loading
close
SON DAKİKALAR

CHP'li Tezcan: Genel başkanımız Erdoğan'a sordu ben de Başbakana ve İçişleri Bakanına soruyorum, El Nusra terör örgütü müdür?

CHP'li Tezcan: Genel başkanımız Erdoğan'a sordu ben de Başbakana ve İçişleri Bakanına soruyorum, El Nusra terör örgütü müdür?
Tarih: 07.02.2018 - 12:26
Kategori: Siyaset

CHP Sözcüsü Bülent Tezcan, CHP Genel Merkezi'nde açıklamalarda bulundu.

Tezcan, MYK toplantısı yapmadıklarını, 10 Şubat Cumartesi günü gerçekleştirecekleri PM toplantısının ardından Kemal Kılıçdaroğlu'nun MYK'yı belirleyeceğini açıkladı. 

Bülent Tezcan'ın açıklamaları şöyle:

"Haftasonu güzel bir kurultay gerçekleştirdik. Cumhuriyet Halk Partisi demokrasinin ve yarışın tek temsilcisi olduğunu gösterdi. Kurultay için çok şey söylenmiş olabilir. Bizim için en önemli nokta parti çi demokrasi ve yarışın unutulmaya yüz tuttuğu bir süreçte o bayrağı taşıyor olmanın kıvancını yaşıyoruz.

Saray darbeleriyle seçilmiş başbakanların düşürüldüğü bir Türkiye dönemindeyiz. Saray darbeleriyle genel başkanların istifa ettirildiği, kimsenin sesini çıkarmayıp, belde yönetiminin bile merkezden belirlendiği siyaset tarzına karşı siyasette demokrasiyi yaşatma kararlılığında olmanın kıvancını yaşıyoruz. En çok öne çıkarılması gereken şey tek adam rejiminin hakim kılınmaya çalışıldığı bir Türkiye'de buna siyasette izin vermeyen bir parti olmamızdır.

"En genç PM üyemiz 24 yaşında"

Kurultay sonucunda yeni PM ve YDK oluştu. 488 arkadaşımız PM'ye aday olmak üzere müracaat etti. 121'i kadın 367'si ise erkek partili arkadaşımız. Arzumuz kadın adayların daha çok olduğu kurultaylar yaşamak. 30 yaş altı aday sayımız 44, arzumuz bunun artması. Gençlere ve kadınlara pozitif ayrımcılığı tüzüğüne yazan tek partiyiz. 60 kişilik PM'mizin 39'u erkek, 21'i kadın. 6 da genç arkadaşımız seçildi. En genç partilimiz 24 yaşında. 26 arkadaşımız milletvekili. PM'nin meslek dağılımı şöyle: 13'ü avukat, 11'i akademisyen, 5'i iş dünyasından, 4'ü mühendis, 4'ü doktor, 3'ü ekonomist, 2'si diplomat, 18'i diğer meslek gruplarından geliyor. 

Yönetmelik gereği PM ilk toplantısını (10 Şubat) cumartesi 10.00'da yapacak. Genel Başkanımız uygun gördüğü bir günde yeni MYK'yı belirleyecek. YDK da genel başkanımızn çağrısıyla önümüzdeki hafta ilk toplantısını yapacak. Enis Berberoğlu tutsak alınmış durumda. Kurultayımız oy birliği ile Enis Berberoğlu'nu PM'nin onur üyesi seçiti.

"TBMM'ye getirdikleri tasarıyla intenet medyasına sansür peşindeler"

Türkiye'de kendi içinde de demokrasiyi yaşatan bir partiyiz. Demokrasinin en önemli koşullarından birisi basın özgürlüğüdür. Türkiye'de olmayan şeylerden birisidir. İktidarın güdümüne girmeyen, havuzu reddeden medyanın iktidar saldırılarına maruz kaldığı süreçte iktidar yeni planla internet sansürünü de hayata geçirmek peşinde. TBMM'ye getirdikleri tasarıyla da intenet medyasına sansür peşindeler. Sosyal medyayı ele geçirme harekatı içindeler. İntenet yayıncılığını lisansa bağlamak istiyorlar. Önceden izin şartı istiyorlar. Daha yayın yapılmadan sansür peşindeler. Hiçbir ülkede yayın yapılmadan denetim yoktur. Dijital çağda yaşıyoruz ve internete getirilen bu sansür Kuzey Kore modelidir. Getirdikleri sistem dijital çağda dijital diktatörlüktür.

"Mahir Ünal çıkıp, 'PYD ile devlet görüştü' diyor. Bu ne pişkinlik, utanmazlıktır"

Bir terör örgütü tartışması aldı başını gidiyor. Genel başkanımız YPG terör örgütüdür, dedi. Siz PYD Başkanı Salih Müslim'i ağırlarken, el üstünden tutarken, yargı PYD terör örgütü demişti. O karara rağmen siz el üstünde tuttunuz. Mahir Ünal çıkmış, Sayın Genel Başkanımıza cevaben yakışıksız diliyle 'devlet görüştü' diyor. Bu söze aşinayız, ilk defa duymuyoruz, Oslo'da, Kandil İmralı'da aynını duyduk. Bu ne pişkinliktir, ne utanmazlıktır. Yargı kararıyla terör örgütü diye tescillenen bir örgütün liderini protokolle karşılayıp halı serince devlet görüştü oluyor ancak biz legal bir parti Adalet Yürüyüşümüzde bizimle 500 metre yürüdü diye kıyameti kopardınız. Parlamentoda grubu olan parti. Bizimle birlikte yürüdü diye utanmadan terör örgütüyle iş tutuyor diye utanmadan konuşuyorsunuz. Vatandaşların vicdanına bırakıyoruz. Bu utanmazlık karşısında söz bitiyor.

"Başbakana, İçişleri Bakanına soruyorum, El Nusra terör örgütü müdür?"

Dün sayın genel başkanımız Sayın Erdoğan'a 'El Nusra terör örgütü müdür' diye sordu. Aynı soruyu Sayın Başbakan Yıldırım'a da, İçişleri Bakanı'na da, paralel sözcü İbrahim Kalın'a da soruyorum El Nusra terör örgütü müdür?

Bu iktidar terör örgütleriyle masaya oturma şampiyonu. FETÖ'yü Yargıtay'a, Danıştay'a, HSK'ye, emniyetei TSK'ye yerleştirdiler, devletin bütün mahremlerine soktular. Kendileri FETÖ'cü olmadı, hayatı boyunca FETÖ ile mücadele etmiş gazetecileri FETÖ'cü diye hapse attılar. Bunların utanmazlıklarına söyleyecek söz bulamıyoruz.

"İktidarınki konjonktürel milliyetçilik"

Şimdi Türk, Türkiye lafını da sanki isim babalarıymış gibi, tahsis etme hakkını kendilerinde görüyorlar. TTB'deki, TBB'deki Türk adını kaldıracaklarmış. Nasıl kaldıracaksanız? Sizin konjonktürel milliyetçiliğiniz koymadı o isimleri. Canınız isteyince milliyetçiliği ayaklar altına alacaksınız Afrin'e operasyon yapınca en sıkı milliyetçi kesileceksiniz. Ne TTB ne TBB önündeki ad ihsanınızla oraya konulmuş adlar değil, aklınızı başınıza alın. Milleti böldüğünüz yetti.

"Man Adası belgelerini unutturmaycağız"

Sayın Erdoğan'dan hala cevabın alamadığımız bir soru var. Geçen sene sorduk. Man Adası belgelerinde 5 liralık Bellway Ltd şirketi, 15 milyon dolarlık şirket satın almış. Erdoğan'ın akrabalarına gönderilen para bu. Erdoğan şirket sattılar, dedi. Sayın Erdoğan yakınlarınız hangi şirketi sattı, adını söyleyeceksiniz. 15 milyon dolar edecek hangi mal varlığı var, bu sorudan kurtulamazsınız. Üzerinden bir hesap dönemi geçti daha cevap vermediniz. Bunu unutturmayacağız.

"Afrin'de gerektiği yere kadar gidilmesi gerekir, gerisi macera olur"

(Kılıçdaroğlu'nun 'Afrin'in içine girilmemeli' açıklaması) Genel Başkanımızın Afrin operasyonuyla ilgili tutumu çok açıktır. Genel başkanımız gidilmesi gereken yere kadar gidilmeli, ihtiyaç tamamlandıktan sonra durulması gerektiğini söylemiştir. Kalıcı olmak için değil, güvenlik için gittik demiştir. Oraya yerleşme sevdalılarına dikkat çekmek için söylemiştir. Kimse çocuklarımızın kanının akmasını istemez. Gerektiği yere kadar gidilmesi gerekir, gerisi macera olur.

"Yurtseverliğin ölçüsü gereğini vakarla, ciddiyetle yapmaktır"

(Bahçeli'nin 'gerekirse Afrin'e giderim' açıklaması) Ülkenin milli çıkarları gerektiğinde herkes gereğini yapmalıdır ve yapar. Ancak yurtseverliğin ölçüsü o gereği vakarla, ciddiyet, sükunet içinde yapmaktır. Grup toplantılarında siyaset malzemesi yaparak devlet adamlığı olmaz. Türkiye sıkıntılı bir süreç yaşıyor, ağzını açan biz de en önünde gideriz, diyor. 

 

Kaynak : Vişne Haber Ajansı

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları