Cumhuriyet gazetesi yazar, yönetici ve çalışanlarının yargılandığı davanın 4. duruşması başladı.
Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, muhabir Ahmet Şık ve muhasebe çalışanı Emre İper’in tutuklu bulunduğu dava bugün İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı.
1 yıl önce bugün yapılan operasyonla gözaltına alınarak tutuklanan Cumhuriyet yazar ve yöneticilerinin yargılandığı davanın 4. duruşmasına çok sayıda yabancı yazar, basın meslek örgütü temsilcisi, delegasyon ve konsolosluk temsilcileri gözlemci olarak katıldı.
Duruşma öncesi yargılanan Cumhuriyet çalışanlarına destek vermek için aralarında CHP Milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, Barış Yarkadaş, Muharrem Erkek, Hilmi Yarayıcı ile Uluslararası Basın Enstitüsü Başkanı John Yearwood, Alman gazeteci ve yazar Günter Wallraff, Uluslararası PEN'den Sarah Clarke'nin de olduğu çok sayıda yabancı basın mensubu adliye önünde toplandı.
"SADECE GAZETECİLİK YAPTIKLARI İÇİN YARGILANMAKTADIRLAR"
"Susma haykır gazetecilik haktır", "Hemen şimdi özgürlük" sloganları atıldıktan sonra "Dışarıdaki Gazeteciler" adına Canan Yıldız basın açıklaması yaptı. Yıldız, bugün Çağlayan adliyesinde gazetecilerin yargılandığı Cumhuriyet Gazetesi ile Özgür Gündem Gazetesi davalarının görüleceğini hatırlatarak, "Biz her iki davadaki tutsak arkadaşlarımız Ahmet Şık'ın, Murat Sabuncu'nun, Akın Atalay'ın, Emre İper'in, İnan Kızılkaya'nın ve Kemal Sancılı'nın derhal serbest bırakılmasını istiyoruz. Çünkü defalarca söylediğimiz gibi Cumhuriyet ve Özgür Gündem gazetelerine açılan davalardan tutuklanan arkadaşlarımız sadece ve sadece gazetecilik yaptıkları için yargılanmaktadırlar" dedi.
YABANCI BASIN ÖRGÜTÜ TEMSİLCİLERİ DE AÇIKLAMALARDA BULUNDU
Uluslararası Basın Enstitüsü Başkanı John Yearwood, bu davayı başından beri takip ettiğini belirterek, "Umarım bu izleyeceğim son duruşma olur" ifadesinde bulundu. Alman gazeteci ve yazar Günter Wallraff da, tutuklu bulunan gazetecilerle dayanışma için defalarca buraya geldiğini belirterek, "Dostum Aziz Nesin bir keresinde demişti ki, 'bir gazetecinin böyle zamanlarda, bulunabileceği en doğru yer hapishanedir...' diye konuştu. Uluslararası PEN'den Sarah Clarke de, Uluslararası Pen'in bu davayı başından beri takip ettiğini belirterek, "Pen, Cumhuriyet davasını Türkiye'de ifade özgürlüğü üzerindeki en büyük kırılma olarak görüyor" dedi.
CHP'Lİ YARKADAŞ: İSMİ ADALET OLAN AMA İÇİNDE ADALET OLMAYAN BU BİNA...
CHP Milletvekili Barış Yarkadaş da, "Bugün olağan Salı toplantımıza hoş geldiniz. Neden her olağan taoplantı diyorum. Çünkü her Salı adında adalet olan ama içinde adalet olmayan bu bina içinde tutuklu gazeteci meslektaşlarımız için buluşuyoruz. Ne yazık ki AKP iktidarında kaderimiz bir türlü değişmiyor. Şuan 182 gazeteci demir parmaklıklar arkasında, yazdıklarının, çizdiklerinin, söylediklerinin, attıkları tweetlerin, yaptıkları yorumların bedelini ağır bir şekilde ödüyorlar" diye konuştu.
Açıklamanın ardından da grup duruşmayı izlemek için adliyeye girdi.
Duruşmadan notlar
Saat 09:30'da başlaması gereken duruşmanın, saat 10:05'te başlayacağı bildirildi.
Bazı sanık yakınları, listede isimleri olmadığı gerekçesiyle mahkeme salonuna alınmadı
Cezaevinden getirilen Murat Sabuncu, Akın Atalay, Ahmet Şık ve Emre İper duruşma salonuna alındı.
Duruşmanın başlamasının ardından Mahkeme Başkanı kısa bir açıklama yaptı: Eksik belgelerimiz gelenlerden daha fazla, dedi.
Mahkeme Başkanı, Doğan Satmış röportajının dosyaya girdiğini hakim açıkladı.
Mahkeme Başkanı istenen bilirkişi raporlarından hangilerinin ulaştığını açıkladı.
Tanık olarak son iki oturumdur beklenen Mehmet Faraç'ın son oturuma da gelmediği açıklandı.
Aydın Engin'in avukatı Doğan Satmış'ın röportajının dosyaya kabul edilmesine itiraz etti. Avukat, MİT haberinin gazetecilik içinde olup olmaması konusunda Satmış kendi görüşünü dile getirmiş, algı yaratmaya çalışmıştır. Doğan Satmış röportajı delil olarak kullanılamaz. Dosya dışına çıkarılmalıdır.
Avukat Tora Pekin: Tanık Mehmet Faraç'ın mahkemeye istikrarlı olarak katılmamasını mahkemenin dikkatine sunuyorum. Mehmet Faraç asla tarafsız değildir. Faraç'ın husumetinin başka boyutu var: Aydınlık'ın Cumhuriyet ile rekabeti.
Emre İper ile ilgili olarak Tuncay Beşikçi'nin tanık olarak dinlenmesini istiyoruz.
12.00- Avukat Tora Pekin: Dosyada Emre İper'in telefonunda ByLock olduğuna ilişkin tek 1 teknik açıklama yok, sadece MİT'in listesinden alınmış bir girdi var. O listelerde nasıl haksızlıklar yapıldığına dair burayı gazete haberlerine boğmak mümkün. Bilirkişi "ByLock vardır" diye rapor veremedi.Emre İper'in telefonunda ByLock olduğuna dair bir rapor dosyanıza asla gelmeyecek.
12.10- Gelen evraklar çerçevesinde, Ahmet Kemal Aydoğdu, ByLock bulundurduğu suçlamalarına yönelik ek savunması alınıyor.
12.40- Savcı, Adli Bilişim Uzmanı Tuncay Beşikçi'nin dinlenmesi talebinin reddedilmesi yönünde görüşünü açıkladı. Savcı ayrıca dosyaya giren Doğan Satmış'ın röportajının delillerden çıkarılması ve Mehmet Faraç'ın tanık olarak dinlenmemesi taleplerinin reddini talep etti.
12.41- Duruşmaya taleplerle ilgili kararın açıklanması için ara verildi.
13.47- Dava yeniden başladı ve taleplerle ilgili alınan kararlar açıklandı. Mahkeme bilirkişinin salonda dinlenmesine ve Doğan Satmış röportajının dosyaya delil olarak konmasına karar verdi. Tanık listesinden çıkarılması talep edilen Mehmet Faraç için ise mahkeme, "Tanıklığından vazgeçilmesine yer yok" şeklinde karar verdi.
TANIK OLARAK DİNLENEN BİLİRKİŞİ: FETÖ BAĞLANTISI GÖRMEDİM
13.50- Duruşmaya Bilirkişi Adli Bilişim Mühendisi Tuncay Beşikçi'nin dinlenmesiyle devam ediyor.
Beşikçi: 19 yıllık bilişim deneyimim var. FETÖ bağlantılı pek çok davada savcılıkla birlikte çalıştım, mütalaa sunduk. Sanığa ait incelenen telefon 9 Kasım 2013'te kullanılmış. Telefon ilk kullanıldığından beri hiç formatlanmamış. İnceleme açısından çok uygun çünkü geriye dönük silinmiş dosyaları kurtarabiliyoruz. Android olması da avantaj, Apple ve Blackberrylerde şifreleri kıramayabiliyoruz. İçerik araması yaptım, FETÖ ile ilgili anahtar kelimeler oluşturdum ve sonucunda FETÖ bağlantısı göremedim. Telefonda en çok Whatsapp kullanılmış. Yedekleriyle saklanmış.Bilinen tüm yöntemlerle ByLock aradım. hiçbir ByLock emaresine rastlamadım.
Sadece Fuat Avni hesabını takip ettiğini gördüm, gerçi onu ben de takip ediyorum. ByLock kullanılmamış bir telefon nasıl ByLock sunucusuna bağlanmış diye baktım. Bunu ancak başka bir uygulama yapmış olabilirdi. 3 Haziran 2014'te yüklenen bir müzik programında bir kod yer alıyor. Freezy ya da Kıble ap sinyükleyen bilmeden Bylock IPsine bağlanıyor. O kod sayfaya giren her ziyaretçiyi ByLock sunucusuna yönlendiriyor. Siz müzik dinlemek isterken bir anda ByLock sunucusuna bağlanıyorsunuz.
BU PROGRAMI ÖRGÜT ÜYELERİ GELİŞTİRDİ
Sanık Emre İper 22 Haziran'da bu programı telefona yüklemiş, 3 gün sonra ByLock bu programda reklamını yapıyor, bir gün sonra ise ByLock'a bağlanıyor. Sonra da programı kaldırıyor. Bazı kıble programları da bu sunucuya yönlendirilmiş. ByLock örgüt tarafından geliştirilmiş ve kullanılmıştır. Sanık hiçbir zaman ByLock kullanmadı. Sanığın telefonuna. Freezy programı yüklenmiştir. Bu program örgüt üyelerince geliştirildi. Sanığın konumunda birçok insan olabilir. Namaz kılmak isteyen insanlar bu sunucuya yönlendirilmiş olabilir. Bunu anlamak da çok kolay, sadece bir satır kodla anlaşılır. Gerçek ByLock kullanıcılarıyla sunucuya yönlendirilenler kolayca ayrıştırılabilir.
Mahkeme Başkanı: Freezy programının Litvanya'daki sunucuya yönlendirmesi mümkün mü?
Beşikçi: Teknik olarak çok mümkün. Sistemde bunu yaptım. Bir kodu koyarak bu sunucuya yönlendirdim. Böylelikle benim siteme giren herkes de ByLock'a yönlendirilmiş oldu.
Mahkeme Başkanı: Bir insanın telefonda ByLock izine rastlanmamış olması onun ByLockçu olmadığına delil teşkil eder mi? Çünkü başka telefondan bağlanmış olabilir. Başka örneklerde yönlendirilerek kullanıldığını gördük.
Beşikçi: Apple ve Blackberry'lerde bunu tespiti zor ama ben bunu inceledim. 26 Ağustos -13 Eylül arası kayıtlarını tüm operatörlerden isterseniz, gerçekten ByLockçu mu yoksa yönlendirilmiş mi görebilirsiniz.
14.43- Mahkeme Başkanı Abdurrahman Orkun Dağ Osman Kavala'nın soruşturması kapsamında cep telefonu inceleme tutanağının dosyaya girdiğini açıkladı. Kavala ile Aydın Engin arasındaki bir yazışmayı okudu.
'BEN BUNA KUMPAS DİYORUM'
Söz alan Fikret İlkiz, gelen yazılar usul konusunda haklı olduğumuzu gösteriyor. Beklersek başka belgeler de gelir. Kavala'nın bugün Emniyet'te sorgusu yapılıyor. Demek ki Kavala tutuklanacak. Böyle bir belgeyi Basın Savcılığı gönderdiğine göre depo dava olarak bekleyeceğiz ve bir sanık hakkında soruşturma gizliliği söz konusuyken bu yazı gönderilerek gizliliği ihlal etmiyor mu? Hiçbir talebim yok ama durum bu. Savcılık Kavala ile ilgili soruşturmayla bağlantılı bilgileri yolluyor ve biz duruşmada sanık oluyoruz.
Avukat Ergin Cinmen: “Terör savcılığı medyayla ilginç bir şekilde ilişki kuruyor. Bu, görevi kötüye kullanmaktır. Ben buna kumpas diyorum artık...
Ahmet Şık: Ben iki celsede de suç duyurusunda bulunduğumu söyledim ama siz karar almaktan kaçtınız. İktidara yakın gazetede duruşma savcısının adıyla belge dolaşıyor ama siz suç duyurusunda bulunmuyorsunuz. Bizim manşetlerimizden örgüt arıyorsunuz. Ama örgütün yerini size söyledim. Örgüt bu adliye binasının içinde, hakim savcı kılığında, işbirlikçileri de medya.
Mahkeme başkanı: “Bu davayı uzatmayı düşünmüyoruz, bitirmeyi istedik ama bilirkişi raporları eksik. Mehmet Faraç gelecek celse dinlenecek.”
SAVCI TUTUKLULARIN MEVCUT HALİNİN DEVAMI YÖNÜNDE GÖRÜŞÜNÜ AÇIKLADI
Taleplerle ilgili görüşünü açıklayan Cumhuriyet Savcısı sanıkların tutukluluk halinin devamı yönünde görüşünü açıkladı.
14.58- MURAT SABUNCU: SAVCI AYNI DEJA VU'YU YAŞATTI
Murat Sabuncu: Ara karar aynı,savcı mütalaası aynı, son anda size ulaştırılan belgeler aynı bir yılı doldurduk, her şey aynı! Özgürlüğümüzü kaybedişimizin üstünden bir yıl geçti. Sayın savcı aynı deja vu'yu yaşattı bize. Cumhuriyet kimseden emir almaz. Cumhuriyetçilere emir verecek kimse daha anasından doğmadı. Biz gazeteciliği savcılardan mı öğreneceğiz? Yaşı kadar gazetecilik yaptığım bilirkişi mi öğretecek biz gazeteciliği?
Cumhuriyet