Çocuk Hakları Zirvesi ve Kalkınma Derneği'nden 23 Nisan mesajı

Bakırköy Belediyesi Çocuk Masası-Sağlık ve Çocuk Hakları Zirvesi Derneği Başkanı Ebrize Çeltikçi, oöğrenci ve öğretmenlere yönelik araştırmalar yanında , İstanbul Valiliği Bakırköy Kaymakamlığı'nın çalışmaları kapsamında da velilere yönelik farkındalık eğitimlerimiz devam etmektedir, dedi. ...
Ebrize Çeltikçi, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlamaları kapsamında,
"Çocuklarımızı, demokrasinin gereksinimlerine uygun bireyler olarak yetiştirebiliyor muyuz?" sorusunun cevabını da, 2018/ 2019 yıllarında Okullarda yaptıkları seminerler ve anket çalışmalarıyla ulaştıkları ilginç tespitlere dayalı olarak değerlendirdi.
Ebrize Çeltikçi: "Hak ve Sorumluluklar"genel başlığı altında öğrencilere verdiğimiz seminerlerde öğrencilerin hak, hukuk, demokrasi bilinç düzeyleri gelişmiş görünmekle beraber bu amaçları uygulamada gerçekleştirmek için okullarda kurulan Öğrenci Meclisleri henüz demokratik hayata katılım pratiğini besleyen, öğrencinin okul içi kararlara katılımcılığını destekleyip, teşvik eden bir aktivasyona sahip değil, dedi.
Örnek olarak: Çocuklar sınıf temsilcilerini, öğretmenlerinin değil de, kendilerinin seçmesini istiyorlar, kendilerinin seçmeleri durumunda oylarını kullanırken özgür vicdanlarıyla, hiçbir etki altında kalmadan (sempati- korku duymak ya da bir vaad- menfaat vb gözetmeden) karar verebiliyor musunuz sorusuna da tamamen evet diyemiyorlar.
Okullarda Disipline Yönelik Öğrenci Görüşleri Anketlerimizde ise: Öğrenciler sınıfta en çok öğretmenlerinin argo ve aşağılayıcı konuşmalarından, adaletsiz davranışlarından ve cezalandırma- disipline gönderme tehditlerinden rahatsızlıklarını ifade ederken, evde de anne ve babalarının bağırmalarından, sürekli ders çalış demelerinden, düşüncelerini sormadan- emrivaki yapmalarından, cezalandırmalarından rahatsızlık duyuyorlar.
Anneler ve babalar ise daha çok, çocuklarının sınav kaygısı ve sınav başarısı iie ilgili konularda ve her tür istismara karşı çocukların kendilerini koruyabilecekleri önlemler konularında sık sık yapılacak seminerlerle bilgilendirilmelerini istiyorlar.
Eğitim sistemimizde ise yeniliklere ve yenileşmelere yer verilse de, bazı konulardaki geri uygulamalar çocuklar arasında cinsiyet ayrımcılığına, dinsel ayrıştırmacılığa da kapı aralıyor.
Oysa, 98 yıl önce Yüce Atatürk Meclis'imizin kuruluşunun 2. Yılında bu sorunu temelinden çözmüştü. 23 Nisan 1921 de Ulusal Egemenlik Bayramımızın 2. Yıl kutlama törenlerine kız öğrencilerinin katılımını yasaklayan bir Milli Eğitim Müdürünün cinsiyetçi ve gerici zihniyetine karşı çıkış ve cinsiyet ayrımcılığına kesin bir tavır olarak Atatürk'ün:
- " Bu bayram, kız ve erkek bütün çocuklarımızın bayramıdır! Bundan sonra bayramımızın adı aynı zamanda " Çocuk Bayramıdır" emriyle, o tarihten itibaren Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak kutlanmaktadır.
O halde bu gün, bir kere daha, büyük önderimiz Atatürk'e minnet duygularımızla dolu olarak, milli egemenliğimizin ve demokrasimizin yılmaz bekçileri olmasını beklediğimiz çocuklarımızın zihinlerini bulandırmadan , yüreklerini, düşüncelerini ve kişiliklerini özgür, özgün ve güçlü kılacak uygulamalarla ve göstereceğimiz iyi örneklerle demokrasinin gereksinimlerine uygun bireyler olabilmelerini sağlayacak ortamlar sunmalıyız.
Onlara adanmış bu en büyük demokrasi mücadelemizin bayramını kutlarken, Çocuklarımızı ve geleceğimizi kazanmak için; Büyük Atatürk'ün şu veciz sözlerini hep birlikte anne babalar, öğretmenler, politika yapanlarla çok iyi değerlendirerek, gereğini titizlikle yerine getirmek hepimizin yükümlülüğüne düşen en kutsal demokrasi ödevimiz olmalıdır...
Atatürk'ün veciz sözleri:
" Milli Eğitim’in gayesi yalnız hükümete memur yetiştirmek değil, daha çok memlekete ahlâklı, karakterli, cumhuriyetçi, inkılâpçı, olumlu, atılgan, başladığı işleri başarabilecek kaabiliyette, dürüst, düşünceli, iradeli, hayatta rastlayacağı engelleri aşmaya kudretli, karakter sahibi genç yetiştirmektir. Bunun için de öğretim programları ve sistemleri ona göre düzenlenmelidir.
Okullarda öğretim vazifesinin güvenilir ellere teslimini memleket evladının o vazifeyi kendine hem bir meslek hem bir ideal sayacak üstün saygıdeğer öğretmenler tarafından yetiştirilmesini sağlamak için öğretmenlik diğer serbest ve yüksek meslekler gibi derece derece ilerlemeye ve her halde refah sağlamaya uygun bir meslek haline getirilmelidir.
“Eğitimdir ki bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir toplum halinde yaşatır veya bir milleti kölelik ve yoksulluğa terkeder. ....
Cumhuriyet, düşünce, bilgi ve beden yönünden güçlü ve yüksek karakterli koruyucular ister...
Geleceğin güvencesi sağlam temellere dayalı bir eğitime, eğitim ise öğretmene dayalıdır.
Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, ilkbal nurusunuz. Yurdu asıl nura gark edecek sizsiniz. Kendinizin ne kadar mühim ve kıymetli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şeyler bekliyoruz."
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












