonra elbette ki nazik bir noktadayız. Hükümetin, Kanun hükmünde kararnameler çıkarırken üzerinde durması gereken nokta şudur: Yargılama bir haktır. Ancak yargısız infaz suçtur. Hukuksuzluğa ve insan hakkı ihlaline yol açılmamalıdır. Bugün işe son vermeler, 1402’likler uygulamasına dönme tehlikesine işaret etmektedir. Çalışma hakkı, biliyorsunuz, bütün hakların öznesidir aslında. Çünkü, çalışabilen insan sağlık hakkına sahiptir, çalışabilen insan yaşama hakkına sahiptir, çalışabilen insan söz söyleme hakkına sahiptir. Bu sebeple, bugün içinde bulunduğumuz koşullarda özellikle görevlerine son verilenlerden ki hem yargı alanından hem de bütün kamusal alanlardan çok sayıda insanın görevine son verildiğini biliyoruz.

Adil Olmak, Meşruluğu Sağlayan En Önemli Araçtır

Biliyorum ki hepimize, size de AKP'li milletvekili arkadaşlarım, sizlere de birçok telefonlar geliyor, talepler geliyor. "Bu insanların iddia edilen bu örgütle bir alakaları yoktur, nasıl buna bu haksızlığı yapıyorsunuz?" ya da "Ben haksızlığa uğradım." biçiminde çağrılarda bulunuyorlar. Bu sebeple, bizim şu anda Hükûmete şu çağrıyı yapmamız gerekiyor: Adil olmak, adaletli olmak, meşruluğu sağlayıcı en önemli araçtır. Biz bir darbeyi yok ederken, o darbeye karşı bütün bir toplumca direnirken, darbenin yandaşı gibi görerek, haklarında suç iddiası soruşturması dahi olmayan masum insanların özellikle çalışma haklarını ihlal edersek o noktada suçlu ve sorunlu hâle geliriz ve meşruiyeti sağlamakta başarılı olamayız. 

Vişne Haber Ajansı - Çiçek Güçlü

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları