loading
close
SON DAKİKALAR

‘Çocukları mağduriyetleriyle baş başa bırakmayacağız’

‘Çocukları mağduriyetleriyle baş başa bırakmayacağız’
Tarih: 30.03.2016 - 16:14
Kategori: Siyaset

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Karaman’da yaşanan tecavüz skandalının hükümetin sorumluluğunda olduğunu söyledi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Karman’da yaşanan tecavüz skandalının ardından, hükümet yetkililerinin tecavüzün yaşandığı kurumları koruma telaşına girdiklerini vurgulayarak, olayın takipçisi olacaklarını dile getirdi.

Kılıçdaroğlu, tecavüz skandalının ortaya çıkmasının ardından Karaman’a bir heyet gönderdiklerini hatırlatarak, heyetin incelemeleri sonrasında ortaya iki gerçek çıktığını belirterek, “Birisi şu: Çocukların cinsel istismara uğradığı o yurtların kime ait olduğunu oradaki hiçbir kamu görevlisi söylemiyor. Valisi söylemiyor, kaymakamı söyleyemiyor, emniyet müdürü söyleyemiyor. Korkudan. Kim tuttu bu yurtları? 

İkinci gerçek; Dernekler ve vakıflar ilk ve orta öğrenim düzeyinde yurt açamazlar, çünkü yasak. O zaman soru şu: Yasaksa, yurt açılamıyorsa bunlar bu öğrenci yurtlarını nasıl ve kimin izniyle açtılar? Bu ülkede devlet yok mu? Bu ülkede hükümet yok mu? Valisi yok mu, kaymakamı yok mu, emniyet müdürü yok mu, Başbakanı, bakanı yok mu? Hepsi var. Peki, bu yurtlara nasıl izin verdiniz siz?” şeklinde konuştu.

Grup toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu’nun açıklamalarına da tepki göstererek, “Bakın, çocukları düşünmüyor, çocuklarımızı düşünmüyor vakfı düşünüyor. Yahu sana ne vakıftan kardeşim, sana ne? Bırak onu, savcı araştırıyor zaten. Sen o çocukları o hâle nasıl getirdin, sen bunun hesabını vereceksin. Bu yurtları kim açtı, sen bunun hesabını vereceksin. Bunun hesabını vermiyor bakın, çocuklara da sahip çıkmıyor “Bir kerecik oldu diye niye bunu yapıyorsunuz?” diyor. Utan utan, bir de sen annesin, nasıl böyle bir dil kullanabilirsin? dedi.

“45 çocuğa tecavüz edilmiş, bu kalkmış hâlâ paralel yapıdan bahsediyor”

Kılıçdaroğlu Başbakan Davutoğlu’nun da Karaman’daki olayın takipçisi olacağını söylemesi üzerine şöyle konuştu: “Takipçi olursanız önce ben sizi tebrik ederim. “Çocuk istismarı konusunda aydınlatılmamış tek bir nokta kalmayacaktır” diyor. İnşallah öyle olur. Peki, bu yurtların açılmasına kim izin verdi? Sen Başbakan değil misin? Ve başka bir alana atlıyor. “Davası insan yetiştirmek olan bir vakfı karalamak da ayrı bir ayıp. Paralel yapı öncülüğünde kirli bir algı siyaseti yürütülüyor” Lafa bakın Allah aşkına, lafa bakın. Ya, 45 çocuğa tecavüz edilmiş. Biz onların dertleriyle uğraşıyoruz, bu kalkmış hâlâ “Paralel yapıdan bahsediyor. … Ve kalkıyor burada ilgili vakfı övüyor. Ya, bir bekle bakalım sonucu. Niye övüyorsun? Övmek ne demektir? Savcıya gözdağı demektir, valiye gözdağı demektir. Sakın ha, vakıf hakkında, dernek hakkında bir şey yapmayın demektir. Böyle bir anlayış olabilir mi? Olay yargıya intikal etmiş, ona bakacağız, hep beraber takip edeceğiz. Çocuklar bizim çocuklarımız, onlar bizim evlatlarımız, onları boş mu bırakacağız? Mağduriyetleriyle baş başa mı bırakacağız? Buna asla izin vermeyeceğiz, bunu herkes çok iyi bilsin. 

“Tecavüzden mahkûm olmuş birisi vakfın etkinliğine davet ediliyor. Bunu da mı paralel yapı yaptı?”

Sayın Davutoğlu’na sormak isterim: O çocuk evlerini paralel yapı mı açtı? O çocuk evlerindeki öğretmenleri paralel yapı mı görevlendirdi? Daha önce tecavüzden mahkûm olmuş, iki yıldan fazla hüküm giymiş birisi gelip bu vakfın etkinliğine davet ediliyor. Bunu da mı paralel yapı yaptı? Açıkça söylüyorum, suçlusun kardeşim, suçlusun; suçunu bir başkasının üstüne atma.

Milli Eğitim Bakanı konuşmuş. “Soruşturmalarımız devam ediyor” demiş. Doğru, soruşturma devam ediyor. Kendisi de umarım bir soruşturma açmıştır müfettişleri aracılığıyla. “Milli Eğitim Bakanlığı olarak biz ne yapmamız gerekiyorsa onu yapıyoruz” diyor. Açıkça sana söylüyorum Sayın Bakan: Yasaların sana verdiği görevi yerine getirmiyorsun. Bu işin asıl sorumlusu Milli Eğitim Bakanlığıdır. Biz çocuklarımızı Milli Eğitime emanet ediyoruz. Milli Eğitimi sorumlu tutmayacak da kimi sorumlu tutacağız?”

“Sadece ortaöğrenim ve yükseköğrenim için yurt açılabilir”

Kemal Kılıçdaroğlu, çocuklarını vakıf yurtlarına teslim eden ailelere seslenerek, “Çocuklarınıza iyi bir din eğitimi vermek istiyorsanız hiç kimsenin buna itirazı yok ama devletin tanıdığı kurumlara çocuklarınızı teslim edin. Diyanet İşleri Başkanlığının Kur'an kursları var, çocuklarınızı niye oraya vermiyorsunuz? Ne olduğu belirsiz bir sürü derneğe çocuklarınızı neden teslim ediyorsunuz?” dedi. 

Özel Öğrenci Yurtları Yönetmeliğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, ilköğretim ve okul öncesi için yurt açılamayacağını, sadece ortaöğrenim ve yükseköğrenim için yurt açılabileceğini vurguladı.

CHP lideri Türkiye genelinde on binin üzerinde yasadışı yurt olduğunu ifade ederek şöyle konuştu: “Karaman’daki imam-hatip okulu müdür yardımcısının açıklamasını okuyorum. “Öğrencilerimiz, imam-hatipte okuyan öğrencilerimiz Ak Tekke’deki Ensar Vakfı ve KAİMDER’in evlerinde yatılı olarak kalırlardı.” Sayın Davutoğlu, şimdi bu ifade sizi suçüstü yapan bir ifadedir. O yurtlar yasadışı, sor Milli Eğitim Bakanlığına, böyle bir yetkisi yoktur Milli Eğitim Bakanlığının ve o vakıfların. Nasıl açtılar bu yurtları, hangi gerekçeyle açtılar bu yurtları? O yurtların önünde tabela var mıydı? Niçin şimdi hepsi tornistan ettiler “Bu yurtlar bize ait değildir” diye. Sayın Davutoğlu’na asıl sorumu soruyorum: Bu evlerden Türkiye genelinde kaç tane var? Bana gelen bilgi, on binin üstünde, on binin üstünde arkadaşlar. Hükümetin haberi var mı? Tamamından haberi var bunların. O çocuklara ne yapılıyor orada, ne ders veriliyor? Cumhuriyet düşmanlığı mı öğretiliyor o çocuklara? Fakir ailelerin çocukları, yoksul ailelerin çocukları bunlar. İyi bir din eğitimi alsınlar diye gönderiyorlar. Barınmayı karşılayamıyorlar, madem bu vakıf buna yer sağlıyor, biz de çocuklarımızı oraya teslim edelim diyorlar. Ya, koskoca Türkiye Cumhuriyeti barınma ihtiyacını nasıl karşılayamaz? Hangi gerekçeyle karşılayamaz? 

Bunun üzerine sonuna kadar gideceğiz. Şimdi, önce araştırma komisyonu teklifimizi reddettiler, sonra kamuoyunun baskısıyla kabul etmek zorunda kaldılar. Bütün bu kirli çamaşırları ortaya çıkaracağız.”


Vişne Haber Ajansı

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları