Cumhuriyet Halk Partisi Denizli Milletvekili Kazım Arslan, mevcut iktidar ile Cumhurbaşkanı’nın OHAL'in verdiği yetkileri aşarak devletin ayarlarıyla oynadığını ileri sürdü.
CHP Denizli Milletvekili Kazım Arslan, son KHK'larla girilen anayasa değişikliği haftasında
, yapılmak istenen anayasa değişikliğinin amacının OHAL’in sürekli kılınması olduğunu belirterek, "Siyasi iktidar, Cumhurbaşkanı ile birlikte, Anayasamızda OHAL'in verdiği yetkileri aşarak devletin ayarlarıyla oynuyor. Bu nedenle ülkemizde bir türlü istikrarı ve güven ortamını yaratamıyor. Dış ve İç politikada yaptığı yanlışlara yenilerini ekleyen iktidar, şimdi de parti devleti kurmak için, OHAL'i de kullanarak getireceği dikta anayasasıyla ülkemizi uçuruma yuvarlamak üzere" dedi.
"FETÖ darbesini millet önledi, dolar krizini esnaf çözmeye kalktı, teröre karşı vatandaş birleşti. O halde beceriksiz bu iktidara gerek kaldı mı?" diye soran Arslan, "Bu iktidar, diyaneti tarikatlara, eğitimi vakıflara, emniyet ve adaleti farklı tarikatlara terk ettiğine göre, artık ülkemizin üzerinde yüktür, işi de bitmiştir. Devleti tarikatlarla birlikte yönetmeye devam eden bir iktidar, Meclis’teki ve belediyelerdeki FETÖ’cüleri gizleyerek yeni anayasa yapamaz. Ülkemizi terör tehdidiyle karşı karşıya bırakan bu iktidar, anaları gözü yaşlı bırakmış, şehit acısını 81 ile yaymış, şehit analarının yüzüne bakamayacak duruma gelmiş olması nedeniyle Anayasa değişikliği için oy isteyemez. Cumhurbaşkanı ve işbirlikçisi mevcut iktidar, bu kadar ağır hatalardan ders almamış gibi davranarak bir yere varamaz. Bir yandan aldatıldık ve kandırıldık diyeceksiniz, diğer yandan Allahı'm ve milletim beni affetsin diyeceksin sonra da Başkanlık için oy isteyeceksin. Millet artık yeter diyecek, bizi kandıramazsınız aldatamazsınız diyecek ve iktidara kırmızı kart gösterecektir. Yetti artık bu millete çektirdikleriniz diyecektir. Artık yıllardan beri uyguladığınız deneme yanılma yöntemiyle devleti yönetmekten vazgeçin diyecektir" diye konuştu.
İktidarın, darbenin önlenmesi görevi ve terörle mücadele etmek için verilen OHAL yetkisini kötüye kullandığını ve yetkilerini aştığını dile getiren Arslan, "OHAL'in arkasına sığınarak devletin bütün ayarlarını bozmaya kalkmayın ve oynamayın. İktidarınız, Metehan’dan beri ordunun emir-komuta zincirini bir gecede KHK’sıyla çökertti, ordu millet fikri sizinle kayboldu. Yıllarca FETÖ terör örgütünün orduya sızmasını seyrettiniz, FETÖ'cüleri korudunuz, hak etmedikleri makam ve mevkilere getirdiniz. Darbe Komisyonuna ifade bile vermeyen, darbecilerin terfilerine kol kanat geren Genelkurmay Başkanları nerede kaldı? Son yaptığınız değişiklikle Genelkurmay Başkanı boşa çıkmış, yetki ve sorumluluğu budanmış bir duruma düşmüştür. Bu son KHK’larla vatandaşlıktan çıkarma işi suistimale açıktır. Suriyelilere vatandaşlık verme hesabı yapanlar, sırf muhalif diye kendi vatandaşını ülkesinden atacak kadar gaflete düşmüştür. Son KHK’lar, referandumda yurtdışı seçmen oy hesabında oynanacak yeni oyunların habercisidir ve iktidarın telaşının resmi belgesidir" dedi.
Arslan, iktidarın ülkeyi Orta Doğu bataklığına süreklediğini vurgulayarak, şöyle konuştu: "Orta Doğu politikası iflas eden, çarklarıyla başı dönen iktidar, bu topraklara Türk işçisini, memurunu son KHK’larla zorunlu göndermeye kalkıyor, yeni acıların tohumunu ekiyor. Ülkemiz içinde bulunan IŞİD'cileri temizlemeden sınır dışı temizliğe dalıyor. İktidar, "terörle mücadele" ediyorum derken Orta Doğu bataklığına giriyor, şehitlerimiz de gelmeye devam ediyor. İktidar şunu hiçbir zaman unutmasın, terörle mücadeleyi önce ülkemizin içinden başlayın, terörü içte temizleyin,sonra da sınırlarımızı koruyun."
Arslan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bir iktidar düşünün ki; Emniyeti cemaatlere teslim ettiğini itiraf etmiş, MİT’i ücretsiz izne göndermiş, polisine sahip çıkamamıştır. Şimdi KHK’larla özel güvenliğe silah yetkisi vererek evlere, toplu mekanlara büyük terör eylemi gerçekleşebileceğini ve devletin buna engel olamayacağını adeta itiraf etmiştir. Meclis 20 Temmuz’la birlikte sivil darbeye uğramış, KHK maskesi altında vatandaşların hayatı gece vakti karartılmış, medya ve muhalifler susturulmaya çalışılmıştır. Yapılacak anayasa değişikliği ile 20 Temmuz sivil darbesi sürekli hale getirilmek istenmektedir. İşi bilmeyenin terfi aldığı, siyasette hesap vermenin ortadan kalktığı bu utanç tablosuna ses çıkaranların sosyal medya hesapları ve kimlikleri KHK’larla kayıt altına alınacak, hakim izni olmadan sadece Emniyet imzasıyla internet hesaplarına müdahale edilecek, gözaltılar artacak, milletin malı ve yaşamı hep tehdit altında olacaktır. Bir devlet düzeni kolay kurulmaz. Bugünkü düzen 93 yıllık Cumhuriyetin kazandırdığı bir rejimdir. Bu devlet düzenini değiştirmekten vazgeçin, deneme yoluna gitmeyin, yoksa bozulan bu devlet düzenin altında hepimiz kalacağız."
Arslan, yapılmak istenen anayasa değişikliğinin, OHAL’in sürekli kılınmasına yönelik olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle noktaladı: "Anayasa ve yasalara aykırı olarak kullanılan yetki aşımıyla yapılan icraatları meşrulaştırmaktır. OHAL’in kurduğu dikta rejimi, anayasa değişikliğiyle genişleyecek, demokrasinin çöküşü kalıcı hale gelecektir. Cumhuriyet rejimini sürekli OHAL diktasına dönüştürmenize CHP olarak izin vermeyeceğiz. Halkımız bu aşırılığa ve zulme asla evet demeyecektir. Atatürk'ün kurup bize emanet ettiği laik Cumhuriyet rejiminin ortadan kaldırılmasına, demokrasinin askıya alınmasına, hukuk devletinin çökertilmesine asla geçit vermeyecektir."
Vişne Haber Ajansı