loading
close
SON DAKİKALAR

EDP'den Sürgü olayına tepki

EDP'den Sürgü olayına tepki
Tarih: 01.08.2012 - 09:17
Kategori: Gündem

EDP, Malatya-Sürgü'de yaşanan Alevi ailesine saldırı olayına tepki gösterdi...

Eşitlik ve Demokrasi Partisi genel başkanı Ferdan Ergut, Malatya-Sürgü yaşanan Alevi ailesine saldırı olayını bir basın açıklaması ile kınadı. EDP'ni yazılı açıklaması şöyle:

'Malatya’da Doğanşehir İlçesi’ne bağlı Sürgü beldesinde Kürt Alevisi Hasan Hüseyin Evli ve ailesine karşı linç girişiminde bulunuldu. Kalabalık bir topluluk tekbir getirerek, İstiklal Marşı okuyarak, ‘‘Sürgü Alevilere mezar olacak; Sürgü Kürtlere mezar olacak; Alevilere ölüm, Kürtlere ölüm; Sivas katliamı gibi yapacağız; Madımak'taki gibi yakacağız sizi’’ sloganları ile Evli ailesine ait evi taşladı ve sonra ahırlarını ateşe verdi. 

Saldırının bahanesi ise, ailenin davulcuya, oruç tutmadıkları ve sabah erken işe gidecekleri için evlerinin önünde davul çalınmasını istemediklerini söylemeleriydi.

Bu ülkenin uzak ve yakın tarihi nefretle işlenmiş toplu cinayet örnekleriyle doludur. Türk, İslam ve Sünni kimliği dışındaki topluluklar defalarca çeşitli saldırılarla, devlet destekli ırkçı ve bağnaz şiddetle karşı karşıya kalmışlardır. Bu ev baskını da, Alevi yurttaşlarımıza geçmişteki Maraş, Çorum ve Sivas katliamlarını hatırlatmıştır. Çünkü zihniyet ve kullanılan dil aynıdır.

Malatya’da bu yaşananlar ilk değildir. Mehmet Ali Ağca'nın salıverilmesi dönemindeki bir Malatyaspor maçında tribünlere "Malatya’dan çıktı, Papa’yı vurdu" pankartı asılmış; daha sonra Zirve Kitabevi katliamı yaşanmış; Ermeni Mezarlığı tahrip edilmiş; Hekimhan'da bir Alevi yurttaşa ayrımcılık uygulanmıştır.

“Bu aile buradan gidecek” çığlıklarını atan saldırganlar nefret suçu işlemişlerdir. Bu şiddet ve linç kültürü kabul edilemez.

Alevi yurttaşlara yönelik tahammülsüzlük ilk değildir ve AKP iktidarı bu konuda sorunları ört bas eden, hatta saldırıları cesaretlendirici iklimi yaratan bir tutuma sahiptir. Sivas katliamı davasında bazı katillerin zaman aşımıyla aklanması; Antep, İzmir, Erzincan, Didim gibi kentlerde Alevilere ait evlerin işaretlenmesi karşısında İçişleri Bakanı’nın “Çocuklar yapmıştır” açıklamaları; Başbakan’ın ”Suriye’de Aleviler Sünnileri öldürüyor” şeklindeki ifadeleri; Meclis Başkanı ve bazı bakanların Cemevleri konusunda Diyanet’ten fikir sormaları ve Alevilerin ibadet şekli ile ilgili sürdürdükleri tartışmalar sadece bazı örneklerdir. En son Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin, Cemevlerini ibadethane olarak kabul etmeme kararı da bu ortamı pekiştiren bir sonuç yaratmıştır. Üstelik son olayda da AKP’li Belediye Başkanı’nın mağdur Alevi aileyi provokasyonla suçlaması ve beldeyi terk etmelerini istemesi kesinlikle kabul edilemez ve bağışlanamaz.

AKP Hükümeti’ne sesleniyoruz; linç girişimcilerini tespit edin ve evrensel hukuk kurallarına göre yargılanmasını sağlayarak ırkçı ve ayrımcı nefreti mahkum ettiğinizi kamuoyu önünde ilan edin. Konuyu ‘‘mahallede bireysel kavga’’ diyerek geçiştirmek sorumsuzluk örneğidir ve yeni saldırılara davetiye çıkarmak anlamını taşımaktadır.'

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları