CHP 24. Dönem Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün sosyal medya hesaplarında paylaşımlarıyla gündeme damga vurmaya devam ediyor...
CHP 24. Dönem Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün sosyal medya hesaplarında paylaşımlarıyla gündeme damga vurmaya devam ediyor...
Hüseyin Aygün bugün Medya siyaset atışmasına küçük bir göndermede bulundu...
Aygün sosyal medya hesabından; Demirtaş - Doğan Medya atışmasını değerlendirdi...
Geçen hafta sonu Selahattin Demirtaş partisinin İstanbul kongresinde, 'Erdoğan'ın Doğan Medyaya bir ihale karşılığı şartlar dayattığını ve Doğan medya grubunun ise ihaleyi kaybetmemek adına bu şartlara boyun eğdiğini, Erdoğan'ın isteklerini harfiyen yerine getirdiğini' söyledi. Demirtaş'a göre bu şartlar, CNN'in ceosunun değiştirilmesi, 27 kişinin işten atılması, Ahmet Hakan'ın çıkarılmayıp 24 saat AKP'yi övmesinin sağlanmasıydı.
Doğan medya az evvel, 'külliyen yalan' mealinde bir açıklama yaptı. Peki ama kim doğru söylüyor? Demirtaş'ın söyledikleri doğru ve gerçekçi görünüyor.
1- Söz konusu ihale epeyce ranta dayalı ve hacimli. Malum zatın iş çevrelerine karşı siyasi baskı yapmaya açık bir kişiliği var, dahası pay da alıyor. Doğan medyaya yaptığı yasal (devasa 'vergi cezaları' vb), yasadışı baskılar (sümüklü faşistlerin Hürriyet'i basıp cam çerçeve indirmesi, faillerin 'bakan yardımcısı' olarak atanması vb) hatırlandığında, Bodrum'daki ihale nedeniyle Doğan grubuna baskı, gerçekçi bir ihtimal durumunda.
2- CNN'in başına AKP'ye yakın bir ceo (yönetici) atanması da bir kaç hafta evvel gerçekleşen 'değişim' ile somutlaştı. Yeni ceo'nun ilk demeci, 'AKP'nin yaptığı iyi şeyler de var' şeklindeydi. Bu 'taze' yönetici, önceden kayda alınmış ve yayınlanmayı bekleyen 25 dakikalık bir hafta sonu programının bile, yayınlanmaması için dün devreye girdi ama başaramadı.
3- Gazetecilerin işten atılması ise herhalde bir 'sır' değildir. Hürriyet'ten son aylarda kaç yazar, muhabir ve 'mutfak işçisi' insan atıldı ve 'sebep' neydi, hatırladınız mı?
4- Ahmet Hakan mevzusuna gelince. Demirtaş bu konuda da çok haklı. CHP genel başkanına 'ideolojik fikir servis etmek' dahil pek çok 'vazife'yi bugüne kadar 'başarıyla' yerine getiren Hakan'ın uzun süredir 'AKP propaganda şefi' gibi yazılar yazdığı, TV konuşmaları yaptığı ortada değil mi? Bu 'dönüş', kesinlikle 'iki tokat' ile ilgili de değil, bu 'adam' en başından beri koyu bir gerici ve açık bir İslamcıydı, İslamcıdan 'demokrat' tarihte çıkmadı, çıkmaz. Demirtaş en azından Doğan medyanın ne mal olduğunu bir kere daha ortaya koydu.
Vişne Haber Ajansı - Dilfiraz Değerli