CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan MYK toplantısının ardından açıklamalarda bulundu.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan MYK toplantısının ardından açıklamalarda bulundu.
Tezcan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun 3. sınıf mafya babası gibi konuştuğunu belirterek, "İçişleri Bakanı bu üslupla bakanlık yapamaz. Bakanlık ehliyeti yoktur. Ya istifa etmeli, ya görevden el çektirilmeli" dedi.
Amerika'da yargılanan Halk Bank eski Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla'ya karşı tanıklık yapan Reza Zarrab'ın itiraflarında rüşvet verdiğini söylediği isimlerin mal varlıklarına tedbir konması gerektiğinin altını çizen Tezcan, ABD'deki yargılama sonucunda ceza çıkması halinde bunun halkın sırtına yüklenmemesi gerektiğini söyleyerek, "Rüşveti kim aldıysa onun mal varlığından ödeyin" dedi.
"İİT'ye üye ülkelerin, ülkesinde itibarı kalmayan Trump'ı yalnızlaştırmasını bekliyoruz"
Tezcan'ın açıklamaları şöyle:
"-Kudüs'te yaşananlar kabul edilebilir değil. Dışardan uzanan ellerin kargaşayı artırdığı bir sürece işaret ediliyor. Filistin direnişi haklı bir direniştir. Trump Amerika'da kendi düştüğü açmazdan çıkmak için kıvılcımı attı ve çatışma yeni bir boyut kazandı. Kudüs Orta Doğu'da kardeşliğin, barışın, bir arada yaşamanın sembolik merkezi olabilecekken dışarıdan uzatılan ellerle çatışmanın merkezi haline getirildi.
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) İstanbul'da toplandı. Toplantı bittiğinde 'Filistin davasının haklı dava olduğunu biliyoruz, Kudüs'ün Filistin'in başkenti olduğu kararını alıyoruz' denmesini bekliyoruz.
İslam İşbirliği Teşkilatı ikinci bir karar daha almalı. Trump müslüman ülkelerden işbirlikçiler bulmuştur. Trump'ı Orta Doğu'da yalnızlaştıracak pozisyon alınmalı. Müslüman ülkeler ilişkilerini buna göre belirlemeli, Trump'la ilişkiyi kesmeleri gerekir. İİT'ye üye ülkelerin, ülkesinde itibarı kalmayan Trump'ı yalnızlaştırmasını bekliyoruz. El uzatmayın, görüşmeyin o zaman Filistin davası, Orta Doğu barışı hakkındaki kararlılık ortaya konmuş olacaktır.
"17 yaşındaki gencecik fidan hukuka aykırı şekilde yaşı büyütülerek idam edilmiştir"
-Erdal Eren'in idam edilmesinin üzerinden 37 yıl geçti. 12 eylül askeri cuntasının kanlı günleridir. 17 yaşındaki gencecik fidan hukuka aykırı şekilde yaşı büyütülerek idam edilmiştir. 37 yıl geçmesine rağmen Türkiye darbe hukukuyla hesaplaşmadığı gibi bugün darbe hukukuna teslim edildi. Gençler, gazeteciler hukuksuzca yargılanıyor. Darbe mahkemeleri gibi çalışan hukuksuz mahkemelerle hak kayıpları yaşandı. 37 yıldır ders alamamanın acısını yaşıyoruz.
"AK Parti iktidarı sandıksız iktidar arayışına girmiştir"
-Ataşehir Belediye Başkanı görevden uzaklaştırıldı. Halkın iradesine darbedir bu. Ataşehir Belediye başkanımızın veremeyeceği hiçbir hesabı yoktur. Bizim belediye başkanlarımızın veremecekleri hesabı yoktur. Görevden uzaklaştırma gerekçesinin hiçbirinin dayanağı yoktur. İçişleri Bakanlığı müfettişleri, Danıştay soruşturmaya gerek kararı vermişlerdir. Ataşehir Belediye başkanı kendisinin ve ailesinin mal varlığının araştırılması için savcılığa kendisi gidip dilekçe vermiştir.
Halk iradesine dönük darbe iktidarın sandıksız iktidar arayışını ortaya koymuştur. AK Parti iktidarı sandıksız iktidar arayışına girmiştir.
Başta İstanbul olmak üzere bütün büyükşehirleri kaybetme noktasında olduklarını görüyorlar. Büyükşehir belediye seçimlerinde başarı kazanacağımızı gördüklerinden belediyelerimize operasyon peşindeler.
Kirli pazarlık içinde olmayacağız. Kendi belediye başkanlarıyla kirli pazarlık içine girdiler, istifa etmezsen soruşturma açtırırız diye... Bizimle de kirli pazarlık içine girdiler, 'gereğini yapın' diyerek.
Yapılan haksız operasyon sandıksız iktidar arayışıdır. Halk kendi belediye başkanlarına sahip çıkacaktır. İktidara sesleniyorum, bu uygulamaları yerleştireceğinizi sanmayın.
"Biliyorlar ki Kemal Kılıçdaroğlu ve 7 sülalesinin boğazından haram lokma geçmemiştir"
Operasyonel medya var. FETÖ-AK Parti ittifakı varken yaygındı. Bazı gazeteciler aracılığıyla mesaj verip sonrasında operasyon yapıyorlardı, şimdi de aynısını yapıyorlar.
Dil altından Buz rezidansa gönderme yaparak genel başkanımıza gönderme yapacaklarını sanıyorlarsa avuçlarını yalarlar. Genel başkanımız genel kurulda söyledi, 'mal varlığımı araştırın' dedi. Korkutlar, kaçtılar. Biliyorlar ki Kemal Kılıçdaroğlu ve 7 sülalesinin boğazından haram lokma geçmemiştir. Biliyorlar ki kendi heybelerinde taşıyamayacakları yükler var. Siyaseti kirleten bu anlayışa karşı temiz siyaset için mücadele vereceğiz.
"İçişleri Bakanı bu üslupla bakanlık yapamaz"
-Türkiye'nin bir İçişleri Bakanı var. Adı İçişleri Bakanı ama konuşmalarına baktığınızda 3. sınıf mafya babası. Emrinde silahlı güçlerin bulunduğu bakanın bir kere bile söylememesi gereken sözler sarf ettiğini görüyorsunuz. Bu kendi geçmişiyle ilgili bir telaşın eseri. Onu o makama getirenlere, o makamda tutanlara söylüyorum, Türkiye Cumhuriyeti devletinin itibarını daha fazla ayaklar altına almayın. 3. sınıf mafya babası tiplerin o makamda oturmasına müsaade etmeyin. Bu saygısızlıktır. Bir partiyi batırdı geldi. AK Parti yöneticilerine söylüyorum dikkat edin sizin hükümetinizi de batırır. İçişleri bakanı bu üslupla bakanlık yapamaz. Bakanlık ehliyeti yoktur. Ya istifa etmeli, ya görevden el çektirilmeli.
"Yüzde 11.1 büyüdük demek ki asgari ücretin 2 bin lira olma zamanı"
-Büyüme rakamları açıklandı. Rekor büyümeye imza attık. Bunun gerçek mi sahte mi olduğunu tartışmayacağız. Mesele bu büyümenin nasıl paylaşılacağı... Halk, yoksullar, dar gelirler bu büyümeden esaslı pay almalı.
Yüzde 11.1 büyüdük demek ki asgari ücretin 2 bin lira olma zamanı.
"Milletin sırtına yük olacak hiçbir kararı tanımıyoruz, rüşveti kim aldıysa onun mal varlığından ödeyin"
-Reza Zarrab meselesi... Yargılamalar devam ediyor. Rüşvet verdim, dedi isimleri açıkladı. Mallarına el kondu ama yetmez. Kim rüşvet aldıysa onlar hakkında soruşturma başlatmak, onların da mallarına tedbir konması lazım. Amerikan parasının bekçisi değiliz ama Türkiye'deki yetim hakkının bekçisiyiz. Milletin sırtına yük olacak hiçbir kararı tanımıyoruz. Bunun millete ödetilmesine karşıyız. Rüşveti kim aldıysa onun mal varlığından ödeyin. Türkiye'deki mahkemeleri çalıştıralım. Hükümet bu çağrılarımızdan uzak duruyor. Yeniden bu meseleyi Türkiye'de birlikte çözelim. Milletin sırtına yüklenecek yüke birlikte karşı çıkalım.
Vişne Haber Ajansı