TEOG yerleştirme sonuçları sonrasında birçok öğrenci, yaşadığı bölgeden çok uzaktaki okullara yerleştirildi...
Temel Öğretimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı (TEOG) yerleştirme sonuçları sonrasında birçok öğrenci, yaşadığı bölgeden çok uzaktaki okullara yerleştirildi. Bu öğrencilerden biri de tercih listesine yazmadığı halde evinin 45 kilometre uzağında, Beykoz’un Cumhuriyet köyünde bulunan Galip Öztürk Anadolu Lisesi'ne yerleştirilen S.A. oldu. Ulaşım sorunu yaşamamak için, nakil döneminde Ümraniye’de evinin 300 metre yakınındaki Asım Ülker Çok Programlı Lisesi'ne kayıt yaptırmak isteyen S.A., Anadolu ve meslek bölümlerine puanı yetmesine rağmen çok programlı lisenin kontenjanı olmadığı gerekçesiyle sadece imam hatip bölümüne kayıt yaptırabileceğini öğrendi. S.A.’nın Cumhuriyet köyündeki Galip Öztürk Anadolu Lisesi'ne gidebilmesi için sabahın erken saatlerinde kalkması ve iki vasıta kullanması gerekiyor. Evdeki hesaba İstanbul trafiğini de katınca ders çalışmak, dinlenmek ve sosyal hayatı için kendine ayırabileceği pek de zamanı kalmıyor. Ayrıca Beylerbeyi’ne okul servisi de yok. Olsa bile Çengelköy’de bir sitede bahçıvan olarak çalışan baba Hüseyin Akdoğan, kazandığı ücretle bunu karşılamasının oldukça zor olduğunu söylüyor.
ÇOK PROGRAMLI AMA İMAM HATİP
Akdoğan ailesi, çareyi evlerinin 300 metre yakınındaki Asım Ülker Çok Programlı Lisesi'ne nakil yaptırmakta buldu. Evrensel gazetesinden Tolga Alp Turgut'un haberine göre, baba Akdoğan, nakil için üç kere Galip Öztürk Anadolu Lisesi'ne gittiğini, okula defalarca telefon açtığını anlattı. “Aradan 10 gün geçtikten sonra Asım Ülker Çok Programlı Lisesi'nden, ‘Okulumuzun Anadolu ve meslek bölümlerinin kontenjanı doldu. İsterseniz imam hatip bölümüne kayıt yaptırabilirsiniz’ cevabını aldık” dedi. Asım Ülker Çok Programlı Lisesi'nin, meslek bölümünde muhasebe-finansman, bilişim teknolojileri ve Anadolu bölümünde de Türkçe, matematik, fen ve sosyal bilimlerin okutulduğu genel lise bölümü olduğunu kaydeden Baba Akdoğan, beş gün önce de okulun duvarına ‘İmam hatip bölümümüz açılmıştır’ yazısı asıldığını söyledi. Okulun tabelası da, ‘Asım Ülker Anadolu İmam Hatip Lisesi’ olarak değiştirildi. Akdoğan, “Tabelada Anadolu imam hatip yazıyor ama okul yetkilileri meslek ve genel lise bölümlerinin de devam edeceğini söylüyor. Üç katlı bir lise düşünün bir katı Anadolu lisesi, bir katı meslek lisesi, bir katı da imam hatip. Çok programlı imam hatip lisesi yapmışlar. Artık nasıl imam hatip yapacaklarını şaşırıyorlar” şeklinde konuştu.
BİR BABANIN İSYANI
Kendisinin ve ailesinin Alevi olduğunu anlatan baba Akdoğan, “Diyelim ki ben çocuğumu çok programlı lisenin imam hatip bölümüne gönderdim. Alevi imam nasıl olacak?” dedi. “Benim çocuğumun puanı hem genel lise bölümüne hem de meslek bölümlerine yetiyor. Evimin yanı başındaki okula nasıl kayıt yaptıramam” diye isyan eden baba, çocuğunu imam hatip bölümüne göndermeyeceğini söyledi. Velilerin özel okullara mahkûm edildiğini de söyleyen Akdoğan, “Dershaneleri kaldırıyoruz diye bir sürü özel okul çıkarttılar. Hükümet de çocuk başına 400 lira para ödeyeceğini söylüyor. İyi ama ben devletin okulu dururken neden özel okula çocuğumu göndereyim? Biz 6 kişilik bir aileyiz, çocuğumuzu özel okula gönderirsek biz evde ne yiyip ne içeceğiz” dedi.
‘İMAM HATİBE GİTMEK İSTEMİYORUM’
Anadolu lisesine giderek cilt doktoru olmak istediğini anlatan S.A. ise, “Din eğitimi almayı gerekli görmüyorum. Üniversiteyi kazanmaya yönelik akademik eğitim almak istiyorum” diyor. Ağabeyinin ortaokula giderken namaz kılmayı bilmediği için öğretmenleri tarafından dışlandığını anlatan S.A., imam hatip lisesine giderse benzer sıkıntılar ve hayatını etkileyecek daha büyük sorunlar yaşayabileceğini söylüyor. “İmam hatip liselerinde başınızı kapatmak zorundasınız. Mahallede arkadaşlarım beni öyle görecek ve dışlayacaklar. Okulda da Alevi olduğum için başta öğretmenlerim ve diğer çocuklar tarafından dışlanacağım” diyen S.A., “Alevi kimliğimi saklamak zorunda kalıyorum. Özgür bir Türkiye olacaksa ben de özgür bir eğitim istiyorum” şeklinde konuştu.