CHP PM Üyesi ve Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm CHP Edremit İlçe Örgütü’nün düzenlediği Demokrasi ve Cumhuriyet Mitingi’nde, ‘Türkiye, laik demokrat, çağdaş, ilerici cumhuriyeti savunanların ülkesidir. Ödün vermeyeceğiz’ dedi.
CHP PM Üyesi ve Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm CHP Edremit İlçe Örgütü’nün düzenlediği Demokrasi ve Cumhuriyet Mitingi’nde, ‘Türkiye, laik demokrat, çağdaş ve ilerici cumhuriyeti savunanların ülkesidir. Ödün vermeyeceğiz’ dedi.
Altınoluk Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen darbelere karşı ”Cumhuriyet ve Demokrasi Mitingi’nde konuşan CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm,“Bizler bu darbeci çeteleri çok iyi tanıyoruz. Bunlar bugün ortaya çıkmadı. Kurtuluş Savaşı’nda, emperyalistlerle işbirliği yaparak Kuvay-ı Milliye’nin karşısında olan bunlardır. Bunlar, Menemen’de, öğretmen Kubilay’ın başını kesenlerdir. Bunlar 27 Mayıs’ta başbakanı ve bakanları idam edenlerdir. Bunlar 12 Mart’ta, bağımsız Türkiye özlemi ile emperyalizme karşı çıkan, Deniz Gezmiş ve yoldaşlarını darağacına gönderenlerdir. Bunlar, 12 Eylül’de Erdal Ereni, yaşını büyüterek asanlardır. Bunlar 15 Temmuz’da halkın üzerine tankları sürenlerdir. Bunlar Gazi’nin kurduğu Meclisi bombalayanlardır” dedi.
Konuşmasında laiklik vurgusu yapan Tüm, “Türkiye, Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi, şeyhlerin, müritlerin, dervişlerin ülkesi olamaz. Türkiye, laik demokrat, çağdaş, ilerici cumhuriyeti savunanların ülkesidir. Bizler bundan asla geri adım atmayacağız. Ödün vermeyeceğiz” diye konuştu.
Mehmet Tüm mitingde yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“15 Temmuzda bu darbeci çeteler, gözü dönmüş vatan hainleri, devleti ele geçirmek istediler. Bunlar, laik cumhuriyetimizi ortadan kaldırmak için asker, polis, sivil demeden, tüm halkımızı hedef aldılar ve katliam yaptılar. Bu çeteleri bir kez daha lanetliyoruz. Bu darbe girişimde yaşamını yitiren, asker polis, sivil tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralı yurttaşlarımıza acil şifalar diliyorum. Bizler bu darbeci çeteleri çok iyi tanıyoruz. Bunlar bugün ortaya çıkmadı. Kurtuluş Savaşı’nda, emperyalistlerle işbirliği yaparak Kuvay-ı Milliye’nin karşısında olan bunlardır. Bunlar, Menemen’de, öğretmen Kubilay’ın başını kesenlerdir. Bunlar, 27 Mayıs’ta başbakanı ve bakanları idam edenlerdir. Bunlar 12 Mart’ta, bağımsız Türkiye özlemi ile emperyalizme karşı çıkan, Deniz Gezmiş ve yoldaşlarını dar ağacına gönderenlerdir. Bunlar, 12 Eylül’de Erdal Ereni, yaşını büyüterek asanlardır. Bunlar 15 Temmuz’da halkın üzerine tankları sürenlerdir. Bunlar, Gazi’nin kurduğu Meclisi bombalayanlardır.
Bu darbecilerin, gericilerin içlerine sindiremediği tek şey laik Türkiye Cumhuriyet’tir. Ama unuttukları bir şey var ki o da halkımızın cumhuriyete ve demokrasiye olan tam inancıdır. Bizim cumhuriyetimizin temelinde yağız Anadolu delikanlılarının kanı, genç kızlarının alın teri vardır. Çanakkale’nin ruhu, Kuvay-ı Milliye’nin gücü vardır. Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve devrimleri vardır. Cumhuriyetimizi sonsuza dek yaşatacağımıza hiç kimsenin şüphesi olmasın.15 Temmuz’dan, hepimiz gerekli dersleri çıkarmalıyız. Bundan en büyük ders çıkaracak olan da iktidarın ta kendisidir. Çünkü bu FETÖ’cü çeteler bu iktidar döneminde devleti ele geçirdiler. Bugün binlerce kişi görevden uzaklaştırılıyor. Buradan iktidara soruyorum. Bu çeteleri bu görevlere kimler getirdi? Valiler, rektörler görevden alınıyor, tutuklanıyor. Bu insanların tamamı sizin döneminizde vali ve rektör yapıldı. Şimdi binlerce okul kapatıldı. Bu okulları kimlerin açtığını çok iyi biliyoruz. Bunları bu görevlere getirenler, bunun hesabını Halkımıza mutlaka vermelidirler. Hükümet bunun siyasi sorumluluğunu mutlaka üstlenmelidir. İktidar halkımızdan özür dilemelidir. Hükümet bu sorumluluktan asla kaçamaz.
Burada amacımız geçmişe değil, geleceğe bakmaktır. Ancak geçmişteki hatalardan ders çıkaramazsak geleceğimizi doğru kuramayız. Çağdaş, ilerici demokrat insanlar ve halkın seçtiği milletvekilleri olarak, binlerce defa hükümeti uyardık, bu gericilere çocuklarımızı teslim etmeyin laiklikten ödün vermeyin dedik. Ama her defasında iktidar, bu halkın çocukları dinini öğrenmelidir diye bizlere karşı çıktılar. Şimdi soruyorum sizlere, FETÖ’cülerin öğrettiği hangi dindir, hangi inançtır, hangi vicdandır. Bu nasıl bir inanç ve vicdan ki, kendi halkına bomba yağdırdılar ve acımasızca, insanlarımızı katlettiler. Hükümet tüm bu yaşananları dikkate alarak, acilen laik eğitime geri dönmelidir. Cemaat ve tarikat okulları ve yurtlarının adı ne olursa olsun tümü kapatılmalıdır. Bugün FETÖ’cüler darbe yapmaya çalıştı, yarın kimlerin yapacağını bilemiyoruz. Devlet tarikatlardan ve cemaatlerden temizlenmelidir. FETÖ’cü cemaatin yerine devlet kurumları, başka cemaatlerle doldurulmamalıdır. Çocuklarımız, bu gerici odakların elinden bir an önce kurtarılmalıdır. Bunun adı ister FETÖ olsun, ister Ensar olsun. İster başka bir cemaat olsun. Fark etmiyor. Eğitim tamamen devletin kontrolünde olmalıdır. Ensar yurtlarında yaşanan rezaleti hepimiz çok iyi biliyoruz. Eğitime katkı vermek isteyen hayırsever yurttaşlarımız okullarını, yurtlarını derhal Milli Eğitim Bakanlığına devretmelidirler.
Türkiye, Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi, şeyhlerin, müritlerin, dervişlerin ülkesi olamaz.Türkiye, laik demokrat, çağdaş, ilerici cumhuriyeti savunanların ülkesidir. Bizler bundan asla geri adım atmayacağız. Ödün vermeyeceğiz. Atatürk’ün koyduğu ilke ve devrimlere sonuna kadar sahip çıkacağız. Cumhuriyetin kazanımlarından asla taviz vermeyeceğiz. CHPliler olarak, bizler, her zaman olduğu gibi, her türlü darbenin, diktanın karşısında olduk ve olmaya devam edeceğiz. Laik cumhuriyetimizi ve demokrasimizi bu gerici çetelere ve darbecilere asla bırakmayacağız. Bunun için çok ağır bedeller ödedik, bundan sonra da ödemekten asla çekinmeyeceğiz. 15 Temmuz sonrası ülkemizde OHAL ilan edildi. Meclisi yok sayan bu anlayışı doğru bulmuyoruz. Şimdi görüyoruz ki, AKP İktidarı OHAL’i kendisi için bir fırsata dönüştürmek istiyor. Devlet organlarını istediği gibi, hiçbir demokratik tartışmaya imkan tanımadan değiştiriyorlar. Darbecilerle mücadele adına adeta bir AKP devleti yaratılıyor. Darbeleri önlemenin yöntemi bu değildir. İktidarı bir kez daha buradan uyarıyoruz askeri okulları kapatarak darbeleri önleyemezsiniz. Bunun yerine başta muhalefet olmak üzere her kesimi dikkate almak zorundasınız. Ülkemizde bir daha darbelerin yaşanmaması için daha çok demokrasi demeliyiz. Çünkü darbelerin panzehiri, tüm kurum ve kuralları ile yerleşmiş tam demokrasidir.
Demokrasi tek adam diktatörlüğü değil erkler ayrılığının işlediği bir sistemdir. İktidar eğer bu darbelere karşı durmak istiyorsa oluşan uzlaşma ortamını iyi değerlendirmelidir. Demokrasi sadece darbeler de akla gelen bir rejim değildir. Demokrasi, Kazdağları’nı yok olmasına tepki veren halkı dinlemektir. Demokrasi, Cerattepe’de Artvin halkına kulak vermektir. Demokrasi, Sinop’ta nükleerden vazgeçmektir. Demokrasi Gezi Parkı direnişini iyi anlamaktır. Demokrasi birilerine rant sağlamak için değil, halkın sağlığı için Termik santrallerden vazgeçmektir. Demokrasi evrensel hukuk düzeni ve eşit yurttaşlık hakkı sağlamaktır. Demokrasi yandaşlık yerine liyakate önem veren bir sistemi yaşama geçirmektir. Demokrasi bütçeden diyanete değil, laik eğitime daha çok pay ayırmaktır. Demokrasi, ayrımcılık yerine eşit yurttaşlık, eşit adalet, hakça düzen demektir. Darbeye de, diktaya da, hayır diyoruz. Yaşasın laik cumhuriyet, yaşasın demokrasi, yaşasın özgürlük diyoruz. Şunu da belirtmek isterim ki bizim dün, bugün, yarın da bir tek başkomutanımız var, O da Mustafa Kemal Atatürk’tür.”
Vişne Haber Ajansı
ETİKETLER : türkiye gerçeği, vişne haber ajans, vişne ajans, istanbul gerçeği, türkiye haberleri, son dakika haberler, istanbul haberleri, sondakika, CHP'li Tüm: Bizim bir tek Başkomutanımız var, o da Mustafa Kemal Atatürk, mehmet tüm