loading
close
SON DAKİKALAR

CHP'nin 36. kurultayında Divan Başkanı Yılmaz Büyükerşen oldu

CHP'nin 36. kurultayında Divan Başkanı Yılmaz Büyükerşen oldu
Tarih: 03.02.2018 - 08:31
Kategori: Gündem

CHP'nin 36. Olağan Kurultayı Ankara Spor Salonu'nda yapılıyor. 2 gün sürecek kurultayın divan başkanlığına Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen seçildi.

Kılıçdaroğlu'nun açıklaması şöyle:

Bugün 2 değerli yoldaşımız aramızda yok. Birincisi Deniz Baykal. Tedavi görüyor, şifalar diliyoruz. Bütün dualarımız Deniz Baykal'la. İnşallah en kısa zamanda sağlığına kavuşacak ve birlikte yürüyeceğiz. Ve aramızda olmayan milletvikilimiz Enis Berberoğlu. Berberoğlu hakkın, hukukun olmadığı ükede, gerekçe gösterilmeden, talimatla rehin tutulmaktadır. Bütün yol arkadaşlarımın selamını, sevgisini, dostluğunu gönderiyorum. Tutuklanma gerekçesi, hiçbir belgeye dayanmayan, MİT TIR'ları belgelerini Can Dündar'a verdiği gerekçesiyle tutuklandı. Mahkeme tahliye kararı verdi, hala içeride. Savcılar, FETÖ üyeliğinden hapiste. 80 milyonun önünde yargı camiasına sormak istiyorum, terör örgütlerinin tuttuğu tutanak, terör örgütlerinin bildiği bir şey nasıl sır olur? CHP'ye gözdağı vermek için Enis Berberoğlu'nu tutuklayıp hapse atacaksanız. İstediğiniz kadarbaskı kurun, üzerimize gelin. Biz bildiğimiz yoldan asla dönmeyeceğiz çünkü Kuvayı Milliye'ciyiz."

Yılmaz Büyükerşen Divan Başkanı 

Kurultayın divan başkanı Yılmaz Büyükerşen oldu. 

Yılmaz Büyükerşen'in konuşması şöyle:

"Aziz Atatürk'ün benim 2 büyük eserim var. Biri cumhuriyet, diğeri CHP'dir, diye tanımladığı büyük mücadele hareketi Türkiye’nin içinde bulunduğu ağır şartlar düşünüldüğünde önemlidir. Bu kurultay normal zamanlardaki kurultaydan çok Sivas'ta toplanan kongre gibi içinde bulunulan karanlık yolu tartışmak için bizlere büyük sorumluluk yüklemektedir.  Orta Doğu’daki despotik ülkelere örnek konumdayken bugün bu vasfını yitirmiş durumdadır. Hukuk sistemimiz tartışmalı hale gelmiş, her konuda hak, hukuk, adalet mumla aranır olmuştur. İş arayanların sayısı ile yurt dışına servetiyle gidenlerin sayısı her geçen gün artmaktadır. Köyden kente göçü önleyecek hiçbir politika üretilmemiştir. Türkiye son 10 yılda çoğu gıda ürününü dışarında satın alır duruma düşürülmüştür. Halka bedava diye sunulan sağlık hizmeti yap işlet devret modeliyle satın alınmakta, vergilerle vatandaşın cebinden çıkarılmaktadır. Eğitim yazboz tahtasına dönüşmüştür.

Devlet üniversitelerimizin memleket ve dünya siyasetiyle ilgili hiç sesinin çıkmaması üzüntü vericidir. Tek adam rejimini Türkiye’de oturtmak isteyen, bunun için 2023’ü hedef seçen iktidarın hoyrat ithamlarına karşı milletçe birleşmemizin gerekliliği aklımızdan çıkarmamalıyız."

 

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları