Kocaeli Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan, Diloavası ile ilgili bir yazılı basın açıklamasında bulundu.
Kocaeli Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan, Diloavası ile ilgili bir yazılı basın açıklamasında bulundu.
Açıklamanın tam metni ise şu şekilde;
Dilovası, Kanser Ovasıİnsan Yaşamının değersizleştiği İlçe.
• 22 Mart 2008/26824 sayılı resmi gazete 5747 sayılı kanunla ilçe olmuştur.
• 118 km/ 50 000 nüfusu var
• 3 tepe arasında Dil Deresi etrafında kurulmuş Çanak biçiminde
• 11 mahallesi var.
• Gebze’ye 7 km, İzmit’e 25 km, Sabiha Gökşen’e 25 km. İstanbul gibi metropool dünya pazarına 50 km uzaklıkta.
• içinden demiryolu geçen,
• tem-E-5 gibi transit karayolları olan (günde yaklaşık 120.000 araç geçişi mevcuttur)
• 9 Liman ve gümrükleme gibi konumlarıyla
kar elde etmek isteyenlerin iştahını kabartacak niteliktedir. Bu nedenledir ki; sanayicini gözü hep buradadır.
Yaklaşık 200 adet büyük sanayi kuruluşu, 20.000 kişinin istihdam edildiği, karma OSB’lerin bulunduğu bir ilçedir.
1970’lerden sonra hızla sanayileşen ve hala da sanayileşmeye devam etmekte olan bu bölge; 2000 yılına kadar plansız, denetimsiz ve çarpık olarak hızla gelişen sanayinin yanında çarpık, kontrolsüz, plansız gecekondulaşma ve yapılanma da olmuştur. Kültürel ve sosyal açıdan gelişmemiş, ekonomik olarak yoksul olan insanların bu bölgedeki çevre kirliliğinin de had safhada olması nedeniyle insanların yaşamları olumsuz etkilenmiştir. Bu nedenle Türkiye Gündemine
kanser vakalarının artmış olduğu bir ilçe olarak girmiştir.
Bu dönemde ;
Kocaeli Üniversitesi, Tübitak ve GYT tarafından yapılan halk sağlığı çalışmalarında bu bölgedeki ölümlerin büyük oranda kanserden olması (Türkiye’deki
kanser vakalarının Türkiye ortalamasının 2.5 kat üzerinde) tespit edilince konu T.B.M.M.’ne taşındı. Meclis 2006’da bir Araştırma Komisyonu kurdu. Komisyonun çalışması sonrası bölgede çevre kirliliğinin yoğun olduğu, çevre ve insan sağlığı ile ilgili koruyucu önlemlerin alınması hususunu bu bölgedeki uygulamalarda göz ardı edildiği açıkça tespit edilmiştir.
1972 de Stockholm’de toplanan Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı çevre hakkını bir insan hakkı olarak tanıyan bir bildiri kabul etmiştir. İnsan, onurlu veiyiy bir yaşam sürmeye olanak veren nitelikli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
Anayasanın 56. maddesinde belirtilen “herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, Çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşın ödevidir.” Bundan da anlaşılacağı üzere, devletin bir ihmali olduğu ortadadır. Yine 2006 tarihindeki Meclis Araştırma Komisyonunun raporuna göre; bu bölgede çevre kirliliğine neden olan sorunlar ve çözüm önerileri 29 başlık altında toplanmıştır.
Koruyucu tedbirlerin alınmamasının yanı sıra bölgede yeni sanayi alanlarının kurulması ve kapasitelerinin arttırılmasına izin vermek ve bir taraftan da hızla yerleşim yapılarının artmasına izin verilmesi bu kaotik ortamın oluşmasına sebep olmuştur. Bu çarpık yapının üzerinde kurulmuş bulunan DOSB içinde kalan yeni Yıldız ve Fatih Mahallelerinin bölgenin dışına taşınmasına karar verirken sanki her şey olağan seyrindeymiş gibi yerleşim yerinin kuzeyine 4 yeni OSB ‘nin faaliyete geçirilmesi düşündürücüdür.
İktidar Partisine özellikle seslenmek istiyorum. 2000 yıllarına kadar çarpık sanayileşmenin ve kentleşmenin getirdiği sorunlardan sorumlu değilsiniz. Ancak çevre kirliliğinin olduğunu bildiğiniz halde, insanların sağlığını kaybettiğini bildiğiniz halde, sizin bu bölgeye hala yeni sanayi yatırımları yapmış olmanızı anlayamıyorum.
Bu paralelde yerleşim alanının kuzeyine 21.10.2003 de Kömürcüler OSB kuruluyor. 78 hektarlık alana Gebze bölgesindeki dağınık halde bulunan kömür depolarını buraya toplayarak, kömür eleme, paketleme, briketleme ve depolanma yapılacak. El insaf ! Dilovası’nda çevre kirliliği olduğunu biliyorsunuz. Kuzeyinde kurulan Kömürcüler OSB’deki kömür tozları nereye gidecek?. Dilovası’nın, Tavşancıl ve Hereke’nin üstüne beyaz toz yetmiyormuş gibi sıra kömür tozlarında. Yağacak bundan sonra… İnsanlar kapısını, penceresini açamayacak, dışarı çıkamayacak.
Bu yetmiyormuş gibi, yine kuzey bölgesinde katı atık toplama alanı (çöp). Bunun yanında Kimyacılar Sanayi Sitesi, Makinacılar ve İMES Sanayi Siteleri yan yana durunca; Dilovası insanlarının üzerine Kuzeyden beyaz tozun yanı sıra, kömür tozu, çöp kokusu ve zehirleyici kimyasal maddeler hava ile beraber halkın üstüne çökecektir. Buradaki insanların suçu ne! Yoksa bunlar Müslüman değiller mi? Rant uğruna, sanayileşme uğruna tarım alanları yok ediliyor, hava kirletiyor, Deniz kirletiliyor, Toprak kirletiliyor. Yetmiyor insanların yaşamı değersizleştiriliyor. Doğrusu bunu anlamak ve yorumlamakta bir hekim olarak, bir insan olarak zorlanıyorum.
Yaşadığım bu bölgede öteden beri insan sağlığına ve yaşamına önem veren, yaşanabilen bir kent için mücadele ettim ve etmeğe devam edeceğim. Dilovası halkı şunu net bilsin: Bu alandaki mücadelelerinde hep yanında olacağım.
İktidarın amacı, daha önce OSB içinde kalan 2 mahalle gibi Dilovasını buradan çıkarmaksa açıkça ifade etsin. Bu insanların yaşamlarını tehlikeye atmasın, bunun için ne gerekiyorsa yapsın.
Kömürcüler OSB de ilgili ilginç olan, 21.102003 tarihinde kurulmuş bulunan bu bölgeye MÇK kararı ile 2005 yılının ağustosuna kadar bu bölgedeki kömür tesisleri buraya taşınmasına karar vermiştir. Bu tesislerin bir araya toplanarak disiplin altına alınması kamu yararına çevre ve insan sağlığı açısından elbette ki önemlidir. Ancak her yıl altyapısı tamamlanmadığı gerekçesiyle 2009 tarihine kadar beş kez, MÇK Kurulu taşınmayı ertelemiştir. Daha sonra ne oluyorsa MÇK 2010/192 sayılı kararla bu bölgedeki yerin seçiminin yanlış olduğu ve yerin küçük olduğu gerekçesiyle taşınmanın durdurulmasına karar veriyor. Kömürcüler OSB de dava açıyor Kocaeli 2. İdare Mahkemesi vermiş olduğu karar gereği 29 Şubat 2012’ye kadar bölgedeki tüm kömür tesislerinin buraya taşınmasının aksi takdirde cezayı işlem başlatacağını duyurarak faaliyetlerinin durdurulacağını söylüyor.
İşin aslı ve bu işi bu kadar önemli kılan 29.04.2009 tarih ve 27214 sayılı resmi Gazetede yürürlüğe giren tesislerin Çevre Kanununca alınan izin ve lisansları 01.04.2012 tarihinde sona ereceğidir. Daha önceden alınan belgelerin aslında ÇED Yönetmeliğinin 7/A maddesine uymuyor. Bu yönetmeliğin Ek 1 36.maddesinde; İhtisas Sanayi Bölgeleri Tanımına giren bu projelerle ilgili ÇED Raporunun alınması zorunludur. Buna rağmen Kocaeli Valiliğinin ÇED gerekli değildir (19 Eylül 2002 / 14655 ) kararının verilmesi tartışmalıdır.
Dilovası halkı ne istiyor.
- yerleşim yerlerinin üzerindeki kömürcüler OSB ve katı atık depo alanlarını istemiyor.
- Kirleten sanayinin kontrol altına alınarak denetimlerinin yapılmasını
- Yaşanabilir bir kent
- Sosyal ve kültürel alanlarının olmasını
- Artık insanların ölmemesini
- İnsanca değer verilmesini
Amacım sanayiyi ve sanayiciyi kötülemek değil;biz sanayinin kalkınmanın ve gelişmenin vazgeçilmezlerinden olduğunu biliyoruz.
İnsan yaşamını tehlikeye atmayan,
Doğayı tahrip etmeyen,
Ekolojik dengeyi bozmayan bir sanayiye evet diyoruz ve desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz.
“hiçbir yatırım insan yaşamından daha değerli değildir.
Mehmet Hilal Kaplan
Kocaeli Milletvekili