loading
close
SON DAKİKALAR

CHP'li Yakup Akkaya'nın darbe mesajı

CHP'li Yakup Akkaya'nın darbe mesajı
Tarih: 12.09.2012 - 11:08
Kategori: Siyaset

CHP Genel Başkan yardımcısı Yakup Akkaya 12 Eylül’ün 32 yıldönümü nedeniyle bir açıklama yaptı...

CHP Genel Başkan yardımcısı Yakup Akkaya 12 Eylül’ün 32 yıldönümü nedeniyle bir açıklama yaptı

Akkaya, “Aradan geçen 32 yıla rağmen, 12 Eylül darbecilerinin mantığı ve yasakçı zihniyetleri, aslında AKP’nin ileri demokrasi anlayışında giderek artan şekilde devam etmektedir” dedi.

CHP Genel Başkan yardımcısı Yakup Akkaya’nın yazılı açıklaması şöyle;

“12 Eylül 1980 Darbesi ve sonrasında yaşanılanlar, demokrasi adına unutulmaması ve bir daha gerçekleşmemesi için bütün toplumun duyarlı olması gereken bir dönemdir. Demokrasinin rafa kaldırılmasının yanı sıra, Türkiye’de bir kuşak yok edilmiş, özgürlükler ve haklar ortadan kaldırılmıştır.

Aynı şekilde 12 Eylül Darbesi çalışanlar ve örgütleri açısından da hak ve özgürlüklerin ortadan kalkmasına, geri götürülmesine, yasaklamaların getirilmesine neden olmuştur. Bir yandan 2821 Sayılı Sendikalar Kanunu ve 2822 Sayılı Toplu Sözleşme, Grev ve Lokavt Kanunu ile sendikalara ve işçilere yönelik haklar geri götürülürken, diğer yandan 2921 Sayılı toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu ile getirilen yasaklarla işçilerin hak arayışlarının da önü kapatılmıştı. Diğer yandan DİSK’in ve bazı sendikaların faaliyetleri askıya alınmış, mülkleri de cebren ellerinden alınmıştı.

Söz konusu kısıtlamalar ve yasaklardan bazıları; sendikal örgütlenme hakkının yalnız çalışanlarla sınırlandırılması, stajerlerin, ev işçilerinin, çırakların, emeklilerin örgütlenme haklarını kısıtlaması, sendikaların kuruluşu ve işleyişine yönelik kısıtlamalar ve devlet müdahalelerini düzenlemesi, sendika yöneticilerinin ve temsilcilerinin korunmasını daraltması ve zorlaştırması, toplu pazarlık sürecinde yetkili sendika olmak için dünyada tek bir örnek olarak değerlendirilebilecek olan tek işkolunda faaliyet gösterme, % 10 işkolu barajı ile işyeri düzeyinde %50’den fazla üyeye sahip olma zorunluluğu, sendikalara ve sendikacılara getirilen siyaset yasağı, grev hakkının önemli ölçüde kısıtlanması, grev yasağı bulunan işkollarının, işletmelerin ve işlerin kapsamının daha da genişletilmesi, menfaat grevine olanak tanınırken, toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmaması durumunda uygulamaya konulabilen “Hak Grevi”nin yasaklanması, Yüksek Hakem Kurulu sisteminin geliştirilerek sendikaların toplu sözleşme haklarının baskı altına alınmasıdır.

12 Eylül’den bu yana geçen süre 32 yılı aşmıştır. Bu kadar uzun bir süreye rağmen 12 Eylül hukuku aşılamamıştır. Demokratikleşme konusunda radikal bir reform ve çıkış yapılamaması bütün sendikaları ve çalışma yaşamını tahrip etmektedir.

2821 ve 2822 sayılı yasalar, anti-demokratik yönleri ve örgütlenme özgürlüklerini yeterince korumadığı gerekçesiyle, AB ve Uluslararası Çalışma Örgütü tarafından da eleştirilmektedir. Türkiye, bu nedenlerle, ILO Sözleşmelerinin uygulanmasını izleme ve denetleme görevlerini yerine getiren ILO Aplikasyon Komitesinin toplantılarının gündemine gelmektedir.

Ancak meydanlarda halka demokrasi naraları atan, parti programında, seçim beyannamesinde, 61. Hükümet Programında ve 2010 Referandum Kitapçığında bu konularda yasakları kaldıracağını vaat eden AKP, ne yazık ki, bırakınız yasakları kaldırmayı 12 Eylül Darbecilerinin bile getirmeği yeni yasaklar getirmektedir. Salt işverenleri ve yatırımları korumak adına Havacılık işkolunda dünyanın hiçbir ülkesinde olmayan bir grev yasağını getirmiştir. Sendikaların ve çalışanların toplu pazarlık haklarını kullanamaz duruma getirmiş, çalışanların ve işverenlerin üzerinde uzlaştıkları Toplu İş İlişkileri Yasa Tasarısını 2012 yılı Ocak ayında TBMM gündemine getirmelerine rağmen salt siyasi kaygılarla Genel Kurula gelmesini engellemiştir. 2012 yılında Eylül ayına kadar toplu sözleşme yetkisi bekleyen yaklaşık 1000 işyeri ve 240,000 işçi için sendikaların yetki başvuruları keyfi bir şekilde Çalışma Bakanlığı tarafından verilmemektedir. DİSK’in binası bütün başvurulara rağmen iade edilmemektedir. Siyasi iktidarın bu sözde demokrat, özde diktacı tutumuna karşı çıkan, gazeteciler, milletvekilleri, aydınlar, öğrenciler ve sendikacılar ise hapse atılmakta, düşüncelerinden dolayı yargılanmakta, basılmamış kitaplar nedeniyle tutuklanmaktadır.

Aradan geçen 32 yıla rağmen maalesef 12 Eylül darbecilerinin mantığı ve yasakçı zihniyetleri aslında AKP’nin ileri demokrasi anlayışında giderek artan şekilde devam etmektedir.

CHP, örgütlü toplumun demokratik toplumun en önemli unsurlardan birisi olduğu bilinciyle çalışma yaşamına dair bütün yasakların ve kısıtlamaların kaldırılması için bugüne kadar göstermiş olduğu mücadeleye yılmadan kararlı bir şekilde devam edecektir.”  

Vişne Haber Ajansı

 

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları