CHP'li Sezgin Tanrıkulu, Uşak'ta yaşamını yitiren er İmam Bildik'in ölümü ile ilgili şüpheleri TBMM gündemine taşıdı...
CHP'li Sezgin Tanrıkulu, Uşak'ta yaşamını yitiren er İmam Bildik'in ölümü ile ilgili şüpheleri TBMM gündemine taşıdı.
Tanrıkulu'nun Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz'ın yanıtlaması istemiyle verdiği önerge şöyle:
16 Ekim 2012 tarihinde Uşak’ta devriye görevi yaparken yaşamını yitiren er İmam Bildik’in, bulunduğu araçtan atlayarak intihar ettiği ileri sürülmüştür.
Ancak ailenin avukatı, Güre Beldesi Jandarma Komutanlığı’nda askerliğini yapan Bildik’in ölümünün şüpheli olduğunu düşündüklerini söyleyerek şu açıklamada bulunmuştur: “Araçta kaç kişi olduğunu bilmiyoruz. Tartıştığı söylenen komutanın adını bilmiyoruz. Onların beyanlarını bilmiyoruz.
Bu çocuk Uşak'ta hastaneye götürülmüş, kamera kayıtlarını bilmiyoruz. Bizce şüpheli bir ölüm.” İddiaya göre Bildik, dört
asker ve bir komutanın da bulunduğu devriye aracında cep telefonu ile görüştü.
Bu nedenle komutanı tarafından azarlandığı söylenen Bildik’in hareket halindeki askerî araçtan atladığı, ağır yaralı halde kaldırıldı Uşak Devlet Hastanesi’nde yaşamını yitirdiği ileri sürülmektedir. Bildik ailesinin avukatı Ali Hamamcı’nın basına yansıyan ifadelerine göre Bildik’in sadece başında darbe izi bulunuyor.
Hareket halindeki bir araçtan atlayan kişinin vücudunun birçok yerinde yara-bere oluşması söz konusuyken, Bildik’in sadece başında yara olması, ölümüyle ilgili şüpheleri tetiklemiştir.
Bu bağlamda;
1- Er İmam Bildik’in intihar etmeyip öldürülmüş olabileceğine dair kuşkuları gidermek üzere ne tür incelemeler başlatılmıştır?
2- Bildik’in hastaneye kaldırılırken, hastanenin kameraları kayıtta mıydı? Bu kayıtlara ne tür görüntüler yansımıştır?
3- Bildik’in otopsisi yapılmış mıdır? Yapılmışsa, ne tür bulgulara rastlanmıştır?
4- Bildik’i “azarladığı” ileri sürülen komutanı kimdir ve bu komutan hakkında ne tür bir işlem yapılmıştır?
5- Bildik’in cep telefonu kullandığı için azarlandığı ileri sürülmektedir. Askerlerin cep telefonu kullanmaları önünde engeller olduğu bilinmektedir. Pek çok askerin ailesiyle iletişim kurmak için kullandığı cep telefonlarının kullanımının önündeki yasak, güvenlik gerekçesine dayandırılmaktadır. Günümüzdeki iletişim teknolojilerinin yaygınlığı göz önüne alındığında, bu yasağın herhangi bir mantığı var mıdır?
6- Çeşitli psikolojik sorunlar yaşayan askerlere, aileleriyle daha sık haberleşmelerinin önünü açmak üzere cep telefonu kullanımı konusunda yeni bir düzenleme yapılması düşünülmekte midir?
7- Şüpheli ölümler bir yana, gerçekten de intihar eden askerler olduğu bilinmektedir. Askerleri intihar etmeye sürükleyen koşulların düzeltilmesi için herhangi bir tedbir almayı düşünmekte misiniz?
8- Pek çok
asker intiharı üzerinde hâlâ bir sır perdesi bulunduğu kamuoyunca sık sık ifade edilmektedir. Son on yılda (2002-2012) kaç
asker intihar etmiştir? Bu intiharların sebepleri nelerdir?
9- Askerlerin intiharını mercek altına alan herhangi bir rapor, çalışma yapılmış veya yapılmakta mıdır?
10- Son on yılda, intihar ettiği söylendiği halde daha sonra cinayet olduğu ortaya çıkan kaç vaka bulunmaktadır?
11- Erlerin komutanlarına karşı ne tür haklara sahip oldukları kendilerine sarih bir biçimde anlatılmakta mıdır? Erlere karşı keyfi uygulamalar, hakaret, dayak veya küçük düşürücü muamelenin yasaklanması konusunda ne tür tedbirler alınmaktadır?
12- Erlerin şikâyetlerini ancak silsile yoluyla üst rütbeli personele aktarmalarına müsaade edildiği ileri sürülmektedir. Bu, şikâyetlerin gerekli mercilere ulaşmasına engel teşkil etmekte, pek çok askerin şikâyeti daha alt kademe personel tarafından hasıraltı edilebilmektedir. Bunu ortadan kaldırmak için herhangi bir düzenleme yapmayı düşünüyor musunuz?”
Vişne Haber Ajansı
ETİKETLER : türkiye, istanbul, gerçeği, haberleri, son dakika, sezgin tanrıkulu, chp, imam bildik, asker, ölüm, şüphe, tbmm, soru önergesi